etil alkol rp satın al
chat eczaonline.com >

Çıkarımlar

d4c3

Onaylı Üye
Katılım
1 Ara 2019
Mesajlar
1
Beğeniler
0
Yaş
27
Konum
Hatay
#1
Bu bilgi kırıntılarını, parça haldeyken anlamsız olan cümlelerden oluşan bir bütünlük içinde, önem sırasına dikkat etmeksizin yazdım.

Bu metin, benden çıkmasına karşın, tam uyguladığım bilgiler değil. Her düşüncenin paylaşılması gerekmez.

Öğrenci, ders hususunda, öğretmenini geçerse işler yürür.

Satrançta hamle sırası, taşların koordinatı biliniyorsa dış müdahaleler önemsizdir.

Öfkenin ölçüsü, ölçüsüz öfkedir.

Bilgi edinilmemesi seçim yapmak demektir.

Gülünç olan biricik şey, harp kararı almaktır.

İnsan kendinden başkasını bulmaz, kendinden başkası tarafından bulunulmaz.

Korkmak, imanı azaltır.

Olma, rahatsızlanmadır.

Kötülük, tanındığı an kötü hiçliğe düşer. Kötülüğü tanımak, o kötülüğü yapamamakla sonuçlanır.

Zaman tabancaya, madde mermiye benzer.

Geçmiş zaman ve gelecek zaman düşünceyle, şimdiki zaman emekle ferahlandırılır.

Emin olmanın en kolay yolu, test etmektir.

Yapılan işin karşılığı verilmezse, yapılan iş kendi karşılığını verir.

Olmanın şartı, iş bölümüdür.

Doyrulmak için bekleyeceği süreden ve doyrulacağı biçiminden razı olanın acıkmasında sakınca yok.

Ruh, rahatlık demektir.

Akıl güneşe, düşünce buluta, test etmek yağmura, idrak yıldırıma, hafıza azota, kalp dünyaya, nefes aya benzer.

Hata, hakir edilmeyecekse, tahkir edilmez.

Yalnızca katiller veya katil olmak isteyenler, yokluğun iyi birşey olmadığını sanır. Çünkü katil olmayanlar veya katil olmak istemeyenler yokluğu bilmez.

Şahit olunanın sebebi, şahit olan tarafından bilinemiyorsa o şahit olunanın sebebi, şahit olandır.

Vicdanca sürdürülür fiilin durma ihtimali yoktur.

Ahlak anlayışı, sonuç anlayışından var olur.

Tanımama, reddetme değildir.

Kitle aileden başlamaz, aile kitleden başlar.

Korkulan şeyin verdiği korkudan kurtulmanın biricik yolu, korkulan şeyden korkmamaktır.

Temizlenme, sonuç verir.

Hafıza kaybedilirse gençleşilir, bu durumda tehdit haline gelinir. Hafızalı olunursa yalnızca bu hafızalı olanın suçladığına tehdit olunur.

Hareket doğrultusunda bilgi, sıkışma doğrultusunda kuvvet kazanılır.

Bir bilgi bazı durumlarda faydalı, bazı durumlarda zararlıdır.

Dindar olmak, fayda ve zarar arasında fark olmadığını bilmektir.

Dürüstleştiriyorsa, sabitleştiriyorsa, birşey öğretmiş sayılır.

Temizleye temizleye kirletmeme öğrenilir.

İstihza, düşmanlık kazanıp düşmanlığın hücumunun dostluk davet etmesini ummaktır. Söndürülmesi için ateş yakmak gibi, ya söndürülmezse.

Hatayı sabitleyip bu sabitliği ortadan kaldırmadan doğru iş yapmak, çakılan asansörde zıplamak gibi. Asansörün tavanına kızmamalı. O, o kadar işte.

Kazanılır veya kazanıldığı sanılır.

Aklı olan, kıyas yapmaz.

İş sonradan terbiye olmaya kalmışsa, kainatın anahtarı Kabil'e verilir.

Savaş fiili bitecekse, bunu askerler bitirecek. Aldatma fiili bitecekse, bunu aldananlar bitirecek.

Ağaçlar kalem, denizler mürekkep olsa, 'Allah dilediğini yapar' hakkında bahsedilemez.

Tanrı, koluyla suç işlerse kendi kolunu koparır.

Belalar, hiçbir zaman, belaya maruz kalanın kendisinin, Allah olmayı istemeyeceğini sanmasından kaynaklanır.

Dokuzyüz elli yıldan az yaşamak, din için intihar, yani her işini tehir ettirme, dünya için ihanettir.

Allah varsa kaos vardır. Çünkü sevmediği şeyleri yaratıyor, yani müsaade ediyor. Kaosun varlığından veya miktarından, ölçüsünden habersiz kimselerin, kainatı anlama ve kainatın hasar vermelerine paratonerlik etmeleri neticesinde, kainat, her bir insanın spesifik hizmetçisi haline gelir.

Göğün derinliklerine veya yerin dibine olacak olan olur.

Hasetten başka hastalık yoktur. Çünkü bedene hapsolunmaz, bedene taşılır.

İş değilse, o konuda tevekkül edilebilinir.

Bedenî inisiyatif alınması gereken durumda fikrî inisiyatif alınırsa, ulaşılamaz fikirlere ulaşılır.

Fikir zemindir, onun genişliğine hayran olunabilinir veya üzerinde üretim yapılır.

Yatağından taşan suyun nehir olmaması gibi bilgiden taşan dostluk dostluk değildir.

Vazgeçmekle sonuçlanmaz olan tevazu, yeni bilgisizlikleri engeller.

Nereye ekilirse, oradan biçilir.

Açlık, midede değil beyinde hissedilir, midede tokluk hissedilir.

Her şey, her şeye.

Neyden pişman olduğunu bilmeksizin pişman olmak, komik bir şeydir.

İnsan, kendine şah damarından daha yakındır.

Günlük tutma yoluyla, gereksiz zaman kaybettiren konular fark edilir.

Yüzden vurmazsa, enseden vurur.

Aşkın kutlama, aşkın lanetlemenin imidir, pointeridir.

En önceliklisi, kıymeti azalmakta olandır.

Işık, insanın olsa olsa çevresini aydınlatır.

Birey kitleden başlamaz, kitle bireyden başlar.

Huzur, hazır olmaktır.

Zahmetli yani hezimetli işler, yumuşatılıp esnetilerek digite edilir.

Yapılan ilk devletler arası elçilik faaliyetiyle evrensel barış kuruldu. Gasp edilmediği sürece devam eder.

Kötülüğü yok etmek, kötülüğün kaynağını yok etmenin engelidir.

Emek, emekleyenin genliğini azaltır.

Yapılan kötülüğün karşılığı verilmezse, yapılan kötülük kendi karşılığını verir.

Birden fazla devlet, sonsuz sayıda devlet demektir.

Tarih faydalıyı ve zararlıyı öğrenme ve kısas malzemesi teşkili birikimidir.

Yapılan iyiliğin karşılığı verilmezse, yapılan iyilik kendi karşılığını verir.

Her yangının söndürülmesi gerekmez, çünkü suya alerjisi olmak diye bir şey olabilir.

Geçmişte yapılanlar yapılmazsa, geçmişte verilenler verilmez.

Adaletin yargıya ihtiyacı yok, yargının adalete ihtiyacı var.

Kelime fikirden değil davranıştan var olur. Kötü kelime o kelimenin davranışının yok edilmesiyle yok edilir. Böylece Don Kişotun, Faustu yenmesine gerek kalmaz.

Kendi kendinden kaynaklanmayanı saymaya gerek yok. Çünkü o kendisi değil.

İyi ve kötü, küçük genlik ve büyük genlik demektir.

Hamal, hamle yapan demektir.

Çevreden etkilenebilen iş, vicdani değildir.

Geçmişten gelenlerde değil geçmişte yaşanamaz.

Bir meseleyi meselenin kendisi çözer veya sahibi çözer.

Vicdan ile vücut arasında salınılınır.

Yapılan işin başka kurum veya zat tarafından yapıldığını ima etmek o kurum veya zata sızdırmaktır.

Ölçü yoktur demek ölçü yaratırım demektir.

İyi işe yapılan iyi başlangıcı eleştirmekten başka küfür yoktur.

İsabet eden biricik iyilik isabet edilenin kötü olmadığının hükmüdür.

Hareket halindeki trenin arka kapısından kendini bırakanın en azından trenin altında kalma ihtimali yoktur.

Dostla harp etmekten başka hazin yoktur.

Ahiretin biçimi tohumun biçimidir.

Kelime kökeni bakımından üslup elbise demektir.

Vaaz vaziyeti bildirmedir.

Komünizm ağacın gövdesi gibidir. Birden fazla gövde varsa bunlar birbirinden farklı ağaçlardır dolayısıyla komünizm devlete küsmüşlere devlete sempati kazandırma projesidir.

Hareketin sebebi problem olmayan meselelerin problem olmaktan çıkarılması çabasıdır.

İyilerin ortak özelliği kötüyü normal, normali erdem görmeleridir.

Ne olduklarını merak edenler ve nereye gittiklerini merak edenler vardır. Nereye gittiğini merak ettiğinden şüphe eden, ne olduğunu merak edendir.

Sonsuza kadar varlığa tapılır sonra tanrının yokluk olduğu anlaşılır.

Faaliyet kazanma için değil anlaşma için yapılır bu yüzden muhatabın gelecek zamanına değil geçmiş zamanına bakılır.

Allahın mümin veya müslüman olmadığını ima eden, mümin veya müslüman değildir.

Şükür şekeri çağrıştırıyor, sabır basireti çağrıştırıyor.

Depresyon baskının eksilmesi demektir.

Allaha ibadetin pislikte eda edilememesinden kastedilen pisliği terketmek değil temizlemektir.

Kirlenirken üzülmek, temizlenirken sevinmekten başka bir şey yok.

Pratik durumlarda tevhit, güzergah için Allaha tevekkül, şüpheli durumlarda istiğfar zikrediliir.

Sahtesi gerçeğine düşman olan biricik şey hikmettir.

Defineyi barışa islama gömmek toprağa gömmekten daha güvenlidir.

İştah zehirli ateş gibidir, iffet su gibidir, öfke parlak ateş gibidir, mülkiyet toprak gibidir, din hava gibidir, ağlamak gizli ateş gibidir. Ağlamak gözün duasıdır, öfke kalbin duasıdır.

Korunması istenen gizdirilir veya normalleştirilir.

Kötülüğün üniforma gibi ağırlıkları yoksa iyiliğin de üniforma gibi ağırlıklarının olmasına gerek yok.

Yaşar sayısı kadar ölüm şekli vardır.

Kelimeleştirilmezse en kapsamlı olan yok sayılır.

İşlenmemiş altın bulunursa kaynağına ulaşmak sonralıklıdır.

Kibirlenmenin tövbesi tevazu değil kibirlenmeyi beslemektir.

Hikmet çevrede değilse merkezde merkezde değilse çevrededir.

Mekan bilgisi artanın zaman bilgisi azalır.

Vaat eden edilgen değil edilgenleştirendir sözleşen edingenleştiren değil edilgendir.

Nimet başkasının sahip olduğunun dengine sahip olunduğunun bilinmesidir.

İnsan ünsiyet alaka kuran demektir.

İnsanın ahlakının değişmemesi erdem değildir.

Senaryo, yönlendirme değil daraltmadır.

Ölümden ilerisini sanat sanan aldanıktır. Yaşamdan ilerisini bilim sanan gazaba uğramıştır.

Dua, dava demektir.

Birden fazla cennetin süreci fiil, pişmanlık, telafi etmeme, pişman olunana yönelme, alternatif çözüm, telafi edilmeyeni telafi etme böylece iki kere çözüm şeklindedir.

Tutulan, bırakılırsa bırakanı kendi tutmaya başlar.

Sürçme, sevilmeyene sırt çevirme değil sevilene yönelmedir.

Önce adalet çadırı çatılır, sonra merhamet yağmuru yağar.

İnsani iktidarın tabiata tahakküm etmesi insaniyetin mağlubiyetidir ayrıca insani iktidar da tabiatın alt kümesidir.

Adaletin huzurunda tenha ile arasat arasında etken ile edilgen arasında kazanma ile kaybetme arasında çömelme ile öğrenme isteği hissiyat korku vurgu düşünce arasında kükreme ile mırlama arasında diş bakterisi kokusu ile limon kokusu arasında çok soğuk veya çok sıcak ile ılık arasında ivmeli olma ile sabit olma ile hareketli olma arasında demir tadıyla süt tadı arasında giyiniklik ile çıplaklık arasında hızlılık ile yavaşlık arasında korkutucu olmak ile güven verici olmak arasında tahrik etmek ile sakinleştirmek arasında yakınlaşmak ile uzaklaşmak arasında yaşam ile ölüm arasında çok ile az arasında acı duymak ile lezzet duymak arasında var ile yok arasında fark yoktur adalet suçla ilgilenir.

Bitki ateşte de yetişir ateşi söndürmesi veya kontrol altında tutması için.

Cennet ve cehennem tasvirleri var veya var ediliyor ile birlikte var edilebilir ifadesini de kapsıyor olabilir.

Karşılık verme başlatıcı değil sürdürücüdür mesela duvarı nehir yıkar göl yıkmaz.

Bütün iyilik yollarına everest dağları dikilirse suların kötülük yoluna akmaması gibi bir mucizeye şahit olunabilir.

Hücum başka yönden veya yönlerden hücum etmek içindir bir hücum seçeneği olan hücum etmez.

Akıl, kaale almak demektir.

Katilden korkan, katilden daha dehşetlidir. Korku önlem değildir ve korkan kişinin önlem almasını sağlamaz.

Kötülükler kötülüğe uğrayanın kendi yaptıklarından kaynaklanır çünkü iyilikler iyiliğe uğrayanın kendi yaptıklarından kaynaklanır.

Duran veya durdurulabilen terakki terakki değildir.

Kendi emeğinin karşılığı hariciyle karşılaşılmaz.

Aklın çok iyi çalışması vücutta sağlıksızlığa yol açar bu sağlıksızlık kuru dal parçasına değil filize benzer.

Yavaşlanıldığında, düşman, yavaşlamıyorsa düşman kendilikte değildir.

Fayda artışının ivmesinin azalması da zarardır zarar artışının ivmesinin azalması da faydadır.

Ölümden ders almak, sınıfta kalmaktan ders almanın asilidir.

Katledilmek, ex olmanın alt kümesidir.

Yaşar sayısı kadar tarikat çeşidi vardır.

Kalbe almak kalbe alındığını hayal etmekten ibarettir.

Sözel köke, sayısal yapraklara, emek çiçeğe benzer.

İnsanlıktan çıkana sunulabilecek biricik reçete tembelliktir.

Temizlenilecekse, suç işlenebilir.

Kötülükler iyiliklerdeki kavitelerdir yani kötülüğün karşıtı mutlaka vardır. Buna rağmen iyiliğin karşıtı diye bir şey olmayabilir.

Adalet optimum noktadır üzerine çıkan aşağı indirilir aşağısına inen üzerine çıkarılır adaletin haricine cennet ödül başarı denilmez adaletin harici irad edilmez.

Fildişi kuleyi lanetlemenin yolu fildişi kuleye muhafızlık etmektir.

Bir hatayı yapmaya çok yaklaşıp yapmamak bungee jumping gibidir ilerde o hatayı yapma ihtimalinin fazla olduğu anlamına gelmez küçük hatalar büyük hataları işleyip işlememe hususunda aşı görevi görür hata konusunda aşıcılık olamadığından fayda neredeyse her zaman beklenmeyen yerden gelir hatanın büyüklüğü küçüklüğü sonucundan öğrenilir yapılan işin biricik ölçüsü yapılan işin sonucudur.

Dine göre bir balona göre o balonun içerisindeki sineğin durumu gibi olunur dinden çıkmaya çalışılırsa çıkılamaz esnetilir esnetilir külli cefaya külli felakete veya külli helaka veya külli lanete sebep olunur.

Adalet dinin alt kümesidir.

Zakkum zevki çağrıştırıyor çevreye ve kendine zararı olmayan zevk cehennem meyvesi değildir tuğba gaybi çağrıştırıyor çevreye ve kendine faydası olmayan gayb cennet meyvesi değildir.

Bilgi gerçekten bilgiyse her durumda gerçektir bununla beraber bazı durumlarda daha gerçektir.

Küçümsemeye hareket alanını unutmamak için başvurulur.

Uyanıklık çömelme uyku düşüştür uyku ve uyanıklık taşıla diye var.

İhtiyaç vehmi tanrıya allaha kılıç çekmektir.

İçerdekiler dışardakiler kadar dışardakiler içerdekler kadar somuttur.

Şeffaf fanusa veya gökyüzüne yükselinilir.

Soyutlar kapsamlı somut olduklarından somut değil sanılırlar.

Dedektif gelişimi destekler muhbir gelişimi engeller.

İştahla tutulan bırakılır bilgiyle tutulan bırakılmaz.

Her isteğin gerçekleşmemesinin sebebi maddeden ve o maddenin hareketinden başka bir şeyin olmamasıdır.

Biricik aşılması gereken çalışanların tembellik yapmak için çalıştığının sanılması ve tembellik edenlerin tembellik etmeye devam etmek istediğinin sanılmasıdır.

İnsanın en kıymetli olduğu kabul ettirilir sonra insanın en kıymetsiz olduğu itiraf edilir insanın en kıymetsiz olması yaptıklarının ifsat edilmesini gerektirmez.

Mevcut bilgi idrak edilmezse yeni bilgi edinilemez.

Kendi şimdiye geliş usülüne karşı yapılan yiğitlikten başka yiğitlik yoktur.

Koku kokuyu bastırmaz burnun kapasitesinin sınırlı olmasından dolayı bastırıyor sanılır.

Madde adetleştirilmiş yani sayılabilir hale getirilmiş demektir.

Madde pratiği olan demektir.

İstemek allahı tanrıyı tehdit etmektir.

Adalet kestikçe keskinleşir.

Kıldan ince kılıçtan keskin sırat köprüsü sevilenin sevilmeyen yanını destekleyeni harp etmektir.

İnananla inanmayan arasındaki benzersizlik böyle bir benzersizliğin olmamasıdır.

Millet aletleştirilmiş demektir.

Zaman yok demek zaman yaratırım demektir.

Mutlu olmak umutlu olmanın eşitidir mutsuz olmak umutsuz olmanın eşitidir.

Başka birilerinin pratik ve teorik olarak her yönden doruğa ulaştığının varsayılması önlem almaya önayak olur ve teskin olunmayı sağlar.

Bir peygamberi inkar etmek despotizmden başkasını getirmez.

İnsan cennet ve cehennemin kendisi değil anahtarıdır.

Tevhit olmadan en fazla mülkiyet edinilebilinir tevhit ölçüsünce mülkiyet ve özgürlük edinilebilinir.

Suçu üstlenmek suçun propagandasıdır suçun sonuçları üstlenilebilinir.

Sanat ol der hemen oluverir.

Maddeye isabet eden iyilikler ve kötülükler maddenin varlığına katkı sağlamaktan başka bir şey yapmaz.

İnsan var olmayı veya yok olmayı seçer veya bu ikisi arasındaki sonsuz seçenekten seçer.

Bazı zayıflar zayıflıkları vurgulanmaz ve üzerinde çok düşünülürse dehşetli sanılabilir. Bazı zayıflar bahsedilmeyesi kadar zayıftır.

Kazaya ve kadere iman imanın doruk noktasıdır.

Bütün yalanlar ve bütün gerçekler kaza ve kadere imanı güçlendirmeyi sağlar ve kaza ve kadere imanı güçlendirmek içindir.

Değişim yoktur bir şeyin yok olması başka bir şeyin var olması vardır. İlk haline değişme ilk haldeki varlığın tekrar var olmasıdır.

Neyden korkulursa ona dönüşülür.

Aldanmış olanlar faaliyetleriyle islamın genişlemesini sağlarlar. Bununla birlikte aldanmışların neye zarar vereceği belli olmaz yani aldanmışların bazı fiilleri olumlu değerlendirilebilir şahsiyetleri olumlu değerlendirilmez.

Maddenin aldığı zarar ölçüsünde bile fayda isabet eder zarar veren fayda almaktan da zarar almaktan da mahrum kalır.

Kendilik en iyi ihtimalle yokluktur onun üzerine çıkan dipsiz cehenneme düşer başkasının kendiliğine çıkan da dipsiz cehenneme düşer.

Öfke, kişinin kendine isabet edecek belaların barajının kapaklarını bir süreliğine biraz açmaktır.

Sövme, insanların birbirlerine cenneti hatırlatmasıdır.

Şeytanın tuzağını şüphe bile bozar.

Pişmanlık, pişman olmayanlar sayesinde değil pişman olmayanlara rağmendir.

Kimileri öğretir, kimileri propaganda yapar.

Cenneti bilen, cenneti korumaktan değil cennetin koruyuculuğundan bahseder.

Dua, yürürken iki ayağın aynı anda yere temas etmesi durumu gibidir.

Çalışma maddeyi arttırır.

Bilgileri özgürleştirmek, bilgilerle bağlantı kurmak, bilgiler arası bağlantıları öğrenmek, bilgilere katkı sağlamak, bilginin hıfzedilirliğini arttırır.

Rasgele seçme o seçmeye kıymet verilmediğinin faş olmasıdır.

Uçurumun kıyısına kadar gelip pişman olup geri dönme, ajanların tespit olması için vardır.

Bir suç varsa hepsi suçludur. Bir kötü durum varsa suç işlenmektedir.

Çok büyük bir değişiklikten önce sessizlik hakim olur. Güneşin haberi yıldız bilimini bastırır.

Tarihin tekerleği hep daha iyiye dönmüyorsa yevmiddin, geride kalmıştır.

Din yani erdem, kurtarıcılık, öğrenme, bulanıktır duruma göre pozisyon almaktır onu edinenler sakin olmaz.

Bir konuda unutma ihtimali yoksa o konuda şiddetlenmeme mazur görülebilir.

Savaş, balinanın ağzını açmasına benzer barış balinanın ağzını kapatmasına benzer.

Adaletin cazipliği kadar olmasa da kıpırdanma, cinsel cazibe oluşturur.

Uçurumun kıyısında düşmekten değil uçurumun yıkılmasından korkulur.

Zorla güzellik olur, zorla çirkinlik olmaz.

Ahlak, zararlı olandan faydalı olana yönelmeden ibarettir.

İşini iyi yapmayan, başka işler peşindedir.

İnsan meselesi bir kuyunun ağzını ağla kaplayıp ağın ortasında baş üstü ağa tutunan örümcek meselesi gibidir. Teoride kendisi örümcek, pratikte dipsiz kuyudur.

Biricik düşman olan sahte hikmet, birbiriyle kıyaslanmamakta olan birden fazla kıymetin verdiği ayıklıkla ekarte edilir.

Emeklerin sonucunun alınamaması vehmi veya emeklerin zararlı sonuç vereceği vehmi, bütünüyle aldanmadır. Bununla beraber gayrimeşru konuya emeğin faydalı sonucu ufak değişikliklerle alınır.

Fayda edinmeyi, faydalı olmayı sağlamaz olan, nimet değildir.

La ilahe illallah, sürekli tekrarlanmayla la ilaheyi la ilahe illallah yaptı.

Alçaltan, küllü alçaltır. Yücelten, küllü yükseltir.

Kalkanı olmayan, kılıç çekmez.

Ahlak için ölmenin yan etkisi, ölmek için ahlakından vazgeçen nesiller olabilir.

Kırık yanlış kaynamışsa derinin kapanması bir işe yaramaz.

Ölmeği hesaba katmayan bilgi, her zaman geçerli bilgi değildir.

Kerpiçten duvarı sulayan, suladığı duvarın tepesine çökme ihtimalini düşünür.

Öbür dünya bu dünyada işlediği günahla yetinmeyenlerin arayışıdır.

Bir hayal kurmak için bir kainat kurmak gerekir.

Beden taşıma hakkı kadar elbise taşıma hakkı vardır.

Cemaat, imamın sırrıdır.

Optimum komünizm, devletin işlettiği komünizmdir. Devletin işlettiği komünizmden aşağıdaki komünizme hücum edilirse o komünizmin devletin yukarısında olduğu öğrenilir.

Allaha ibadet kötülerin kemiklerini titretir, çatırdatır. Bunun sebebi kötülerin, ilkel bile olmaması, kötülerin, çürük olmasıdır.

Allaha ibadet, kurmalı saati kurması veya half life 2'de gauss gun'ın şarj olması gibidir.

Ölmek, dünyadan uzaklaşmak değildir. Çünkü kemikler dünyada kalıyor. Ölmek, dünyeviyetten uzaklaşmaktır. Ölmenin faydası, ölmeden önce dünyeviyetten biraz uzaklaşılıp, dünyeviyetin aşırılaşması halinde biraz budama, traşlama yapılarak sağlanır.

Hazreti isa aleyhisselam, işini yarım bırakmadı, gönderilmesinin bir sebebi de ölmeğin biricik sebebini öğretmekti. Kendisine ihanet eden kişinin sebebi değildiyse bile sonucunu üstleniyor.

İnsana beladan başkası isabet etmez. İnsanın seçmesi bu belalardan seçmektir.

Hızlanınca yavaşlamak kolaydır. Yavaşlayınca hızlanmak zordur.

Terakki, terk, ırak, tarikat, birbirine yakın kelimelerdir.

Cennetin diğer ismi, bütün peygamberler zümresidir.

Gelecek zamanla ilgili bahsedilenler, sakinleştirir. Geçmiş zamanla ilgili söylenenler, çalışkanlaştırır.

Dünyanın vasıta olduğunu ima edenler, dünyanın vasıtası bile olamazlar. Dünyayı araç olarak görenler, bir yumurta pişirmek için dünyayı ateşe verir kimselerdir.

Karşısındaki hikmet mi göz bağcılığı mı öğrenmek isteyen, hiç sürçmediği bir durumda sürçme metoduyla bunu öğrenir.

Gözün göz bebeğinden ibaret olmaması gibi göstermek, görmeğin bir kısmına dahi dahil olur.

Bir suçlunun işlediği suçtan dolayı o suç işleyenin annesini suçlamak, yılanı, kirpiyle beslemek gibidir.

Yüceltmemiş olanın alçaltma hakkı yoktur. Bu yüzden, devletsiz asker ve devletsiz polis mefistodur.

İdarecisiz idareyi görmeyenler, kendini görmeyenlerdir. Allahsız kulu görmeyenler, kendini görmeyenlerdir.

Seçilmek varlık belirtisi, seçmek yaşam belirtisidir.

Gerçekleşme sebebi olmayan, gerçekleşmez.

Çevresindekilerin işlediği suçlardan dolayı çevresindeki herkesi öldürme yetkisi ve kabiliyeti olan birinin işler istediği gibi gitmediğinde yapacağı, kendisini öldürmektir. Bu yüzden peygamberler siyasetçi değil öğretmenlerdir.

Nehir gibi akmayan, baraj gibi patlar.

Dinin dindara ihtiyacı yoktur, dinin dindar olmadığı halde dindar görünene hiç ihtiyacı yoktur.

Hazreti Muhammet aleyhisselam, din tamamlanmıştır derken kastettiği o anda kendisine tabi olanlardan ibaret değildi.

Kötülüğü destekleyen, kötülüğün müptelası değil kötülüğün kendisi ve kaynağıdır.

Cennetin bir diğer ismi sağlığı korumaya, bilgi ve şuur edinmeye devam etmektir.

Kelime var denemeyecek kadar fani, yok denemeyecek kadar kahirdir. Varlıktan daha kahir, yokluktan daha fanidir.

Hazreti Nuh aleyhisselam zamanındaki tufanın hazreti Süleyman aleyhisselamın hükümranlığından kapsamlı olduğunun kanıtı, tufan zamanı gemiye binme zorunda kalınması ve hazreti Süleyman aleyhisselam zamanında karınca topluluğunun bir aksiyon almak zorunda kalmamasıdır.

Zamanın sürtünme kuvveti de dahil, kuvveti yoktur.

Allahtan başkasında kuvvet yoktur demek korkutma değil cesaretlendirmedir.

Hastalığı şefkat değil hekim tedavi eder, işsizliği siyaset veya cidal değil ticaret önler, fakirliği malikler değil ulular giderir.

Ülkenin idaresinin yasama, yürütme, yargı erklerinden ibaret olduğunu sananlar, müşriktir ve hiçbir şeyleri iltifata layık değildir.

Adalet, eşitlik, denklik, farklı şeylerdir.

İslam dini veya Allah tercihi durumunda İslam dini tercih edilerek Allah ve yarattıkları tercih edilmiş olunur.

Çalışıp kazanma ve seyredip kaybetmeden başkası yoktur.

Korkandan başka korkunç yoktur.

Öldükten sonra dirilmek, ibadetin kazasını yerine getirmek gibidir.

Verdikçe çoğalıyorsa en iyisi verilir, bu sebeple azlığın sebebi maddi yetersizlik değil daha iyisinin verilemeyecek olmasındandır, yani mantıkidir. Bu sebeple edinilecek olan gelecekten alınan değil kendi geçmişinden düzeltilendir.

Belalara siper olsun diye düşman mümkün olduğunca yakın tutulur. Farklı tecrübeler ve bilgiler edinilsin ve ortak hafızada biriksin diye dost, mümkün olduğunca uzak tutulur.

Hazreti İsa aleyhisselamın dünyaya geliş süreci Allahın kadın sanılmasına engeldir. Yahudi tarihi Allahın erkek sanılmasına engeldir. Dinde kimlikten çok duruma göre aktivasyon önemlidir.

Kıpırdayan, eğilmiş değildir.

Bir defa ceza alan, ceza aldığı halin tersi halde bulunursa sonsuz tane ödül alma hakkı vardır.

Hazreti İbrahim aleyhisselamın gönderilme sebeplerinden biri, teorik imanı pratik imana kalbetmekti.

Devlet ülkenin en aşağı kurumudur. Ondan aşağısı devleti ortadan kaldırmayı düşünenler veya devleti bölmeye çalışanlar, ülkenin unsuru değildir.

Vericinin sağlam oluşu, iyi alıcılarla ortaya çıkar yönelme iyi olmazsa yayın parazitli görünür.

Gerçekle bir vurulur, beş sayılır, bazen sayılamaz.

Bazen insan alçalışının uğultusunu duyar, kulağım çınlıyor der.

Hafıza kafiri bayar, mümini ayar.

Samimi değil demek, yok demektir.

Her şeyin doyurulması gerekmez, dübel doyuruldukça genişler

Rüyada görülen her şey, bizzat rüyayı görenin kendisidir, Bu sebeple rüya, sorulacaksa rüyanın receiverine sorulur.

Şefaatçi olacak olan, gelecek zamanda değil şimdiki zamanda şefaatçi olur.

Allaha, meleklere, kurana, kaza ve kadere, ahirete iman etmemenin olumsuz sonuçları geçmiş zamanda ortaya çıkmış, böylece örneklenmiştir. Peygamberlere iman etmemenin olumsuz sonuçları, şimdiki zamanda ve gelecek zamanda ortaya çıkar.

Kendine faydası olmadan çevresine faydalı olan iradidir, hem kendine hem çevresine faydalı olan iradi değildir, çünkü kendine faydalı olmak kendiliğinden iradidir.

Yapılanın karşılığı alınıyorsa gerçeğin tam içinde bulunuluyordur.

Bilgi, uygulanmazsa yok olur, erdem, kelimeleşmezse yok olur, kurtarıcılık, düşünülmezse yok olur.

Peygamberliğin insanlığa verdiği, terziliğin insanlara verir olduğuna benzer.

Suçun karşılığını vermek, suçu engellemek değil suçu sürdürmektir.

Zarar vermeme niyetinde olan kişi bir defalık küçümsendiğinde karşılık vermeyen ve kendisiyle alay edildiğinde bir yeteneğini ortaya çıkarmayan kişidir.

Peygamberler kural koymaz, var olan kuralı açıklarlar.

Olağan veya olağanüstü problemleri olağanüstü yollarla çözmeye çalışan kişi o problemlerin çözümünü engellemeye çalışan kişidir.

İnsanın yönelişi, galibiyetini arz ettiği yönden anlaşılır.

Kehanetin, sunduğu alınmazsa, vadettiği gerçekleşmez.

İnsan, aşırılığın başlatıcısı değil kavrayıcısıdır.

Belayı yok etmek, belayı maddeleştirmekten ibarettir.

Eylemsizlik, Newton tarafından keşfedilene kadar, sadece maddede bulunuyordu.

Ateşin havaya ait olması gibi şeytan, dine aittir, onunla oynayan dağılır.

Tarihin, hatalarının teşhis edilip tedavi edilmesi için tarihin tatbikatı yapılır.

Suçun yok sayılması adalet değildir. Dinlerin bahsettiği afv, işlenen suçun sonucunun alınmasıdır.

Ateşe yakma öğretilir, suya söndürme öğretilir. Mevcut bilgi, anlık pozisyona göre değerlendirilir. Pozisyonu olmayan, bilgi edinmez.

Hayal iskelete, davranış iskeleti çevreleyen organik sistemlere benzer.

Görüşün yapıcı hizası ve yıkıcı hizası vardır. Yıkıcı hizasında bulunan yıkılmakta olur.

Ders, gidene verilir, kalan dersi gülümseyerek izler.

Kötülüğü kaynatan veya kötülükten kaynaklanan, suçtan başka bir şey değildir.

Ölmenin haricinde olmayana, ölme denir.

Neyle beslenilirse ona dönüşülür. Ateşle besleyen, yanmayı göze almış demektir.

Yaprağın kök salması veya kökten yaprak çıkması yeni bir bitki ifade etmez. Bitki, tohumdan çıkar.

Adaleti sonra düşünürüz diyen, sonra adaletten başkasını düşünemez.

Kötülük yapan, yaptığı kötülük hususunda öne sürdüğü emsali geçerse eşek cennetine girer.

Umutsuzluk neşeye, umut ciddiyete sebep olur.

Taklit olması, taklidi yüceltmez.

Bütün istikbali ilgilendiren veya ilgilendirdiği sanılan bir konuda en iyi seçimin haricinin seçilmesi, ihanetten başka bir şey değildir.

Dersini tarihten, alan tarih yazar.

Bilinen köy, kılavuz gerektirmez.

Eşitlik şaşıların davasıdır, adalet canlıların davasıdır, denklik insanların davasıdır.

Bir bilgi, bir metinden çok bir saraya veya daha fazlasına benzer.

Hayale kıyasla rüya hiçbir şeydir, çünkü insan kasıtlı yaptıklarından sorumludur.

Suç işlettirilmektense -yaptığının suç işletmeye çalışmak olduğunu biliyorsa- suç işlettirmeye çalışanı öldürmek daha iyidir.

Türklerin lideri, ettirgen çatıdır.

Hangi yönden geliyorsa, konumu o yöndür.

İnsanı belalar tutar, tutmazsa hafıza tutar, tutmazsa kelimeler tutar, tutmazsa çürütür.

Yaşam, yokluğa yapılan endodontik tedavi gibidir, başlarsa tamamlanır.

Karşı karşıya, yüzyüze konuşulan kişinin, yön bahsinin, tersi dikkate alınır.

Hoş olmayan, mantıklı tablo hoş tablodur.

Yapılması gereken iş yapıldığı sürece, aksaklıkları ve imkansızlıkları çevre tarafından giderilir.

Edinme, öz ve çabayla olur.

Yokluğun sabrını bilmeyenler, varlıkta ulu arıyor.

Cennetin sembolden ibaret olmadığının kanıtlanması için cennete girilir.

Doğru ile eğrinin arasına doğru değil düşünülmüş eğri çizilebilir.

Allahın rızasının sembolik bir şey olmadığının kanıtlanması için Allahın rızası edinilir.

Zaman, zamanın haricidir.

Mevcut durumda sonsuz umut yoksa bile umutsuzluğun sebebi umutsuzluktan bahsedendir.

Dostu terk etmenin biricik sebebi dostluğun zayıflığıdır.

Madde bilgisinin bilimsel değil sezgisel olmasından dolayı maddenin detayı öğrenildikçe maddenin özü kaybedilir.

Belayı soyutlayan, belaya uğramış değildir.

Her kıymetli olana tabi olunması gerektiğini sananlar kıymet kazanamaz.

Geçmiş zamandaki meselelere isabetli çözümü olmayanların gelecek zaman konusunda hiçbir söylemleri isabetli değildir.

Laiklik, sonucun devlet diye bir paravan uydurarak, devletin üzerine yıkılmasındansa beraberce üstlenilmesidir.

Allahı soyutlama haricindeki soyutlamalardan pişmanlıktan başkası meydana gelmez.

Herkesin Allaha iman etmiş bulunduğu iddiası bütünüyle yalandır. Bu yalanı ortaya atanlar insanların Allaha iman etmesi için çabalayanların bu çabalarını bırakmaları, şüpheye düşmeleri halinde Allahı ilk inkar edenler olurlar.

İyi ve kötü birbirine zıt olduğundan ve iyi ve kötü gözlem değil hüküm olduğundan tarihin tekeri iyiye dönmüyorsa kötüye dönüyor demektir.

Zararın yaratıcısı, yok etmedir. Yaratmak, Allaha mahsus değildir. 'Yaratmak Allaha mahsustur' denilmesi yaratılan yok edilmesin diyedir.

Kendinin ne olduğunu merak etmek, erdem değildir.

Büyü yapma yoktur, büyüye kapılma vardır.

Basiret, dini görmektir. Madde dürbünle görülür.

'Allah yalnızca acı çekenlere yardım eder' sananların vay akibetlerine.

Nereye uzattığını bilmeden elini uzatanların akıl sağlığından emin olunmaz.

Cennetlikler, yaptıkları tahribatlar yüzünden kendi nimetlerini değil benzerini buluyor.

Osmanlılarda türk kelimesi bilinmiyor değildi. Heveslerini alsınlar diye geride beklediler.

Bazı durumlarda iş, iş değiştirmektir.

Korkusu konusunda dürüst olana, korkulan, varlıksa, fazladan güven vermeye çalışır.

Polis, şehirli demektir. Bununla beraber ne polis şehirliyi sever, ne şehirli polisi.

İnşallah ile bir işe başlandığında inşallahın en yüksek verimi iş başarıldığında alınır.

Suçlama, din açısından olduğunda suçlamadan en karlı olarak çıkılır.

Kötülük, iyilikten beslenmeden var kalamaz. Bazıları kafalarında kor taşıyor.

Cehalete, kıtale, büyüye, değişen durumlara göre alınması gereken pozisyonu alan kişi mümin kişidir.

Kendisini terbiye etmek isteyenin, çevresini terbiye etmesi, çevresini terbiye etmek isteyenin, kendisini terbiye etmesi, erdemdir.

Dokunulabilir olmayanın ve öldürülebilir olmayanın aurası olmaz. Dokunulabilir ve öldürülebilir olanın aurası olur.

İnsanın işlediği suçtan dolayı çevresi suçlanmazsa malik suçlanır veya işlediği, suçtan sayılmaz.

Din, bazen daraltır, bazen genişletir. Bununla beraber hep genişletmek için konuşur. Felsefe, bazen daraltır, bazen genişletir, bununla beraber hep daraltmak için konuşur.

Kürtler için Pkknın durumu Türkler için bir zamanların Osmanlısının durumu gibidir.

Mustafa Kemal Atatürkün yaptığı İslam düşmanlığı değil Arap düşmanlığıydı.

Fransızlara pardon kelimesinin hatrına ilişilmiyor.

Ey Türk altta yağız yer yarılmadıkça, üstte gök çökmedikçe senin ilin ve tören bozulmaz, titre ve kendine gel.

Kadınların ev işleri ve evlat bakımı zorunlulukları yoktur, bununla beraber bu işleri yapanlara Rusya örneği, yapmayanlara Türkiye örneği var.

Klasizm kadın daveti, realizm erkek davetidir.

Sükunet ve gerginlik insanın iki doğal durumudur. İnsan gerginken kötülük ve ardından iyilik yapar. İyilik yapmadan hep kötülük yapan bir zahmet kendisinin kötü biri olduğundan süphelenir.

Kitapta ölçü vurgudur

Yıldızların, peygamberlerin eğilmesi dünyaya çarpıp, dünyayı paramparça edip yok etmesidir.

Albert Camus, ölüme o kadar çok girdi ki sonunda ölmemeyi icat etti.

Hidayet, hafızadır.

Uzlaşmama, ussuzlarındır.

Türkiye, Türkiye, Türkiye!

Bebek büyütür gibi Allaha ibadet büyütülür.

Surlar sağlamsa gelen saldırının yönü önemsenmez. Surlarda nöbetçiler varsa saldırı önemsenmez.

İyiliğin yapılması anlık bir iyiliktir. İyiliğin hatırlanması, süren yani devam eden bir iyiliktir.

Bankalar, bir eylem planını ebediyete taşıma kurumlarıdır.

Faize en fazla düşmanlığı işi faizle olanlar yapıyor.

Yardım yapanların kazançlarını devlet ve banka olmadan sağlayamamasından ve yardım kuruluşlarının bütün sorumluluğunun yardım kuruluşunun bağlı olduğu devlete ait olmasından dolayı yardım kuruluşu aracılığıyla yardım yapmak, kurtla kurt beslemektir. Dürüstçe olanı dağıtıcısını ve bağışçısını gizleyerek veya gizlemeyerek banka veya devletle veya bireysel olarak yardım yapmaktır.

Devletler, bankaların plasentalarıdır.

İnsanlar çember halinde yan yana oturmuş gibidir. Bazen biri ortaya geçip kendini ateşe verir. Böylece karşılıklı oturanlar birbirlerinin yandıklarını sanırlar.

Sırat köprüsü geçmiş zamanda ve şimdiki zamanda öne arkaya değil sola sağa uzanır ve uzantılarının üzerine ateş yükselir.

Edindirmeyen işe girişilmez.

Gerçek, varlığa rağmen ve yokluğa rağmen geçerli olandır.

Bazı hareketler varlığın ilkeli, bazı hareketler varlığın çürüğüdür.

Uyanıkken rüya görmek, yaşam ve varlığa mağlup olmadır. Uyku ve ölüm, kendi bedeninde yaşamaya başlayıncaya kadar, varlığa ve yokluğa mağlup olmadır.

Varlık ve yokluk, gerçeğin talimgahıdır.

Başarısızlığa uğrayan, kahir kalabalığını hayretle öğrenir.

Çöl bitkilerini fazla su, ılıman iklim bitkilerini sıcak ve soğuk, kutup bitkilerini sıcak çürütür.

Kadın teoriyle, erkek pratikle ilgilenir.

Evlenmek, Saint Simoncuların arkadan düğmelenen ceket giymelerine benzer şekilde ihtiyaç duymadığı halde ihtiyaç oluşturmadır.

Hastayı hasta tedavi edemez. Ortada tedavi varsa sağlıklı vardır.

Kendinden bahsetmeyenin bahsi kendidir.

Yaptığının sonucunu üstlenene bulunabilir övgüler yetersizdir.

Tuğla fabrikası, kendisini ilgilendirmiyorsa inşaat planından bahsetmez.

Din görülmemiş derinlikte bir problemler denizidir, ona yüzme bilinerek girilirse ne ala.

Şuur, kutuptur ve karşı kutbu yoktur.

Büyüden namaz korur, kıtalden oruç korur, cehaletten emek korur.

Bir şeyin olması gerekseydi, önceden olurdu.

Dere geçerken at değiştirilmez, okyanus geçerken hiç değiştirilmez. Vefalı olmak bunu gerektirir.

İnsanın -bulabilirse- bulabileceği biricik şey dürüstlüktür. Dürüstlük de yaptıklarına karşılıklarının verilmesidir.

Kendi pisliğini bırakıp başkasının pisliğini temizleyenin, ahlakı değil cinsel yönelimi gündemdir.

Arapçanın yapısından dolayı kuran mealleri Kuranın tercümesi değil yorumudur. Kuran kelimelerinin biçimlerinin günlük hayatta görülmesi sebebiyle Kuran, yaşanarak öğrenilir. Surelerin birbirinin dengi olmasından dolayı İhlas suresinden başlanarak, her yıl bir surenin ayetlerinin tarihçeleri, önemli yorumları, ayetlerinin kelimelerinin kapsamları ve sınırları öğrenilmesiyle yüz on iki yılda, Kuran yüz on iki defa öğrenilebilir.

Kurandaki surelerin üstünlük ölçüsü diğer surelere referans olma ölçüsündedir.

Av, avcının koştuğu yönden, mermisinden tanınır.

Oyunun kuralını veya oyunu değiştirmek, oyunu kaybetmiş olmaktır.

Görme, tanıma değildir.

Varlık ve yokluk Allahın laboratuvarıdır.

Adil olmayanların hepsi geçicidir, öyle ki neredeyse hepsi görülemeyecek kadar çabuk geçer.

Savaş, ancak assassinin hoşuna gider.

Fani olmak, adil olmama anlamına gelmeyebilir.

Suçu önlemenin yolu edindirmedir. Elinde bir şeyin azı bulunan kimse fazlasına -suç işleme usulüyle- uzandığında, en başta elindeki az isyan eder.

Mantıktan aşılmaz, bir bardak suyun veya bir denizin taşması gibi taşılır.

Büyü yapmayanlar gökteki yıldızlar gibidir. Büyü yapmış olanlar işlerini büyü yapmamış olanlara göre belirler. Yeryüzündekilerin ellerinde yıldızları birbirine çarpıştırarak yok etme imkanı olursa içlerinden bu imkanı kullanacak olan biri bulunabilir.

Devletler arası ilişki, paraşütle atlayan insanların el ele tutuşması gibidir. Paraşütler bankalardır.

Kudretin ölçüsü, kendine zarar verme kabiliyetidir.

Hayır işi küçük ve kolay görülürse, halledilerek azalır, biter. Hayır umudu zor ve büyük görülürse, çoğalır, herşey olur.

Bulunulmak istenmeyen yerde bulunulmaktansa kendini yok etme tercih edilir veya bu istememe kendi diniyle savaşmaktır.

Bir kimsenin davetkar bakışına iltifat etmeyen, o kimseye katiyen iltifat etmez.

Peygamberler, kötü durumdan kurtulmaktan çok, kötü duruma düşmemeyi öğretir.

Kötülük, failin gözlerini bozar,, başka da bir şeyi bozmaz.

Romantizm, realizmin uzvudur.

Ağaç, gövdesinden suyu uzaklaştırsa da köküyle suyu almak için uzanır.

Fakirlerden, zevk ve meslek öğrenilemez. Zenginlerden, din ve yaşam öğrenilemez.

İnsan, yokluğa zerk haldedir, bazıları bunu bile nasıl yapacağını sorar.

Hukuk, alaka arşivi demektir.

Kolay işin zor iş olduğunu söylemek nankörlüktür.

Moda, çevreye uymak demektir. Popülizm, rüzgar gibidir, moda rüzgara karşı direnmek gibidir.

Devlete, hukukçular, zeplinin fazla yükselmesini engelleyen kum torbalarının işlevini yapar. Bankalar, zeplinin balonu gibidir.

Suç işlemek, zıplamak gibidir. Yükseğe zıplamaya çevre yani bacaklar izin vermediğinden tehlike bacakların kırılması değil uçurumdan düşmektir, ani ortam değişikliğidir.

Bilmeyenlerden öğrenmek, komedinin doruğu olmasına rağmen gülünç değildir.

Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışın demek, dünya işlerine kıymet, din işlerine önem verin demektir.

Kolay ve uzun süren iş, zor ve kısa süren işten daha zor sanılır.

İdrak edilen gerçek, daha önceden dillendirilmiştir. Oluşturulan, inşa edilen gerçek, daha önceden söylenmemiş olandır.

Peygamberlerin, insanlar tarafından değil Allah tarafından seçilmesinden dolayı, Allahtan başka Allah olmamasından dolayı, insanın yeryüzünün halifesi olarak yaratıldığını ifade eden ayete dayanılarak hazreti Muhammet aleyhisselamın ardından yeryüzünün halifesi seçilmiştir. İnsanlar, halifelik yönüyle birbirinin dengidir. Halifelik ölçüsü, diğer halifelere referans olma ölçüsündedir.

Veba, üstün olma isteği, üstünlüğün gerekli olduğunu sanmadır.

Güzel iklime duyarsız kalan, güzel mantığa daha çok duyarsız kalır. Tabiatın pozisyonuna ilgisiz kıyafet giymek, tabiatın suratına tükürmektir.

Rahatlıktan kaynaklanan, rahatlık devam ettikçe artar.

Döneminin ve bölgesinin dergisi, tarih öğrenmede, tarih kitaplarından ve dönemin ve bölgenin gazetelerinden daha isabetlidir.

Düşmanının hücumlarını ve saldırılarını, kendi rızkına dönüştürmeyen kişi, henüz mümin değildir.

Bir ülkeyi yok eden, bütün ülkeleri yok etmiş gibidir.

Anlamamış gibi davranmak, anlamamış olmaktır.

Kötü biriyim diyenin, iyi biri olma ihtimali yoktur.

Zalime ceza verilirken, zulmettiğine de ceza verilmesi, zalimin, hayat amacıdır.

Allahın şeytanı yoktur, insanın şeytanı vardır.

Var olan bir şeye yok demek perdesiz olarak Allahı suçlamaktır.

Ülke sınırları, içerdekileri değil, dışardakileri hapseder.

Yıkıcı gücün, inşa etme kabiliyeti bulunmayabilir.

Düşmanını geçen, geçtiği düşmanı tanıyamaz, izleyemez.

Kötülüğün, dinin temellerini sarsar olmasından dolayı, dindar kişi, kötülük yapmayan kişidir.

Bir tek vakit namazın bile sonsuz kıymette olduğunu, insan, bir münafıkla karşılaştığında anlar.

Yoğun bakıma alınan bir insan, kendisine yapılan masrafları gözleriyle görür.

Bir tek hazreti Musa aleyhisselam, işini başka bir insana yani hazreti Hızır aleyhisselama bağladı. O da oradan umduğunu bulamadı.

Biricik ışık kaynağı olsaydı, bir kişi ondan uzaklaşarak ışık bulsaydı, o kişinin bütün kainatı turladığı anlamına gelirdi.

Yoklarla oynayıp varlık çıkartandır, yokluk değildir hakim.

Dünya kılıç, din kalkandır.

Rüya, bir şeyin ayrılıp, yerine başka bir şeyin geçtiğinin haberidir.

Toprak parçaları birbirlerinin eşiti oldukları için, vatanlar ve ülkeler de birbirlerinin eşitidir.

Kimilerini saptıran, kimilerini doğru yola götürenlerin, götürdüğü doğru yolun biricik sonucu, saptırıcılıklarına hayret ettirmektir.

Mümin, rüzgardan eğilen ot gibidir. Rüzgar veya başka etki olmadığı halde, rüzgar veya başka etki var imasıyla eğilen ot gibi değildir.

Muhbir, istatistikten anlamaz, dedektif anlar.

Kimdir vatan haini, başkasının vatanına göz dikendir.

Herhangi bir din ki mensubunun aklına kahir onu arayan müşriktir.

Kendisine ve çevreye gerekli olmayan, gerekli değildir.

Arabanın çalışıp çalışmadığı tesisatına bakılarak anlaşılmaz. Onu çalıştırmak gerekir. Dinin faydası da dinin uygulanmasıyla anlaşılabilir.

Kuran öğrenmek, başlangıç öğrenmek veya süreç öğrenmek değil sonuç öğrenmektir.

Dinin aurası yoktur, rayihası vardır. Burunda da koku yorgunluğu vardır.

Kul hakkı, Allah hakkını geçemez. Allah hakkı, din hakkını geçemez.

Futbolcunun, basketbolcunun, koşucunun beslenme diyetleri farklıdır. Her fiilin kendi beslenme diyeti vardır.

Kıldan ince kılıçtan keskin sırat köprüsü, geçmiş zamandır.

Bir tek gerçek için ebedi ve külli yokluk gerekirse, ebedi ve külli yokluk gerçekleşir.

Ahlaklı olmayı Allahtan istemeyen, ahlaklı olamaz.

Bir işi yapmayı kendi kendinden isteyip yapmayan, o işi yapmayı, olduğu yerde ve içinde bulunduğu süreçte Allahtan isteyince yapan kişi Allahı bulmuştur.

Allah, barış duvarıdır.

Görülen bilinen zararlıysa kabul edilmez ve görülmeyen bilinmeyen faydalıysa kabul edilir. Allaha iman edenler, Allahın şeklinden, yapı taşından değil mantığından iman ederler. Yemek hususunda yemeğin yapı taşından önce faydasına bakılır.

Allahtan la ilahe illallah yani Allahtan başka ulu olmadığı bilinemez, la ilahe illallahtan Allah bilinir.

Allahtan başka ulunun olmadığının bilinmesi, israfı önler.

Bir söylentiye göre Necmettin Erbakan “ben göğü gösteriyorum siz parmağıma bakıyorsunuz” diyormuş. Bu konudaki emaneti emin ellerde.

Yobazlık, yani doğru ile eğrinin ortasının, üzerinde düşünülmüş bir eğri olduğunu bilmeme hali, azaldıkça çoğalıyormuş gibi görünür. Bu sanrının oluşturacağı yıkımdan korunmak için biriken kazanç yani israfın ebediyen yok edilmesi gereklidir. Yobazlığın azaldıkça, artıyor görünmesi, üzerine rasgele saçılmış boncuklar olan bezin iki ucundan tutularak kaldırılmasıyla boncukların araya toplanarak yoğunluk oluşturması sürecine benzer. Sonuçta boncuklar yerine, bez yerine.

Ex olduktan sonra dirilme, varken bir süre uyur gibi yok olmak ve ardından tekrar uyanır gibi tekrar var olmaktır.

Dirinin kafasına bomba atan, ölüye neler neler yapar.

Bazen suçlu övülebilir, masum aşağılanabilir. Buna karşın suç övülmesi, işlenemeyen bir suç için işlenmediği kötü oldu denilmesi, suç işlenememesinin iyi bir şey olduğunu düşünenlere aptal denilmesi, suça maruz kalanların aşağılanması, bir bayrak yarışında koşucunun önceki koşucudan bayrağı devralması gibi suçludan suçu devralmaktır, suçun vitesini yükseltmektir.

Optimist gelecek zamanı kazanır, realist hem gelecek zamanı hem şimdiki zamanı kazanır, pesimist gelecek zamanı, şimdiki zamanı ve geçmiş zamanı kazanır.

Yetenek, değişimle veya emekle elde edilir. Değişimle elde edilen yetenek, emekle elde edilen yeteneğin fırlatma rampasıdır.

Namazda çatışmalı ayetlerde öne doğru değil biraz daha ayaklara doğru bakmak daha iyidir. Allahı çok uzaklarda aramamak lazım.

Cumhuriyetçiler öküze benzer, sosyalistler file benzer, liberaller eşeğe benzer, demokratlar domuza benzer. Çünkü cevaplar değil sorular önemlidir. Haksız yere hayvan katletmek, haksız yere insan katletmekten farksızdır.

Erkek mekan endişesi, kadın zaman endişesi barındırır olabilir.

İnsan, fiillerinden yalnızca Allaha ibadetten pişmanlıksız olur.

Evrim teorisinin görünürde en mantıklı yanı insanı doruğa koyması. Gerçekte, insanı doruğa koyması en mantıksız yanı. İnsandan sonra nereye?

Kötülüğün kendisi değil, kaptığı yer iyilik umududur.

Cahilin duruşu bir koni şeklindeki kartonun üzerinde duran bilyenin durumu gibidir.

Karun, akran demektir, yani o senin hikayen.

Habil, kabili günah işlemeye değil kısasa çağırdı.

Çılgınca sevinmek isteyen peygamberler tarihi öğrenir, bu sevinci daim ettirmek isteyen Kuran öğrenir.

Büyücü biat sebebini sorar, mümin özgürlük sebebini sorar.

Güneşin batıdan doğması, tövbenin kabul edilmemesine değil dehşetli maddi sarsıntıdan dolayı tövbe edememeye işarettir.

Allaha emekle gidilemez, ahlakla gidilir.

Ölüm ve uyku haricinde hep Allaha tövbe edilebilir. Ölüm ve uyku boyunca bu işe mecal bulunamayabilir.

Büyü yapana, uygulanır en merhametli muamele büyü yapanı katletmektir.

Bir suçun karşılığı külli olur, o suçu işleyenlere ayrıca karşılığı olur. Buna karşın suçu işleyenlerin bir kısmına, kasten karşılık verip bir kısmına kasten karşılık vermeyenler ensesttir.

Uzaklık vehmi, gerçeklikten kopmaya sebep olur. Düşmanlık yaklaşılmadan yapılamaz.

Adalet, dine aittir.

Haksızlık yapmanın, ensestlikten, ensest ilişkiye zemin hazırlama çabasından başka sebebi yoktur.

Sosyalizm bir ağaç kısmına değil bir ağaca benzer veya bir ormana benzer. Kimi, kendi kötülüğünü sosyalizmin kötülüğü sanabilir. Sscbnin sosyalizmde sembolik kıymeti yoktur, tecrübe yönüyle kıymeti vardır.

Adolf Hitlerin sürekli gündem olmasının sebebi Adolf Hitlerin fikirlerinin ve uygulamalarının popülizme ilahlık etmesidir. Rüzgarın, basınç değişiminden veya başka değişimlerden kaynaklanan ani sıcaklık değişimlerinden kaynaklanması gibi popülizm de musibetlerden veya başka değişimlerden kaynaklanan ani ahlak değişmelerinden kaynaklanır. Değişen popülizme hesaplı ve bilinçli değişen modernizmle direnilir.

Yılların süreleri eşittir. İçeriklerinin eşit olması beklenmez. Mevsimler, taşlara topraklara döner.

İnsanın Allaha ibadeti ile diğerlerinin Allaha ibadetinin kıyası var ile yok arasındaki kıyas gibidir. Bunun sebebi insanın günah işleme kabiliyeti değildir. Allaha yönelme kabiliyetinin niteliğidir. İnsanın yönelmekten başka kıymeti yoktur. Yönelmesi de sunma değil almadır.

Giyinmenin birinci amacı hijyen, ikinci amacı konsantrasyonu bozmama, üçüncü amacı ısı yalıtımıdır.

Yeryüzündeki gereksiz kibirlenmelerin sonucu olarak insanlarda fazla şarj birikmesi gerçekleşiyor. Deşarj yolu bağırarak, nara atarak, çığlık atarak Kuranı kerim okumaktır.

Kötü rüyanın kötü bitmeyeceği rüyanın bitmesi ve uyanmaktan anlaşılır. İyi rüyanın iyi bitmeyeceği de rüyanın bitmesi ve uyanmaktan anlaşılır.

Yağmurlu havada şemşiyesinin veya tentesinin veya balkonunun kenarından akan suyla ıslanan kişi korunmak için yağmura doğru değil şemsiyesine veya tentesine veya balkonuna doğru yönelir.

En kapsamlı olanın dillendirilmediğinde yok sayılması çizgi filmlerin konusu, alay konusudur.

İnsan işini bitirmeden ölemez veya uyuyamaz işinin başkası tarafından bitirileceği ve karşılığının ölen veya uyuyana verileceği vehmine kapılırsa işini tamamlamadan ölebilir veya uyuyabilir. Bu yüzden insanları erken kalkmaya değil erken uyumaya yani işini erken tamamlamaya teşvik etmek daha verimlidir.

Kahramanlarla böcekleri ayıran, anlayış değil anlayış hızıdır.

Dil ve kültür bir ırkın gelecek zamanı, adalet şimdiki zamanı, din geçmiş zamanıdır.

Yutulma, eksilme, parçalanma birbirine kıyaslamayla vakit kaybedilmemesi gereken hasarlardır.

Cahilin rızkı tevazudur. Cahil, geleceğini ve şimdisini kaybetmiştir bari geçmişini hatırında tutsa.

Ceza vericilerin bilmesi gereken, cezayı hak edenin ceza vericisini seçme hakkının resmiyette değilse bile fiilen var olduğudur.

Mümin, nimet okyanuslarında yüzen balıktır. Sıratellezine enamte aleyhim ayetinde bahsedilen bu okyanuslardır.

İslam, bütün göğün hükümranı oldu yeryüzünde de kaldıysa bir kaç yobaz kaldı.

Kadınlar ve rüyalar net olmayan durumlarda durumun netleşmesi için yaklaşırlar. Durum netleşince durum erkekte veya rüyayı görendedir.

Bazıları, 'insanı Allah yarattıysa erkekler niçin sünnet oluyorlar' diyebilir. İnsanın her işini Allah görecekse insanı niye yarattı? Sünnet olmayı reddeden erkeğin, yemek yemeği de reddetmesi gerekir. Bir koltuk vardır; uluhiyet koltuğu. O koltuğa biri oturup, oturma süresince küfür işi yapmasın diye Allah, mahlukatı, kusurlu yaratmıştır. Uluhiyet koltuğuna oturmak, çok kolaydır, buna karşın bu koltuğa oturulduğunda, mahlukattan gelecek şikayetleri iyi niyetle çözümlemek, imkansızdır. Uluhiyet koltuğunda konumlanmak, taşıyanına kendiyle çelişmekten, kendiyle savaşmaktan başka sonuç sağlamaz, aklı olanın üstlenmeyeceği bir yüktür.

Bir kimsenin, 'elle gelen düğün bayram' düşüncesinde olup olmadığı, ağzının kenarındaki ufak bir hareketlenmeden bile anlaşılır.

Kötü rüya, rüyayı görenin, fonksiyonel düşüncesinin olmamasından veya eksikliğinden veya fonksiyonel düşüncesinin yeterince duyrulmamasından kaynaklanır.

Uzun vadeli planları, halk, topyekün gerçekleştirir. Kısa vadeli planlar ve olağanüstü durumlar, siyasetçinin işidir. Bu durumlarda siyasetçiyi, gazeteler, dergiler, popüler kültür besler. İyi siyasetçi isteyen, siyasetçinin önüne ne yücelttiğine dikkat eder.

Gelişim, normallerle değil aşırılıkların kavranmasıyla olur.

Meleklerin varlığı, melekler arası koordinasyondan anlaşılır.

Denize açılan, fırtına havasını bilir. Bu hava, tsunami havası.

Rüya, riayet etmek demektir. Rüyadakilere riayet edilirse, rüyanın gerçekleşme eğiliminde olacağı anlamına gelir.

Köpeğin, basit matematik hesabı yapmasını öğrenmesi, papağanın, konuşma öğrenmesi gibi insanlar, cinler, şeytanlar da meleklere ait yeteneklerden öğrenebilir. Allahın ve meleklerin cezalandırması imkan verme şeklindedir.

'Burada, yok, yok' ile 'burada, yok bile yok' birbirinden farklıdır.

Anlaşılması en güç meselelere muhatap, en korunmasız, tedavisi en zor organ, göz olduğundan, en saptırıcı organdır.

'Şeytan, sadece günah işletmek için gelir' demek veya 'sadece katletmek için gelir' demek eksik kalır.

Tabiat için insan neyse, insan için şeytan odur.

Ayna, aynı demektir. Taklit yapan, ayna değil şeytandır.

Dinin başı, Ayetel kürsi ve Amenerresulü ayetleri, dinin sonu, Ayetel kürsi ve Amenerresulü ayetleridir.

Uyku, aklın olmaması halidir. Buna karşın uykuda, bir ihtimal, düşünce, test, idrak, hafıza mevcut bulunabilir.

Devletin dini, dini islamdır ibaresinin ve siyasal hilafetin yok edilmesi, Osmanlı hanedanının hal edilmesi, karısını koklatma ve karısını okşatma ayinlerinin, resmiyetten çıkmasını gerçekleştirdi.

Kuran, sosyalizm, adalet, işin başı değil sonudur.

Edebiyatın yatıştırır olduğunu düşünenler yazabiliyorsa bu metinden daha yatıştırıcısını yazsınlar veya başarabiliyorlarsa bu metinle yatışsınlar.

Hazreti İbrahim aleyhisselam ve hazreti Süleyman aleyhisselam, bazı dualarını her duanın, bütünüyle kabul edilir olmadığını öğretmek için yapmıştır.

Var olma, kötülüklerin sonuçlarını bölüşerek üstlenme ve ödülleri dine armağan etme sürecidir.

Bilgililer. bilgiyle hareket eder. Şüpheliler, sezgiyle hareket eder. Bilgisizlerin hareketi, cehaletleri kadar meçhuldür.

Normal, kimseyi alakadar etmez. Gündem, hep aşırılıkları kavramadır.

Hazreti Nuh aleyhisselam, topluluğunun içinde, 'yeryüzünde kafirlerden bir tek kişi bırakma zira sen onları bırakırsan kullarını yoldan çıkarırlar ve sadece ahlâksız ve kâfir çocuklar doğururlar ey rabbim zalimlerin sadece helakini arttır' duasını yapsaydı mülaane olurdu. Topluluğundan uzaklaştığında yaptığından beddua oldu. Gecikmiş bir ibadetin kazasını eda etmek oldu. Daha sonradan gemiye binmemiş olan oğlunun diğerleri tarafına geçmesin için bu yola başvurmuş olabilir.

Rüya, bütünüyle zillettir.

Cehenneme girmek tuzaktır. Cehenneme girenlerin tamamı bir tek kişiyi cehenneme girdirmek için oraya giriyor.

Türkiyedeki bir eşyanın sahibi olan kişi, o eşyanın sahibi olan kişidir.

Zalim, moloz demektir.

Halife, sultan için dinlenir.

Budala, yönelişine hareket eder. Budalaya cennet, reenkarnasyon, hesap günü, ölüm, hayat, var, yok, yoktur. Budalaya korktuğundan başkası yoktur. Budala, bedel ödeyen demektir.

Kalp, maruz kalınan kötülüklerin, yaşam ve hareket enerjisine dönüştüğü şarj deposu yani pildir. Şarj oldukça verimi ve kapasitesi artar.

Eski kötüler, yeni kötüleri alt etmenin tek çaresidir. Bu yüzden, birileri reenkarne olmuş taklidi yapar.

İrade, hayatın kaynağı değil yönlendiricisidir.

Esas iş din işidir, diğerleri poşet iştir.

Kafir, küfürden daha kafirdir. İman, eminden daha emindir.

Kafir, bir simülasyondur.

Yaşam, yönlendirilme değil daraltılma olduğundan, dua ve plan isimli iki atla çekilen at arabası gibidir.

İnsan, kendine dayanmakla fayda edinebilseydi durduğu yerde o faydayı edinirdi.

Cehennem, girilmeyen değil içerisinden taşılan bir yerdir.

Köylü, kartalı, şahini, akbabayı bilmez köylü kuzgunu, doğanı, güvercini, hümayı bilir.

Kartal kalkar dal sarkar dal sarkar kartal kalkar.

Şüpheli durumda ibadet yapıldığında şüphe yersizdiyse, net durumda yapılan ibadetten daha fazla sonuç verir. Çünkü şüpheli durumda ibadet daha zordur.

İşgal düşüncesi, Osmanlının hantal lisanını, aşikar sonunu, fasit kültürünü özlemektir. Hakkari ondan öte yok gari.

İşin sonunu görmeyen kördür. İşin başını görmeyen kördür. İşin hem başını hem sonunu görmeyenin gözü değil kendisi yoktur.

Cehennem tasvirleri ve kıyamet tasvirleri, kafirlerin planlarının ifşa edilmesidir.

sevken döneminde fikri aşırılıklar ve kişisel hesaplaşmalar iç içe durumdaydı. Darbenin kişisel hesaplaşmayı tüketmesi umulurken kendinden başka aşırılık istemeyenlerin de buluştuğu kantin vaziyetine dönüştü. sevken darbesi ve sonrasındakiler, fikri yönden, bir çeşit istop etmedir. Kıtalden sonra yapılası olan darbe değil, katili bulmak ve cezalandırmaktır.

Osmanlı hiçbir şeyin yerini dolduramaz. Geçmişte hiçbirşey Osmanlının yerini dolduramazdı.

İnsanın en büyük başarısı sevebilmektir, hatta başarı sevmektir. Sevmenin tohumu da meyvesi de Allaha ibadettir.

Karma tapılmaya layık değildir, çünkü kimine ödül olan kimine cezadır.

İnsanları fikirler var eder bu yüzden insanlarla beraber yaşayabilmek için onların fikirlerini öğrenmek değil onlara fikir aşılamak gerekir.

Allaha ibadet etme, insanın kendini süren kokpitin hakimiyetini kendi eline geçirme sürecidir.

Korkulu kaygılı endişeli kişi hamle yapma değil hamle bekleme modundadır. Korkulu kaygılı endişeli göründüğü halde hamle yapan muhatabına korkulacak kaygılanacak endişelenecek durum var sanrısı oluşturarak onu pasifize etmeye çalışmaktadır.

Allahtan başka ulu olmadığının bilinmesi hayalperestlikten korur, gerçeklikte tutar.

Bir işin inceliği o işin vurgusudur. Yani inceliği bozuk olan iş, bütünüyle bozuktur.

Sanat bazen sanatçısını geçer. İstiklal marşı ilham şeklinde değil infilak şeklinde ortaya çıktı.

Rüya yapılması gerekeni söylemez. Bilgisi ölçüsünce yapılacak olanı söylemeye çalışır.

Şeytan, insan ile insanın ideal durumu arasındaki farkta yer kapar. O sonsuz farkın kapanması çaba gerektirir.

İttihat ve terakkinin birinci dünya savaşına katılması denge politikasının vicdan azabıdır, Alman hayranlığı değil Alman korumacılığıdır.

Bedrin aslanları ancak o kadar şanlı idi çünkü Bedrin aslanları o savaşı istemiyorlardı.

Türkiye cumhuriyetinin ilk dönemlerinde yapılan değişimler yaranma için yapılıyor olsaydı nüfus mübadelesi gerçekleşmezdi.

Mustafa Kemal Atatürk, esas katliamı pontus Rumlarına değil Araplara dil devrimi yoluyla yaptı.

'Maddi kılıç kınına girmiştir' denildikten sonra kılıç çekenin kılıcına değil boynuna vurulur.

Rüya bir testin sonuçlarının sızdırılmasıdır. Rüyadan sağ çıkan sağlamlığı o testten geçmiş olandır, rüyadan sağ çıkmayan sağlamlaştırılması gerekendir.

Pratik ayrılık cemiyet, teorik ayrılık hiziptir.

İnsan sevdiğinin yanında sevdiğini kırmamak için daralır. Kaza ve kadere iman insanın Allahı seviyorsa, Allahın huzurunda da daralır olduğundan bahseder.

Yukardan gelenler insanın kanını muhatap alır. Denk seviyeden gelenler nöronları muhatap alır. Aşağıdan gelenler nefesini muhatap alır.

Mondros ateşkes antlaşmasına göre Türkiyede karışıklık çıkan bölge itilaf devletlerine bırakılacaktı. Mustafa Kemal Atatürk pontusta çıkan karışıklığı çözdü.

Devlete yapılan darbe, her kıymeti hedef alır.

Düşünce, eylem karargahının bekçi köpeğidir.

Niyet, inat demektir.

Üye, üyesi olduğu oluşumdan o durum boyunca farklı davrandığını vurgulama şartıyla, üyesi olduğu oluşumdan bazı durumlarda farklı davranabilir.

Çarpışacak arabaların çarpışacağı noktada bulunan, çarpışmadan yakınmaz. Kendi durumunu düşünür. Dine dışarıdan bakıldığında tamamı mı yalan, bir kısmı mı yalan sorusu akla gelir. Dinin tek tek unsurlarının mantığının ve faydasının kavranmasıyla din anlaşılır. İslamı araştıranın barışa biraz susamış bulunması hoş olur.

Otları rüzgar kurutur, ağaçlara mevsimler besindir.

Hazreti Muhammet aleyhisselamın ve hazreti İbrahim aleyhisselamın dünyaya gelmesinden önce dikilen putların bazıları, dinin bazı konularının somutlama yoluyla hızlıca anlatılması için oluşturulmuştu. hazreti Muhammet aleyhisselam ve hazreti İbrahim aleyhisselam bu putları yıkarak o dersleri ileri aşamaya taşıdı.

Koyun sürüsünün başına kurt getirilirse koyunlar bir süreliğine kurtlaşır. Kurt sürüsünün başına koyun getirilirse koyun bir süreliğine kurtlaşır.

Popülizm, düşünce balonunun duygu havasıyla şişirilmesidir.

Bin dokuzyüz ondörtte Karsın Sarıkamış ilçesinde Türklerin yaşadıkları Mostar köprüsünün ve Balkanlardan karışıp gelen güzelliklerin bedelidir.

Din, insanlara karmaşıklığı ve uzunluğu önemsiz havalandırma borusu sağlar.

Aurası olanın saldırılabilir, öldürülebilir, aurası olmayanın saldırılamaz, öldürülemez olduğunu bilmeyene din külfeti yoktur.

Gülünce namaz bozulur, çünkü bir hamt sebebi daha ortaya çıktı.

En zoru kafir olmaktır, çünkü kafir mermisiz ve silahsız olamaz.

Suni hikmet, gerçek hikmetin çalar saatidir.

Acı çekenin tedavisi, düşüncenin kelimeleştirilmesiyle çözülebiliyor olsaydı o tedaviyi aynı acının daha azını çekmiş olan kişiden önce tedavisi konu kişi bulurdu. Sanat tedaviye desteklik sağlar veya tedavi gerçekleştirir, bu ikisine ek olarak gereksiz acı çekmeğe profilaksi sağlar.

Bireyselleşmesini tamamlamış olduğundan habersiz birinin sosyalleşmesi, bireyselleşmesine zarar vermekten başka bir şey gerçekleştirmez.

Said nursi, Fethullah gülenin üstadı veya vicdanı değil, vicdan azabıdır

İyi demek uyumlu demektir. Sefalet, iyilerin yönetilebilmesine sevinmektir.

Osmanlı meclisinde ortaya çıkan Misakı milli bildirisi, Türkiye devletinin kuruluş yıllarında yaptığı sınır antlaşmaları yoluyla yok olmuştur. Ondan sonra tarihin ve münafıkların meselesi olmuştur.

Hayalsiz olmak, hareket alanını ve hareket seçeneklerini arttırmayı ve bir yönüyle görünmezlik kazanmayı sağlar.

Bir devletin problemi sırasıyla; siyaset yoluyla çözülür veya ticaret yoluyla veya eğitim veya kültür veya asker veya casusluk veya kiralık katil yoluyla çözülür.

Ağır iş yapıldığında, hafif işe ne kadar enerji kaldığı ölçülemez ve hafif işe karşı küçümseme ortaya çıkar. Bu yüzden önce hafif işten başlamak daha verimlidir.

Kendinde her şeyin doğru olduğu kişinin çevreye bakma hakkı vardır. Kendinde her şeyin doğru olmasının yolunu bulamayan kişinin çevreye bakma hakkı vardır. Kendinde herşeyin doğru olmadığı ve doğru olma imkanının kendine bağlı olduğu halde gerçekleştirmeyen kişinin çevreye bakma hakkı yoktur.

Silahsız savaşılabilir, yaysız okla hasar verilebilir. Buna karşın savaşmaz kılıcın, oksuz yayın bir işe yaramaması gibi duasız emek veya ahlak da işe yaramaz.

Andımız
Türküm, doğruyum, çalışkanım,
İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.
Ey Büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türküm diyene!

Gelişim sağlayabilmesi için insanın, kendisinin kafirleşiyor olduğu vehmini taşıması lazım.

Silah olma vasfından başka vasfı olmayan bir silahı edinme, daha gelişmiş silah icat etmeyi engeller.

Bir verinin yalan olma ihtimali, dürüst olma ihtimalinden fazlaysa o verinin incelenme zorunluluğu yoktur.

Kötü kötülüğe açtır, kötülüğü midesine de almaz ki doysun.

Urfanın etrafı
Urfanın etrafı dumalı dağlar aman aman
İçerim yanıyor yar yar gözlerim ağlar
Benim zalım derdim cihanı dağlar aman aman
Gezme ceylan bu dağlarda seni avlarlar
Anandan babandan yardan ayrı koyarlar
Urfa dağlarında gezer bir ceylan aman aman
Yavrusun yitirmiş yar yar ağlıyor yaman
Benim bu derdime bulunmaz derman aman aman
Gezme ceylan bu dağlarda seni avlarlar
Anandan babandan yardan ayrı koyarlar

İnsan rutininden, kitap vurgusundan tanınır. Tanınma konusunda, mümin, kitaba benzer yani vurgusundan tanınır.

Her şey kötüyü yok etmeye, iyiyi test etmeye meyillidir. Bu meylinin, pratiğinin, başarılı sonuçlarının, çeşitlilik fazlalığından dolayı, bu pratiğin, günah işlemek olduğu sanılabilir. Her bir iyinin test edilmesinin ve her bir kötünün yok edilmesinin yolu o iyinin ve ya kötünün kendisine ve kendi durumuna özgüdür, spesifiktir.

Nokta, cümle sonunda öyle sıkı durudu ki sonunda sıralamanın kondüktörü oldu.

Merhametin merhametle kilitlenmediği durumlarda Allahın merhameti bitimsizdir, hudutsuzdur.

Edisonun, ampulü çalıştıran ölçüyü yaratan değil idrak eden kişi olmasından dolayı müslümanın devrimciliği, muhafazakarlığından kaynaklanır.

Varlıktan, yokluktan, değişimden İslam çıkmaz. İslamdan varlık, yokluk, değişim çıkar.

Üstünlük iddiası, gazaba uğramışların ahlak davasıdır ve başladığında son denen hakime kadar sürer. Üstünlük iddiası, kendisinin üstün olduğunu iddia eden gazaba uğramışların, öne sürdükleri yasanın kıymetini doğru ölçüp, bu yasaya doğru tavır alanı daim besler.

İslamın altıyüz onbir yılında ortaya çıktığını iddia edenler, bu iddialarını ortaya attıkları anın islamın başlangıç zamanı olduğunu iddia ediyor. İslam, başlangıcın başlatıcısıdır.

Araplardan cennet bekleyenler, Araplara Türkiyede ne beklediklerini sorabilir.

Merhametsizler haricinde herkesin bildiği, anladığı, sezdiği, idrak ettiği, test ettiği, hatırladığı, aklettiği, düşündüğü üzere Allahın merhameti, yarattıklarının merhametinden fazladır.

Dünya, müminin gemisidir.

Karanlığı, kara delikler değil yıldızlar bilir.

Yeryüzüne sayısız melek inmiş, buna karşılık bir kaç şeytanın inmesi normaldir.

Kendini tanımayanı, başkası hiç tanıyamaz. Psikoz kendini tanımadığının farkında olma nevroz kendini tanımadığını farkında olmamadır. Tanrının hizmetçi olmamasından dolayı, higgs bozonu tanrı parçacığı değildir. Ruhun, insanın hizmetçisi olmamasından dolayı, nörotransmitter madde psiko değildir.

Yaşamı ilgilendiren iyilik, şuursuz olamaz. Bunun sebebi yaşamın, kaosa direnir halde olmasından dolayı sürekli pozisyon değiştirmesidir.

Şuur; akıl, düşünce, test, idrak, hafızadan oluşur.

Yaşam, aşırılık yapılan ortamda sürebilir. Gelişip büyüyebilir, hatta bitebilir. Buna karşın, yaşam, aşırılık yapılan ortamda başlamaz. Çünkü başlarsa, yapılan aşırılığın propaganda malzemesi olur.

Azgının, yardımcısı ve vicdanı yoktur. Vicdan azabı vardır yani çevre vicdanların, azgına yaptığı azap vardır.

Dill devrimi yapılmasaydı Türkiye devleti var kalamazdı, çünkü vurgusuz bir metin iş yapanların değil akademisyenlerin ilgisidir. Devleti ali yıkılmadı, ansiklopedileşti.

Denizde yaşayanın, subaşıyla işi yoktur.

Sağlıklı bir insanının kendi ülkesi dışına çıkma sebebi, sanat prensibi öğrenme veya matematik öğrenme düşüncesi olabilir.

Merkez sanat prensibidir, çevre matematiktir.

Vefa, erdemsizlik değildir, buna karşın subjektiftir.

İnsanın ortamı pişmanlık, idrak, geçmiş zaman şeklinde üç boyutlu koordinat sisteminden ibarettir.

Gerektiğinde yapılır olan isyan, ifsadın bakisine dahi kahirdir.

Kötü rüya, rüyada görülen her şeyin, şimdiki zamanına ve gelecek zamanına riayetsizlik edilerek etkisizleştirilir.

Bir şeyin kıymetini korumanın en iyi yolu, o şeyi unutmaktır.

Kültürün ölçüsü, potansiyel ve kinetik üretmenin artışıdır.

Andımız, İstiklal marşının yerine değil Misakı millinin yerine, rölanti hali olarak ortaya çıkmıştır.

Sürrealizm, kaynayan kazanın kapağı gibidir. Bununla beraber, her kapağın aşağısının kaynatılması gerekmez veya sürrealist öğenin tamamının dikkate alınması, sırtlanılması gerekmez.

Göğüs, merhametin değil, meydan okumanın yüzeyidir.

Çevrenin daraltılması, ağlamaklı olmaya, öfkeye, iştaha sebep olur. Çevrenin genişletilmesi iffete sebep olur.

Şuur, infilak etme çabasıdır. Kaza ve kader, bu şuur ile alaka kurar.

Allah ile kulun kavuşması, nokta büyüklüğünde bir minyatürü olarak jet uçaklarının havada kafa kafaya çarpışması gibidir. Aklı olan araya girmez.

Devletsiz sosyalizm, şirinler köyü gibidir, yani ne banka kurulabilir ne hukuk kurulabilir.

Allaha ibadet, insanı arıtır.

Devlet, problem olmayan meseleleri problem olmaktan çıkarır. Banka, problemleri çözer. Sonra sanatın dili çözülür.

Bir defa iyi haber verenin, verdiği her haber, iyi sanılabilir.

Teyakkuz bir senaryodur. O senaryodan rol seçilir. Dürbünle görülen de bir senaryodur. O senaryodan rol seçmek gerekmez.

Zenginler için faiz neyse, fakirler için uyuşturucu odur.

Bazı bilgiler, en acı fiziksel acıdan daha acıdır.

Kadın estetikle ilgilenir, erkek estetik arayışındadır. Estetiğe ve kültüre alaka duymak, yozlaşmamış olmaktır.

Türkiye devletinin ilk dönemlerinde yok edilenler, hantallığa düşmemek, devir kaybetmemek amacıyla, işlevselsizlikle savaşma düşüncesiyle, yapıldı. Bir unsurun işlevselliği ve işlevi vurgulanmışsa, o yok edilmedi.

Öğrenme asla serinletmez. Daima hararetlendirir. Öğrenerek serinleyenler, unutmayı öğrenenlerdir

Mübadele, bir çeşit avans vermedir. Keşke devleti yıkmaya veya bölmeye çalışan örgütlerin liderleri veya bireysel çaba harcayanlar, avans olarak düşman ülkelere verilebilse.

Ahmağın ahmak olduğunu ifade etmemek, ahmağı ahmaklığa hapsetmektir.

Bir esnemenin var olduğunu herkes bilir. Buna karşın esnemenin içinde mi dışında mı olduğunu kimse bilemez.

Pratik kıyassızlık ve düşünsel sarahet, sanatın tuğlasıdır.

Pratik kıyassızlık ve düşünsel sarahet, ortaklaşa maruz kalınan sürrealizm sağlar, bu sürrealizm de sağlıklı mükaleme sağlar.

Göz önünde, havayı kirleten varsa ve havanın temizliği gittikçe artıyorsa, havayı temizleyen de var demektir.

Bir ülkeyi dış ticaret değil lüks üretimi geliştirir. Neredeyse her problemin sebebi, lüks üretimi eksikliğidir.

Laiklik, etimolojisinden öğrenileceği üzere devletin yönetiminin, devlet memuru vatandaşta değil, devlet memuru olmayan vatandaşta olmasıdır.

Türkiye devletinin tuğlası 'Ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum' cümlesidir.

Saldırının yönü veya saldırının hedefi askerden ibaret değilse, savaş da yalnız askerin değildir.

İş bütün olarak koordine edilip, parça parça ele alınırsa zihinsel ve bedensel rahatlık modunda bitirilir.

Sağlıklı toplumun alın yazısı, fakirlerin lüks üretmesi, zenginlerin sağlık sağlaması.

İnsanlar Hiroşima ve Nagazakiye atılan atom bombalarına ortak tepki vermiyor çünkü karşılık olarak daha büyük bir saldırıyla insanlıkla alay edilmesinin devam etmesi tehlikesi var.

İlk isyancı şeytanın insan olmamasından, ilk hayvan kesenin hazreti İbrahim aleyhisselam olmamasından, ilk günah işleyen hazreti Adem aleyhisselamın günah işlediği dönem peygamber olmadığından ve ilk katil Kabilin bir peygamber olmamasından öğrenileceği üzere din tahribat değil inşaattır.

Narsizmin şımarmaktan farkı, Narkissosun şımarmakta haklı olmasıdır.

Allaha yapılan hamtlerin yetersiz kalması, teknik yetersizliğinden veya kapasite yetersizliğinden değil, sevgi fazlalığından kaynaklanır.

İstanbul herşeyin başkenti olabilirdi, bu yüzden hiçbir şeyin başkenti olamadı.

İnsan şuuru, daima infilak isteği ürettiğinden, işlerin sükunetle planlanması, sonra infilak hissi ile yapılması, şuuru derli toplu tutar.

Faiz, paradan para kazanma çabası değil parayı hareketlendirme çabasıdır.

Sabah umudun, akşam isyanın vaktidir.

Uzun süreli çalışma ardından uzun süreli dinlenmedense kısa süreli çalışma ardından kısa süreli dinlenme daha verimlidir.

Sömürgecilik, mandacılık ve himayecilik, evrenselciliğin çehresini cırmalar.

Haksızca öfkelenenin öfkesi, hem haksızca öfkelenenin rızkını tüketir hem dinleyenlerin rızkını tüketir.

Bir tek kıyas bütün kıyasların anahtarıdır. Bu yüzden uluhiyeti bilmeyen, kıyas yaparsa kendisi ifsat olur.

Türkçe ezana, Arapça bilmiyoruz diyenlere konunun küsüratıyla vurgulanması için geçilmiştir.

Yaşamın aşırılıkta başlamaması hasebiyle insanın verimi, çalışmasının niteliği değil niceliğidir. Örneğin kaç saat çalıştığıdır.

Eşitlik, kıyassızlığın antagonistidir.

Hayat, komik görünmüyorsa esprinin şiddetini arttırıyordur. Komik görünüyorsa da esprinin şiddetini arttırıyordur.

Devletin sağlık durumu, yalnızca akademilerinden anlaşılır. Sağlıklı devletin akademiye desteği ölçüsüzdür.

Yunanistanla geçmişte yapılmış olan savaşlar, Osmanlı devletini Türkiye devletine kalbettirdi. O savaşların küçümsenmesi o kilit üstü kilit dönemi getirme çabasıdır.

Her zorlukla beraber iki kolaylık vardır. Bu bilgiyle beraber, zorluk, kolaylıkta kalmaktır.

Masal ile din arasındaki fark, masalın, unsurlarının muratlarına ermesi ve dinleyenlerinin kerevetlerine çıkması, dinin, dinleyenlerini, lanetle burun buruna getirmesidir.

Bu metin, kendim faydalanmamı bitirdikten sonra gübre olarak, umuma açtığım bir metindir.

İş kendi sonucunun senaryosudur, kodudur. Yani esas iş, mevcut iş tamamlanınca başlar.

Vicdan sınırlarında dolaşan kişiye, bazen o sınırların, risklerinin, dehşetinin, ortaya çıkardığı panik baskısıyla -uyarı amaçlı- bazı özel yetenekler verilir.

Büyü yeteneklerinin alınyazısı, ipek yolunun alın yazısıdır.

Aynalar, checkpointlerdir.

Ülkelerin sınırları, sezgisel bilgiyle hareket eden insanlar tarafından, sezgisel bilgiyle hareket ederek sınırları oluşturanların, cahilleri frenlemek ve cahillerin işlediği suçların sonuçlarını üstlenmek için oluşturulur.

Vefa, kendisine çarpan bilyeyle, -kendisini fırlamaktan tutan- yanındaki bilyeyi fırlatıp, kendisine çarpan bilyeyle yanyana kalan bilyenin yaptığı değildir.

Osmanlı hanedanı, Devleti alinin tümörüdür.

Sezgisel hareket edenler, bazen kendi deltalarının iç tutarlılığını bozmamak için deltalarının, -külfet teşkil eden, tutarlı sayana da külfet yükleyen- tutarsız geleneklerini, görmezden gelebilir veya tutarlı olduğu ifadesinde bulunabilir.

Psiko- bilimcilerden dikkate alınabilir tek insan Abraham Maslowdur. Abraham maslow hakkında yapılan yorumlar ve onun kitaplarının tercümeleri bol bol hatalar içeriyor.

Hastalığın bir sebebi de hasta olan uzvun, kendisinin gerektiği gibi kullanılışını özlemesidir.

Kayıt altına alınmayan düşünce, var olmayan düşüncedir.

Self actualization, 'kendini gerçekleştirme' değil, 'kendi başına faaliyette bulunma'dır.

Sezgisel hareket edenlerin fiili kelamı ‘ben daha söylemedim, sen neyi inkar ediyorsun’dur.

Bilinçaltı, bilincin, düşünce sentezi faaliyetini yaparken, gerçekliğe çıkardığı ve özümsediği hammaddedir.

Toplumlar, kendi zevklerine göre kendi lüks ürünlerini üretmezse başkalarınca üretilmiş ve o toplum için lüks olma özelliğinden başka bir özelliği olmayan ürünlerce cüceler ülkesindeki Güliver gibi bağlanır.

Bazı şapkalar, göğün genişliğini vurgulamak için genişleyerek yükselir.

Rüya, rüyayı gören kişi ile ilgili esnemelerden bahseder.

Rüya sürrealdir. Geniş bir kazan kapağının altına dar kazan konulmaması gerektiği gibi rüyanın da birkaç yorum ile israf edilmemesi gerekir. Esas mesele kazanın üstündeki değil içindekidir.

Rüyadaki benlik; geçmişten edinilmiş vasıflar, çevredekiler; gelecekte edinilecek vasıflardır.

Allaha yapılan duanın, Allah tarafından kabul edilmişliğinin göstergesi çevredeki değişimler değil benlikteki gelişimlerdir.

Yapılan kötülüğün yok edilmesi, kötülüğün yıktıklarının restore edilmesi, restoresi mümkün değilse yenisinin inşa edilmesi veya yıkıntı için harcananlar kadar restoreye veya yeniden inşaya harcanmasıdır.

Işık kirliliği, ses kirliliği, şuurun infilak isteğini arttırır.

Ordunun disiplinin kaynağı, toplumun disiplinidir.

Yazdığı senaryodan uzaklaşmaya çalışmak için yeni senaryo yazmaya çalışmak, ebter agresifliğin sebebidir.

Bir işin askere verilmesi, o işin matematiğinin göz ardı edilerek teknik kısmının ve sanat prensibinin göz ardı edilerek sözel kısmının ele alındığı anlamına gelir. Matematik, tekniğin her şeyidir. Sanat prensibi de sözelin her şeyidir. Profesyonel askerliktense profesyonel vatandaşlık daha somuttur.

Yaşamdan ilerisinin bilgi olmamasının sebebi, yaşamın aşırılıkta başlamamasıdır.

İki dünya savaşı, bilmeme birlikteliğinin, iki defa karpuz parçalanır gibi, Osmanlı türkleri askerleri ve Türkiye halkı askerleri tarafından parçalanmasıdır.

Horoz vakitsiz ötmez, vakitsiz öten ördektir.

Uyumama sebebi, uyanmama sebebidir.

Yaşayan insan yerden göğe doğru yükselir, ölen insan gökten yere doğru iner.

Ben Sana Mecburum
ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum

ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski istanbul mudur?
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşam üstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
eski zamanlardan bir cuma çalıyor

durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun

belki haziranda mavi benekli çocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
belki yeşilköy'de uçağa biniyorsun
bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

ne vakit bir yaşamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin..

Allahın, istediğini zorla yaptırır olmakla, cebbarlıkla, tekebbürle yaptığı zekat ibadetinin sürmesini sağlamaktır.

Uluhiyet iddiasındaki hiç bir insan, güneşi batıdan getiremez.

Mümin anlatıcıdan bir anlar, anlatıcının anlamadıklarından dokuzyüz doksandokuz anlar.

Bas Bas Paraları Leylaya
Cebinde akrep var eli gitmiyor
Leyla döktürüyor dönüp bakmıyor
Kadehleri birbirine çakmıyor usta

Bas bas paraları leylaya
Bi daha mı gelicez dünyaya

Hayatını yaşa şükret mevlaya
Hiç götüren varmı öbür dünyaya
Haydi kollarını kaldır havaya usta

Bas bas paraları leylaya
Bi daha mı gelicez dünyaya

Farkında değilsin zaman geçiyor
Biraz eğlen fırsat elden kaçıyor
Kim ne yapsa aynı yere göçüyor usta

Birbirine bakar şekilde, karşılıklı yerleştirilen iki aynanın arasına mum ateşi yakıldığında sonsuz tane ateş görüntüsü oluşur. Karşılıklı, birbirine bakan iki insanın arasına ateş yakıldığında fazladan ateş görüntüsü oluşmaz. Bu durum, insanların, birbirlerinin aynısı bile olsalar, yansıtmanın, insani bir özellik olmadığını gösterir.

Çatışmasız yaşamanın yolu, temel değerlerde bir araya gelme değil, dam değerlerde bir araya gelmedir.

Türkiyenin latin harflerine geçişi, vatandaşların, dünya ve din için Araplara ihtiyaç duymadıklarını kanıtlama davasıdır.

Sosyalizm arazi vitesidir. Tümsekli-çukurlu, hoyrat, engebeli, çamurlu, taşlık, bataklıklı, yabani, göllü, dereli yollarda, yol dışı yollarda kurtarıcıdır. Buna karşın buzlu yollarda yüktür , bu durumda önce buzlar eritilir. Arazi vitesi motorun iç basıncını yoğunlaştırarak tekerlerin dönmesinin esnekliğini sıfırlar. Buzlu yollarda tekerin dönme esnekliğinin fazla olması, kumandalı hareket etmeyi kolaylaştırır.

Türkiyeye kapitülasyonların kaldırılması, laikliğin başlatılması, 'siyasal hilafet'in askıya alınması, osmanlı hanedanlığının avans verilmesi, boğazların tam hakimiyete alınması, millet meclisinin açılması, sosyalizm tam anlaşılmamış ve tecrübi örneği bulunmuyorken sosyalizme geçilmemesi, Ermenistanla sınır antlaşması yapılması olayları, gerçekleşmesi mümkün olmayan durumlardı.

Ordunun başarısı savaş kazanmayla ölçülür, duanın başarısı mantık zemini oluşturmasıyla ölçülür. Birilerine edilen duaların kabul edilmemesinin sebebi onların mantıklı zemini bırakıp, çatışma üreten ortamdaki faydaya yönelmeleridir. Çatışma ortamından edinilen fayda, alım satımdır. Mantık üzerine kurulan fayda eksiltilmez, eksiltilmesi teklif dahi edilmez. İnsana çalışmasının karşılığından başka bir şey yoktur bununla birlikte, yel değirmeni inşa etmekle kıraathane inşa etmenin sonuçları farklıdır.

Siyaset anlayışının topluma henüz tam yerleşmemesinden dolayı, Türkiyede toplum ve siyasetçi birbirini tam aksettirmeyebilir.

Bir kişi, bir şeyin yanlışlarının yerine o şeyin dürüstlüklerini koyuyorsa onu öğreniyor denilebilir.

Benliğe kıyasla düşünce, uzaya kıyasla bulutların tamamı gibidir.

Psiko- hastalık olarak kategorilendirilen hastalıkların hepsi nörolojik hastalıktır. Psiko- rahatsızlık olabilir, onlar için rehabilitasyona başvurulur.

Şuursuz büyüme balon gibi büyümedir. Sonu patlama değil sönmedir.

Kimileri Onbeş Temmuz darbesine taraftarlık ederek edep kumaşlarını kaybetti. Günlük rutininde yaşayan insanlardan herhangi birine riayetsizlik ettiklerinde çıplak kaldıklarını fark ettiklerini ifşa edecekler. Eşek kervanın en önündedir, buna karşın güzergahı belirlemez, tehlikelere karşı yem olarak öne sürülür. Güzergahı kervan sahipleri belirler. Kervanın hareket etmemesi, kervanın yükünün yoğunluğunun ve kervanın niceliğinin artışını ifade eder.

Türkün savaşması, sadece imanı ekstrakte etmesi savaşıdır.

Emek, gözlere şarj olur.

Bir şeyi kendi kıymetiyle savaştırmak, onu yok etmektir.

Onbeş Temmuz darbesi, yüzüne kezzap dökülmüş olan evrenselciliğin, kezzabı dökenlerden tercih edilir olduğunu gösterdi.

Cehennem, cahilin kalbinden daha güvenlidir. Allahın rahmeti daha da güvenlidir.

Sözelci kitlesini dinlemeden konuşursa masal anlatıcısı olur. Kitlesini dinleyerek konuşursa destan anlatıcısı olur.

İçtimai hayat, yalnızlık ve kalabalıktan boğulmak kutuplarının birbirine bakan kısmından, yalnızlığın ve kalabalıktan boğulmağın ötesine taşar.

Yapması gereken işi, yapılması gerektiği gibi yapan harika sonuçlarla karşılaşır

İnsan uyuyunca, kılıcını, nöbetini, kalbi devralır.

Birinci dünya savaşı, dünya savaşı değildi, kritik bir savaş değildi, İkinci dünya savaşının dehşetini gizlemek için yapıldı.

Kadere ve kazaya iman etmek halterci ağırlık kemeri giyinmek ve giyindiğinden haberdar olmaktır veya korse giyinmek ve giyindiğinden haberdar olmaktır.

Dinlenmenin yolu bütün vücudun değil yorgun kısmın dinlendirilmesidir.

İnsan hakları, Alman haklarıdır.

Akıllı olmak zorunda bırakan, akıllı değildir.

Su, ateşin işini görebilir. Ateş, suyun işini göremez.

Her şey birbirinin aynısıdır demek, bütün sonuçları üstleniyorum demektir.

Her şey birbirinin aynısıdır.

İnsana belanın isabet etmesi, o belanın, o insanı saptırma umudunun kalmaması sebebiyledir.

İnsanın rızkı, pişmanlıktır.

Bir şeyi tanımak için tanecik yapısına ve anlık durumuna bakılırsa, su ve ateş birbirinin aynısıdır denir.

Cahilin faaliyetleri, uyurgezerin faaliyetleridir.

Diri bilgisi olmayanın, ölü bilgisi hiç olmaz.

Gazetenin konusu somutlar, derginin konusu soyutlama, kitabın konusu soyutlardır.

Asla zarar etmeyecek insan, kendini, kendi kafasının yukarısında taşıyan insandır.

Bilgi dışı olaylar insanların uyanmaları için gerçekleşir. Buna karşın, insanların uykularını daha derinleştirebilir.

Hazreti Muhammet aleyhisselam, yaşayışıyla -kanıtlanamaz olan- ümmiliğin ve cehaletin, canavarlık olmadığını kanıtladı, bildirdi.

İki çeşit siyasetçi vardır. Statik siyasetçi ve dinamik siyasetçi. Statik siyasetçi dinamik problemleri çözer, dinamik siyasetçi statik problemleri çözer. Hazreti Musa aleyhisselam dinamik siyaseti, hazreti Harun aleyhisselam statik siyaseti öğretir. Bu metin, dinamik siyaset örneğidir.

Bir teoriye göre madde enerjiye, enerji maddeye dönüşebilir. Bu teoriye göre madde ve enerji birbirinin kaynağı değil kutbudur.

Adolf hitler, Almanyanın vicdanıdır.

Bir şey, meşru yolla edinilmişse ve meşru işlere kullanılıyorsa nimettir.

Demedim mi?
Oraya gitme demedim mi sana,
seni yalnız ben tanırım demedim mi?
Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben'im?

Bir gün kızsan bana,
alsan başını,
yüz bin yıllık yere gitsen,
dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi?

Demedim mi şu görünene razı olma,
demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben'im asıl,
onu süsleyen, bezeyen ben'im demedim mi?

Ben bir denizim demedim mi sana?
Sen bir balıksın demedim mi?
Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın,
senin duru denizin ben'im demedim mi?

Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi?
Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben'im,
senin kolun kanadın ben'im demedim mi?

Demedim mi yolunu vururlar senin,
demedim mi soğuturlar seni.
Oysa senin ateşin ben'im,
sıcaklığın ben'im demedim mi?

Türlü şeyler derler sana demedim mi?
Kötü huylar edinirsin demedim mi?
Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi?
Yani beni kaybedersin demedim mi?

Söyle, bunları sana hep demedim mi?

Adolf hitler, üst insanı değil nükleus insanı oluşturmaya çalıştı. Bu çalışmasını, çevre insan saydığı insanları yok ederek sürdürdüğü için başarısız oldu. Çekirdek insan, çevre insana üstün gelen değil, çevre insanı yöneten değil, çevre insanı kavrayan insandır.

Adolf hitler, şizofreni (us yarılması) hastalığına sahip bir insan. İnsanları akıllı olmaya zorlayan ve akıl hastalıklı insanlara itibar gösteren anlayış sebebiyle en saygın insan oldu.

Akademik makaleyi ve tefekkürü felsefeden ayıran, akademik makale içeriği ve tefekkür içeriği hakkında kelam edilebilmesidir.

Beklemesini bilenin, herşey ayağına gelir. Bekleyebilenin herşey ayağına gelmeyebilir. Çünkü insan, her zaman kendinde beklemez.

Dinin, insanları tekfir etmenin, çocuk oyuncağı olduğunu sanan, çocuk oyuncağıdır.

Dünya küresi, dışarıdan içeriye doğru, yumuşaktan serte doğrudur. Sertten yumuşağa doğru olsa, nasıl olurdu?

Balkan savaşları, üçüncü Viyana kuşatmasıdır. Muhabbet akıncıları farkedemedi.

Eğer ülkenin yükünü bütün toplum sırtlanırsa militarizm ortaya çıkar, toplumun bir kesimi yüklenirse cumhuriyet ortaya çıkar, yalnız bir kişi yüklenirse sosyalizm ortaya çıkar.

Militarist devlet, polis devletinden daha özgürlükçüdür. Bir devlet, militarist devlet olma eğiliminde değilse, polis devleti olma eğilimindedir. Zaten, devlet çoğunlukla, cumhuriyet devletinin ilerisine taşamaz.

Herkes işini yaparsa, yapılması gereken işler görünür olur.

Yaptığı faaliyeti fark edemeyen kişi, bu faaliyeti, yapmayı bırakmayı, düşünemez.

Osmanlı hanedanı avans olarak verilmemiş olsaydı, o hanedanın kendisinin, kendi üyelerine yaptığı gibi, zindanlarda ölüp, nesillerinin tükenmesi beklenirdi.

Allah, kıymetsiz şeyleri bilmeye tenezzül etmeyebilir. Kıymetsiz işleri rasgele, hikmetsiz yapabilir.

Korkmayan kişi, kısasa tenezzül etmez.

Dünyevi kelimeler, buharlaşarak dine ulaşır. Dini kelimeler, yoğuşarak dünyaya ulaşır.

Beyinde kas olmadığı için beyin yorulmaz. Buna karşın soğutma sistemi de olmadığı için fazla ısınabilir. Ayrıca beyne bağlı sinirlere bağlı kaslar bulunur. Bu kaslar yorulduğunda beyni rahatsız eder. Bu yüzden kaslar için birbirinden farklı dinlenme pozisyonları belirlenebilir.

Geçmiş zaman, yaşamdır onu yok etmeye çalışan yaşamıyordur. Şimdiki zaman, varlıktır onu yok etmeye çalışan var değildir. Gelecek zaman, varlıkla yokluğun izdivacıdır.

Düşmanla konuşmak, düşmana düşmanlık etmekten daha alçakçadır.

Göğün genişliği, yeri genişletişinden anlaşılır.

Lisan, nesil yani evlat demektir. Ülke, ülküler birlikteliği demektir.

İnsanın verdiği bilgi, o kişinin mazisidir.

Belanın parça parça bertaraf edilmesine, meslek denir. Tek seferde bertaraf edilmesine, helak olmak denir.

Yaşam, daima yaşamdan fazlasına taşar. Yaşamdan taşanın yani benliğin, yaşama karşı olması durumu ölme sebebidir.

Hasta, tıbbın namusudur.

Teknik, değişim değil yayılım sağlar.

Cahil, öğretmenin namusudur.

Problem, siyasetin namusudur.

Suç, hukukun ve tıbbın konusu değil, hukukun ve felsefenin konusudur.

Bilimler felsefeden çıkmaz, bilimler karmaşıklaştıkça, felsefeye sevk edilir.

Yazıdan, resimden, enstrümantal müzikten başka sanat yoktur. Çünkü bunların haricindekiler buğulu.

Azaltanı, Allah cehenneme koymayı diler.

Günah işlemek, vitesi boşa almak gibidir.

Zingat reklamları
Sana yalan söylediler sana yalan söylediler taşınmaya hazır dediler.
Sana yalan söylediler sana yalan söylediler nezih muhit dediler.
Sana yalan söylediler sana yalan söylediler şehir merkezinde dediler.

Aşağılık kimseler -bir uçurum gibi- gözler önünde tutulabilir ki yeni nesiller, kendi yüksekliklerini ve kendilerini yüksek tutan dinamikleri ve statikleri, şuurlarına kazıyalar.

Bir kişiye büyü yapılması, düdüklü tencerede yemek kaynatılması gibidir. Büyüden gelen olumsuzluklar -başka yollarla gelen olumsuzluklar gibi- kalbe, yaşam enerjisi olarak şarj olur.

Ahiretin bilgisi, tohumun bilgisi olduğundan ve gelecek zamanın, yokluk ile varlığın izdivacı olmasından dolayı, bu mahrem birleşmenin, izlenme zorunluluğu yoktur. Gelecek zaman, hayat sahiplerinin, ziyafetlerinin, sonuçlarının ziyafetleridir.

Hafıza şuurlu olmanın en belirgin göstergesidir. Bir insandan, -haklı halde bulunuluyorken ve hakkı gözeterek- hakkın alınması esnasında, hakkın alınması hususunda direnç görülüyorsa o insan şuurludur. Eğer iki tarafın da birbirinde hakkı varsa hukuk oluşur.

Soyut olmayan bilgi, felsefe değildir.

Ülkesi olmayanın aklı yoktur.

'Muhakkak ki sizler, sizden önceki ümmetlerin yoluna tıpa tıp, aynen uyacaksınız. Hatta onlar bir keler deliğine girmiş olsalar, oraya siz de gireceksiniz.' demek çözülmemiş problem kalmayana kadar pres göreceksiniz demektir.

Problemleri tam tanınmamış şeylerin edinilmesinin, sterilizesi ve mutlaka sonuç alınacağı düşüncesiyle temel süreçlerin göz ardı edildiği isyanın sterilizesi, çok sancılıdır.

Eski problemlerin eski çözümleri, vakit kaybı olmaması için ve vefa hissiyle kayıtlarda muhafaza edilir. Eski problemler bütünüyle çözülmüşse veya yeni veya daha iyi çözüm yollarında ilerleniyorsa veya eski çözümler, çözdükleri problemlerden daha fazla problem oluyorsa ansiklopedilerin ilerisine taşamazlar.

Abdal ile budala arasında fark yoktur. İkisi arasından biriyle istihza ediliyorsa, istihza edilen budaladır.

Unutturmaya çalışan namussuzdur.

Mümin, kafire gereksinim duyuyorsa acınır onun imanına.

Savaş başladığında bayram da başlar.

Soyutlardan ibaret olmayan kültür var kalamaz.

Rüya daha önceden bağışıklık kazanılmış bir yükle yeniden karşılaşılacağı anlamına gelir.

Büyü yapılması, insanların büyü yapabildiği anlamına değil büyü yapma yeteneklerine, sahip olabilme ihtimallerinin bulunduğu, anlamına gelir.

Köylerin kentlerden daha sağlıklı olması, kentlerin değil sosyalizmin mevzusudur.

Erkek erkeğin eşiti olursa, kadın kadının eşiti olursa, kadın erkek eşitliğinin var olabileceği iddiası tartışılabilir. Bunun yerine, her şey birbirinin aynısı olabilir veya daha kofu, her şey birbirinin dengi olabilir.

Her şeyin birbirinin aynısı olduğu iddiası, mülk sahiplerinin iddiasıdır.

Uluların iddiası yoktur, hüküm vermesi vardır. Uluların iddiası, hüküm verme şeklindedir.

Anlatımda ölçü sevilendir. Bu yüzden sevileni anlatan, anlatının kıymetidir.

Suç ve empati iki kutuptur. Sağlıklı ilişki bu iki kutup aralığında sağlanır.

Türkiye ülkesinin gerilemesi, yüzseksen derece dönme şeklinde veya geri vites ile değil rampa çıkamadığı için geriye kaçma şeklinde olur. Bu yüzden Türkiyenin aitleri değil, sahipleri gereksiz yükle vakit kaybetmez.

Sarp yokuş, zenginliktir.

Kötüye ve kötülüğe gereksinim duymamak, kötüden ve kötülükten faydalanmamak ve bu uzaklaşmaların, iyiye ve iyiliğe doğru olması, iyi insanın davasıdır.

Matematik - teknik ilişkisi, halı dokuma tezgahı - halı ilişkisidir.

Teori, halı dokuma tezgahı, pratik, halı gibidir.

Felsefeciyi tehlikeye sokan şey, kendisine yönelik tedirginlik ortaya çıkmasıdır. Bu tehlikeden korunmak için yani hitap ettiği kitleyi yanlışta birleştirmemek için doğrunun yamaçlarını verip doruğunu yasakparasiz bırakabilir.

Sekülerler ile münafıkların anlaşmaları, sekülerlerin, dine saldırmama arzusundan kaynaklanır. Diğerleri hassasiyetlerini ifade ederse, bu anlaşmadan zarar görmez.

Sanat, felsefenin lokomotifidir.

Sosyoloğu aldatan taşra insanıdır. İşler tabiata bırakıldığında, ortaya -tarihten öğrenileceği üzere- şeytan da çıkar. Gökyüzünden görüleceği üzere, cehennem de çıkar.

Komün hayatı düzgünse her şey düzgün olmayabilir, buna karşın komün hayatı düzgün değilse, hiçbir şey düzgün değildir.

Yaslanacakları denizi olmayan veya denize yaslanmış medeniyetle hukuk kurmayan medeniyetler, agresif olur.

Ninja kaplumbağalar, ikinci mongol akınıdır.

Allahın kahrına yöneliş de Allahın rahmetine yöneliş de Allaha kavuşma da Allaha dönüştür.

Devletinin borçlarını ödemeye çalışmayan millet, soyu kesik millettir.

Allah, fayda edinmek isteyeni faydalandırır. Fayda edinmemek isteyeni faydalandırmayabilir. Kafir, genellikle fayda edinmemek ister.

Tembellik ve faaliyet arasında rölanti, tasarruf gibi ara aşamalar vardır. En fazla aşama ve en hızlı geçiş hüzün yurdu olan zihindedir.

Şeytan, durumu geçmiş bir esprinin, israf olmasın diye yapılmasıdır. Tedavülden kalkmış bir paranın, koleksiyonda sergilenmesidir.

Sosyalist cumhuriyetçi militarizm, elektrikli arabaya veya yıldırıma benzer.

Kartal, rüyalarının avıdır.

Büyü içeren filmlerin iyi büyücü ve kötü büyücü içermesinin sebebi, yapımcıların büyücülerden korkmasıdır.

Cezası, mizansız olarak verilecek olanlar, büyü yapanlardır. Cezalarının hemen verilmemesinin sebebi, büyü yapan kimseye spesifik, mizansız cezanın tespitinin, ittifakla yapılması arayışıdır.

Her şeyin birbirinin aynısı olduğunu ve benliğinin her şeyin aynısı olduğunu kabullenmek, zarar yolculuğunun sona ermesidir.

Bir okulun reklamı, müfredatı, dersleri, uygulamaları, güvenliği, stajları, mezunlarının yaptığı işler birbirinden farklıdır.

Yalpalayarak gelen, yalpalanarak karşılanır. Düz gelen yalpalanarak karşılanamaz.

Sertlerin hareket etmesi, yumuşakların sabit kalması olağan olandır.

Acı çekmemiş olan kişi, acı çekmiş olan kişinin hareketlerini ön göremez. Belki, başka bir acı çekmiş kişi, tahmin edip diğerine bildirir.

Atalet, insanın daha önceden sahip olduğu yeteneklerine erişememesidir.

Cümlesiz nokta olabilir. Noktasız cümle olamaz.

Kolonyağı ateşinin yaktıkları, ben ateşim derler.

İnsan, karşısındakinin nasıl biri olduğunu zannederse, karşısındakine, o zannına göre davranır. Davranışının karşılığını, alarak da zannı essahlaşır.

Sevap işlemek, günah işlemeye alan açar. Esas günahın, sevap işlemek olduğunu bilmeyenler 'Siz hiç günah işlemeyip Allahtan mağfiret dilemezseniz, Allah sizi gönderir yerinize günah işleyip, Allahtan mağfiret dileyen kimseler getirir.' cümlesine dayanarak günah işliyor.

Ticaret işinin, şirketçe yapılabilmesi gibi, suç işi şirk ile yapılabilir.

Kötülüğe müsaade eden, ancak o kötülüğü yapabilmek için müsaade eder.

'Ben' diyen birine 'sen' denilebilir, 'ben' demeyen birine 'sen' denemez.

Meyyite karşı savaşmak, sürekli yenilenen bir duvarı, yıkıyor olmak gibidir. Meyyitle ancak öğretmenler veya ulular savaşır.

Allah'a yaklaşmanın yan etkisi, yakınların, -misyonlarını tamamlamış gibi- Allah'tan uzaklaşmasıdır. Allah herkese yeter, artar.

Din, gerçeğin blurlanmasıdır. Bu blurlama, çocukların, gerçek vasıtasıyla bir yerlerini kesmesini önler, sakarlık yapanların, gerçeğin köşesine çarparak başlarını yarmasını önler.

Herkeste kartal gözü ve kartal pençesi olmayabilir, buna karşın bir kartalın gözü ve pençesi herkese yetebilir.

Sevilmeyi hesapladığı yerden sevgi göremeyen insan, bitap düşer. Bu yüzden sevilen kişiye fayda sağlamak, isteklerini -mümkünse- gerçekleştirmek, ona iyi dileklerde bulunmak vakit kaybı değil, hayatın anlamıdır.

Fakirliğin sebebi akbabalarsa, akbabaları istihdam edelim.

Sevginin gösterilmesi gerekmez. Sevgi, sevgiyi anlamayanları, yaprak döker gibi dökmek için, gösterilir. Ayrıca, sevgi gösterisi, hariçteki hasitleri ifşa ettirir.

Hiç bir peygamber topluluğunun izdüşümü, yansıması değildir. 'Peygamber, muhatabının yansımasıdır' diyenler peygamberin, muhatabında kıymetsizliklerle beraber, ufacık bir kıymet varsa, bu kıymet sayesinde ve peygamberin çabası sayesinde, muhatabın, kendi kıymetini ve çevresinin kıymetini arttırışını vurguluyor. Ayrıca, Peygamberin muhatabında hiç kıymet yoksa, peygamberin kademe almasına öfkelenmesi sonrasında çatışma ortamının ortaya çıkmasına vurgudur.

Bazı insanların sonucu güzeldir. Bazı insanların sonucu ve süreci güzeldir. Bazı insanların sonucu, süreci ve başlangıcı güzeldir.

Matematiğe ve tevazuya dayalı olan ve bilgiye dayalı olmayan ikibin yirmi teknolojisinin, bilgi dayanağı da kazanması ve dayanaklarının ve kendisinin gelişmesi için, geri dönüşsüz bir çöküşe girmemesi için, biraz esneme payının bulunduğu var sayılabilir.

Kendinden vermek tevazudur. Kendine emanet edilenden vermek kadirnaşinaslıktır.

Emile Durkheim: "İntiharlar, alışılmış davranışların abartılmış biçiminden başka bir şey değildir."

Film izleyicisinin, sevdiği filmde, muhatabı, sevmediği karakterdir.

Yerleşik medeniyet olduğu sanılan yerleşik olmayan medeniyette, yasama kaynaklı bireysel problemler, hastalık olarak adlandırılır. Yerleşik olmadığı sanılan yerleşik medeniyette yürütme kaynaklı kitlesel problemler, bölücülük olarak adlandırılır.

Bir peygamberden önce gerçekleşen her olay, o peygamberin var olması içindir. O peygamberden sonraki her olay, o peygamberin sahasının genişlemesi içindir.

Suç, hukukla beraber felsefenin de konusudur. Buna karşın, felsefenin asla çözemeyeceği bir konudur.

Kuzgunun ölümü, doğumundan bilinir.

Karton sayfalardan ibaret defteri, hiçbir zımbanın tutamaması gibi kalın kafalı insanı da hiçbir cemiyet tutamaz.

Travmaya maruz kalan şuur, denizin kaynayıp bulutlaşması gibi hararetlenir. Bu durumda bulutların nereye sürükleneceğinden çok nasıl tekrar deniz olacağı tartışma konusudur.

Onbeş temmuz darbesine karşı direniş, dördüncü Viyana kuşatmasıdır.

Kadın, erkeğin yaptığı her işi yapamaz değildir. Buna karşın, mantık dahilindeki çalışmalar, kadının, erkeğin yapabildiği her işi yapmak zorunda kalmaması yönündedir.

İnsanın kendinden bahsetmesi, düşmanlarını tanımasını ve düşmanlarının mallarına mirasçı olmasını sağlar.

Allah perde gerisinde değildir. Yarattıklarını, kozada tutar gibi perdelerle korur.

Herkes taşıyabileceği kadar yük üstlenir. Aklı olan, kendinden başka yük üstlenmez. Kendi yükü, kısa vadeden uzun vadeye ve kolaydan zora sırasıyla, kendisi, bankası, ülkesi, dinidir.

Türk, töreli - kaza ve kadere iman eden demektir.

Siyaset, yalnızca kendi topluluğunun sözcülüğüdür.

Bir banka, bir evrensel fikrin veya bir kaç evrensel fikrin havuzudur.

Suç işleyen hiç kimse, ceza görmese herkes suçlu sayılacaktı.

Sabah uyanan insan, çok ağır işlere hazırdır ve o ağır işler bir türlü gelmez. İşte ağır iş budur.

Ayaklarının aşağısından toprağı gasp edilen kişinin, havada asılı kalması şov değildir.

Bir insana kahir gelmenin yolu, o insanı aşağılamak değil, o insanın her fiilini, o fiilleri arttırması yönünde tahrik etmektir.

Akıl, çok seçenekten seçme hususunda veya bir seçenekten seçme hususunda çalışmaz; iki seçenekten seçme hususunda çalışır.

Allahın nuru, namazdaki kişinin iki kürek kemiğine şarj olur.

Cehennem her yeri kaplarsa, sebebi Allaha ibadet etmemdir.

Engellileri dikkate almayan her medeniyet, preslenir.

Matematik, ön kabullerin bütününün yoğrularak tutarlılık kazanması demektir. Yani akıl, bilgisizken bile bilgi üretebilir.

Devleti halk kurduğu gibi bankayı da halk kurar. Devletin varlığını devam ettirmesinin yolu, varını yoğunu akademiye harcamasıdır.

Ön kabul, sezgi, hayal, birbirinden farklıdır.

Suç işlememiş kişi, suçluya işlediği suç hususunda merhamet edilmesinin bahsini açmaz.

Bilgisizce ve alışkanlıkla yapılan iyilik, faili tarafından imha edilir olan iyiliktir. Ateş, oduna çalışır, havaya fayda sağlar.

Siyasetçi, meslek çeşitlerini arttırması ölçüsünce başarılıdır.

Bir bilginin tamamının söylenmesi bilgi düşmanlarını ittifak ettirir. Bu yüzden, bilgi düşmanları güçlenirse bilginin daha az kısmı söylenir.

Dinin, ahlakın ötesine taşmasına sevinilir, üzülünmez. Bir insanın, peygamber olmasına üzülmeyen, başkasının, zengin olmasına da üzülmez.

Kadın, erkeğin yalnızca ilacı olduğunu düşünür. Erkek, iyileştikçe kadın, uzaklaşma eğilimindedir. Kadın uzaklaşınca erkek sitem eder, kadın tekrar yaklaşır. Böylece erkek, kadının yalnızca kaba sabalıktan hoşlandığını sanır.

Her şeyin akbabaya dönüşmesine gerek yoktu. Akbaba şehirlere giremez, köylere bile giremez.

Bir fikrin canavarlar tarafından benimsenmesi, fikrin yaygınlığına değil yetersizliğine, ilkelliğine işarettir.

Aklın besini, midenin besininin dışarda olması gibi, içerdedir.

Bu yazı, planı elde bulunmayan şaheserlerin, yıkıntılarının hurdalarının bir kısmıdır.

Kışın en soğuk günü, kışın ölüm günüdür.

Suya, niçin söndürmediği sorulmaz, çünkü, boğma ihtimali var. Ateşe, niçin yakmadığı sorulur.

İşler önem sırasına göre sıralandığında, en kıymetsiz iş, en kıymetli olanın kıymetine çıkar.

Aşırılık, bilginin fark edilemeyen yanından, sezgiden, hayalden, yeni bilgi oluşturmaktan, varsayımdan kaynaklanır. Aşırılık, normalden beslenir. Normal, aşırılığı kavrayamazsa erime eğiliminde olur.

Budalalığın daima direnir olması, budalalığın etrafındaki halenin, destandan ibaret olması demektir.

Faiz iktisatın değil, sosyolojinin konusudur.

Dünya hayatı ölmemeyi garanti eder. Çok çatışmalı toplumda saf değiştirenlere, fazlasını garanti etmez.

Bazı durumlarda, tevazu, tevazu gösterilenin yok olmasına sebep olur.

Deliye hergün bayram.

Rüyada görülen, rüyanın sebebi değil, sonucudur.

Kafirin fiilleri, kafirin kendinden daha kıymetlidir. Mümin, fiillerinden daha kıymetlidir.

Bir şey, uğradığı ihanet miktarınca, güvenlik ve şeref kazanır.

Engellisini kaybetmiş olan halk, gezegenini kaybetmiş uydu gibidir.

Hazreti Yunus aleyhisselam, maddenin nasıl arttığını öğretmiştir.

Tövbe suresinin başlangıcında bismillahirrahmanirrahim bulunmaması, tövbe için, Allahın, rahim, rahman veya Allah olması önemli değil demektir.

Kötüyü, kötüyle yok etmek, laboratuvar faaliyetidir.

Asker, devletin sembollerinin nöbetini tutar.

Zina, empati yapmadır. Bununla beraber, neye empati yapıldığı bilinmez.

Avı yorulmuşsa, şahin, şişmanlamış demektir.

Cahil, benliğin iyi bir şey olduğunu sanır. Bu yüzden, asla benliğe saldırmaz. Cahilin saldırması, sebeplidir.

Allahın sevmediği, istemediği şeylere müsaade etmesi her şeye müsaade ettiği anlamına gelir. Direniş, bilginin ölçülmesi ve maddenin ölçüsüzce üzerine boca edilmesiyle olur.

Bir bela doğru tanımlandığında, bela, çevredekilere ve belanın kendisine de isabet etmeye başlar.

Torksuz araba neyse, kaza ve kadere iman etmeyen insan da odur.

İyi insanın umursanmamak, kurtarıcısıdır. Kötü insanın umursanmak, kurtarıcısıdır.

Aşırılıkla mücadele etmek, erdem değildir.

Kendisiyle ilgilenilmesinin yolunun, kendisine zarar verilmesi sanan insan beyin hastalığı olan insandır.

Okyanusların üstünde yürüyebilen bir insanın, çalkantıdan sıçrayan sudan korkması, gülünç olurdu.

Semboller, hariçten biri tarafından sorulmadan sorgulanmaz. Kimse durduk yere, cebindeki paranın sebebini veya ülkesinin yüzölçümünün sebebini sorgulamaz.

Suçluyu cezalandıramayan insanın gülümsemesi, kendisine eziyet etmesinden başka bir şey değildir.

Bir ilişkinin devam edip etmeyeceği söyle anlaşılır: muhatap büyü araştırmaya zorluyor mu zorlamıyor mu?

Bilgi, insanın içinden geçmiyorsa bilgi değildir. Bazı bilgilerin, birilerinin içinden niye geçmesi?

Adanalıların güneşe ateş etmesi gibi, bazen büyü yapmış olanlar da büyü yapmamış olanlara saldırabilir.

Büyü yapmış olanların ilahı, büyü yapmamış olanlardır. Buna karşın bir melek, bazen, imtihan olarak, büyü yapmış kişi kılığında görünebilir. Bazen de bir büyücü, melek kılığında görünebilir.

Bu yazı, okurunun potansiyelini arttırmayı ve potansiyelinin korunmasını sağlar.

Övgü, insanın kendi yükünü övdüğüne yıkmasıdır. Kazancını devam ettirebilmesi için, övdüğünü tanımalı ve kendine gereken yükü tekrar oluşturmalıdır.

Bir presle yolundan çıkarılan ile pressiz olarak yolundan çıkan arasındaki fark, presle yolundan çıkanın, hiç bir değişiklik olmamış gibi yola devam etmeyip, tekrar, zorla çıkarıldığı yoluna dönecek olmasıdır inşallah.

Tufan, belki de bir süre yağmurun barajlanmasıdır.

Gördüğüm kadarıyla, Kürtlerin asimilasyon endişesi var. Başka da endişesi yok.

İnsanın sabrı, vicdanıdır. Vicdanına rağmen bekleyen insanın beklemesi, operasyon kısmıdır.

Kıyamet, her şeyin kıymetini bulmasıdır. Yani kıyamet ne zaman kopar? Bulutlar, bulut olduğunda kopar.

Dünyanın dışarısında problem olması, problemin bulunduğu konumda hayat tezidir.

Cemil Meriç: "Kadın küçük bir mahlûk mudur, adi midir, fani bir zevk vasıtası mıdır? Evet. O halde koklar geçersin. O halde manastıra çekilirsin. O halde homoseksüel olursun. Böyle pespaye bir yaratığa ikbalini, servetini borçlu olmak, adiliğin ta kendisi. Erkek, erkekle boğuşmalı. Kadın tanrıyı mı temsil eder, hayatın manası mıdır? O halde ondan yalnız onu isteyeceksin. Kadın bunların her ikisi de olabilir. Aynı zamanda her ikisi de. Bakacaksın. Paros mermeri kadar güzel bir göğüste, bir hizmetçi kız kalbi taşıyorsa, yüzüne tükürür uzaklaşırsın. Uzaklaşamazsan öldürürsün. Onu öldüremezsen kendini öldürürsün. Kadın basamak olmaz. En kirlisi en molozu, en kaşalotu bile."

Coğrafyaya islam konulduğunda, islamın anlatılmasına gerek kalmaz.

'Bana istediğiniz tuzağı kurun' demek 'bana tuzak kurma kabiliyetinde değilsiniz' demektir.

Hayatın olduğu yerde problem bulunmayabilir. Buna karşın, problemin bulunduğu yerde mutlaka hayat vardır.

Meleklerin faaliyeti, seçmen olmaya benzemekten çok, dedektiflik yapmaya benzer.

Modernist olmayan anarşizm, popülizmin karşısında, rüzgarın karşısında savrulan kuru yapraklar gibidir.

Kadın, erkekte etki bırakmaz.

Midenin besinine, emekle ulaşıldığı gibi, aklın besinine, sosyoloji ile ulaşılır.

Varlık ve yokluk, birbirinin kutbu değildir. İkisinin karışımı, kelimenin kutbudur.

Şeytanlar, melekleri taklit eder. Melekler, şeytanları taklit etmez.

Büyüğün, küçülmesi, mutlaka tekrar büyüyeceği anlamına gelir.

İslam, pasta değil ki araç, gereç veya uygun şart gerektirsin.

Bireysel kazanım, başarıdır. Bireyin başarısı değilse bile bireyin türünün başarısıdır. Bununla beraber, toplum, kazanırken, birey kaybediyorsa, o toplumun bütün öğeleri, mongoldur.

Müslümanın, kötülüğe müsaade etmesi, kötülüğe meydan okumasıdır.

Bilgisizlikten kaynaklanan kötülükle hesaplı kötülüğün, kıyaslanma zorunluluğu yoktur.

Çocuklar, hep çocuk mu kalacak? Onlara, niçin hep materyal hatırlatan çizgi filmler sunuluyor?

Bir şeydeki gereksizler, ortadan kaldırıldığında, o şey çocuklara hitap edebilir olur.

İfsadın bakisi ortaya çıktığında, ifsadın bakisini bile korumak gerekir.

Maddede maddenin kendisi görülemez, maddenin ancak sonuçları görülebilir. Kelimede kelimenin kendisi görülebilir, sonuçları görülemez.

Kötü, her yerde ortaya çıkabilir fakat iyi, her yerde ortaya çıkmayabilir. Bunun sebebi, iyinin, çıktığı ortamın propagandasını sağlar olmasıdır.

Eğer doğu dinleri yok edilmezse, çözemeyeceği problem yoktur. Batı felsefesi yok edilmezse, yapamayacağı iş yoktur.

Yanlış kaynaktan doğru bilgi edinilebilir. Buna karşın, yanlış kaynaktan doğru bilgi edinilmezse bir şey kaybedilmez, Hazreti İbrahim aleyhisselamın tevekkülü bu sebepledir.

Allaha ibadet etmeyen kişinin mevcudiyeti, kişinin kendiyle, barışık değildir. Böyle bir kişinin, cennete girme ihtimali, yüksek değildir.

Ağacın her dalı budanmaz. Her dalı budansa bile, 'her dalı budanır' denmez.

Namaz kılması, insana, hayallerinin sürrealleşmemesi imkanı sağlar.

İnsanın, kendi adalet anlayışını geliştirmesi, duyurması; toplumsal hayatının zorunluluğudur.

Bazı ölümler, futbolcunun saha dışından koşması gibidir. Mekanizmalar onları durduramaz.

Kayzer, gayzer ve dük, dakik yakın kelimelerdir.

Cesaret, güven ortamında ortaya çıkar. Güvensizlik ortamında, ancak cesaret simülasyonu ortaya çıkabilir.

Fakire fakir olduğu için namaz kılıyor diyor, zengine zengin olduğu için namaz kılıyor diyor güvercinimiz namazı yasaklayacak kadar göveremedi.

Bir mağrada besin bulunduğunda, içerisine, canavarların yönelmesinin kaçınılmaz olması gibi, güzellikler barındıran insana, kötülerin akın etmesi kaçınılmazdır.

Hayır işinin, niçin yapıldığı değil, niçin daha önce yapılmadığı tartışma konusu olur.

Mekkenin fethi, Mekkeli müslümanların, şehri terk ettikten sonra, Mekkenin, Mekke olmaktan çıkması sebebiyledir.

Hazreti Yunus aleyhisselam, belki de topluluğuna daha yaklaşabilmek için, topluluğundan uzaklaştı. Öyleyse, hazreti Yunus aleyhisselamın, balığın karnındaki nidası, Adolf Hitlerin, kendini katletmesi gibi dehşetli bir salaklık değil, bir zafer narasıdır.

Din gelecek zamanı, felsefe geçmiş zamanı kurtarır.

Her bilgi, kutuplu olmak zorunda değildir. Bununla birlikte, kutuplu bilginin, karşı kutbunu söylememek, yalan söylemektir.

Bir canavara 'çocuğunu yetiştir' denemez. 'Kendine çalış' denebilir. Yani 'dinine, devletine, bankana, kendine çalış, çocuğuna devlet bakar' denebilir.

Tehcir, tehcir eden için, tehcir edilen için, tehcir edilenlerin kondukları coğrafyadaki yerleşik kimseler için çok zordur. Tehcir edilenler, her şeylerini unutuyor, tehcir edildiklerini unutmuyorlar. Tehcirin tek çözümü, göç ettirilenlerin geri yerlerine dönmesidir. Bir de adaletten kaçtığı halde, tehcir edilmiş gibi davrananlar var.
Elinde diploması olmayan, öğretmen olamaz. Diploması olmayan, samuray olabilir.

Kendi sınırları içinde kolonileşmeyen devlet, çadır devletidir, bir vuruşluk canı olan devlettir.

Federal devlet, direksiyonsuz arabaya, bel fıtığı olan insana benzer.

Toplumda komün basamağı, arabada akü gibidir.

Topluma vermeden, toplumdan alanlar, toplumun engellileridir.

Üreme organı, insanın, çoğalmasını değil var olmasını sağlar.

Düşmanı, düşmanın yöntemiyle yenmeye çalışmak, budalalığın, zavallılığın doruğudur. Yense, ebedi mağlup olur. Bari yenilse de başka şansı kalsa.

Kendi güvenliğini sağlayan insan, kötülüğe müsaade eder ki kötü, kötülük, gideceği yere varsın.

Birbirimizi yemeyelim, Mekkeli müşriklerin, hazreti Muhammet aleyhisselamı kabul etmeme sebebi, hazreti Muhammet aleyhisselamın hüviyeti değil şahsiyetidir.

Belaların, isabet etmeleri için sebepleri olmaz, bahaneleri olur. Kemikler, sebepli mi gelişiyor?

Kainatta üniforma yoktur. Üniformaya -ölüme ölüm eklemesinde değil- ancak yaşama yaşam eklemesinde izin verilebilir ki gelin - damat bile aynı kalıp kıyafeti giymiyor.

Bazı anlatıcılar, anlattıkları yüklerden daha ağırdır. Bu durumda, yükün anlatıcısı taşınır.

Cinsel ilişki, ahlaksızlık olduğundan değil, hariçtekilerin konsantrasyonunu bozduğundan gizli yapılır.

Yemenin, ayvayı yemek anlamına gelmemesi gibi, cinsel ilişki, zina anlamına gelmez.

Var mı, yok mu, varsa zararlı mı, zararsız mı bilinmeyen şeyler, mantığa tercih edilmez. Simülasyonlara, bu konuda muhalefet edilebilir.

İnsan, asil rüyasını, uyurken de uyanıkken de ölünce de göremez.

Bazı haritalar, yükseklik göstermez.

Yapması gereken işi yapanın, yapacağı iş kestirilemez.

Avlanamayacağını bilen avın kaçması, avcı avlamaktır. Avlanacağını bilmeyen avın kaçması da avcı avlamaktır.

Havuzda yüzemiyorum diyen birine, çözüm olarak insanla dolu bir havuz sunmayacağım.

Problem çıkarana, devlet de banka da yetmez. Her yeri devletle, bankayla doldurmak zorunda değiliz. Problemi olmayan, devlete de bankaya da gereksinim duymaz.

Dinamik siyasetçinin kaza ve kadere imanı daha fazladır. Statik siyasetçinin ahirete imanı daha fazladır.

Güvercini uçuran, rüzgar veya yokluk değil, havadaki gazlardır.

Askere soru sormak, elçi öldürmekten farksızdır.

'Herhangi bir şey olmasaydı, diğer herhangi bir şey olur muydu, olmaz mıydı' tartışmasının cevabı şöyledir; herhangi bir şey olmasaydı, hiçbir şey olmazdı.

Batıl, tanındıkça yok olur. Hak, tanındıkça şiddetlenir.

Hırs, gevşerse yönelimi değişir. Tutku, gevşerse kapsamı artar, sonra tekrar sıkılaşır. Hırs, tutkunun gayrimeşru olanıdır.

Bazı yakınlar adalet sebebiyle çok uzaktır. Bazı uzaklar adalet sebebiyle çok yakındır.

Küçümseme, bir yol ayrımıdır; küçümsenen küçük değilse, küçümseyen küçüktür.

Bazı insanlar, laneti görür, irşat oldum sanır. Halbuki, aynasıyla burun buruna gelmiştir.

Her arabanın birinci vitesi, geri vitestir. Çünkü, arabanın gerekliliği tartışmalıdır.

Çocuğu yetişkinden ayıran, çocuğun cinsel ilişkiden habersiz olmasıdır.

Kıymetli olan, kıymetsiz olanı yok etmekle kalmaz, kıymet bilmezi de yok eder.

Adalete göre varlıklar, yıldız etrafındaki gezegenler gibidir.

Davranıştan sonra kelime ortaya çıkar. Kelimeden sonra düşünce ortaya çıkar. Bu durum, ölçülenin sürekli olarak daraldığı anlamına gelir. Bu daralanı, sürrealizm gevşetir.

Allahın, bazı şeylere kıymet verip, bazı şeylere kıymet vermemesi, Allahın yaratmasının, imar şeklinde değil, saçmak şeklinde olduğunu gösterir.

Kötülük görmeden, iyilik bilinemiyor olsaydı, koyunlar, avluya tıkılamazdı.

Belirsizliğin nokta boyutlarında olanı bile, bütün azgınları, helak eder.

Yahudiler, peygamberlik iddiasındaki kişinin kafasına, kılıç vururlardı. Ölürse, sahte peygamberdiyse, bir din düşmanından kurtulduk diye düşünürlerdi. Gerçek peygamberdiyse, misyonunu tamamladı, diyip başlarına gelecek azaba sabrederlerdi. Ölmezse, gözlem altında tutmaya devam ederlerdi.

Bir konuda, her yerde karşılaşılan bir hadisi şerif, başka zaman, hiçbir yerde bulunamıyorsa, hadis uyduruluyor demektir.

Şeytanı, insanın, terk ettiği makamdan başkasına konumlanamaz.

Her şey birbirinin aynısıdır. Yani varlığı, yokluğu, değişimi aynıdır. Buna karşın, yerleri farklı olduğu için hareketleri farklıdır.

'Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık. Eğer bir eğlence edinmek isteseydik onu kendi katımızdan edinirdik.' demek, mülk resmiyette değil, fiiliyatta Allahındır demektir.

Din, Allaha ibadet etmenin değil, Allaha ibadet etmemenin yollarını gösterir. Allaha ibadet etmemenin yollarını da ben kapatıyorum.

Kır, kenti besler. Kent, kırı korur. Kıra bela isabet etmişse, statik problem var demektir. Kent açlık çekiyorsa, dinamik problem var demektir.

En kötü, kötünün görünmezlik pelerinidir.

Rüya, anlam değil, besindir. Kısa bir süre uyanık olmamak bile dinlenme açısından çok büyük nimettir.

Rüyanın başlangıç kısmı, geçmiş zamanı kasteder.

Zamanı sevmek, yaratılmakta olanı veya henüz yaratılmamış olanı sevmektir.

Rüya, eldeki maddenin üzerine, tükenmez mantığın, boca edilmesidir. Buna karşın, mantığın tamamının boca edilmesi olmayabilir.

Yalnızca nasipsizler, kainata, kitap der. Kainat, kitap değil, maddedir.

Budala insan, mesleğinin ve hobisinin penceresinden bakar.

Hazırlık yapıldığında, bertaraf edilemeyecek bela yoktur.

Büyü yapmamak, büyü yapmayı araştırmamak, bir çeşit oruç tutmadır.

Trafikte, kırmızı ışık, 'dur' değil, 'yaklaş ve dur' demektir.

Sözleşmesine uymanın karşılığını isteyen, insan cemiyet insanıdır. Görevini yerine getirmenin karşılığını isteyen insan, hizip insanıdır.

Hazreti Adem aleyhisselamdan beri ıslah olmamış şeytanın durumu, elbette bir veya birkaç peygamberle ıslah olmayıp helak olarak kendi diplerini bulmuş insanların durumundan daha kötüdür.

Allaha ibadet etmek, kötülerin davasını iptal ettiğinden, Allaha ibadet eden kişiye, kötülerle mücadele etme hakkı verir ve somurtma yani vakar hakkı verir.

İnsanın iki ayağı, dini hayat ve dünyevi hayat değil, bireysel hayat ve toplumsal hayattır.

'Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.' ayeti müminlere hitap eder. Allah dileme hususunda, mümin olmayanlara, tenisçinin tenis topunu atması veya serbest düşüşe bırakması gibi serbest bırakma şeklinde muamele edebilir.

Dünya hayatı, borsa oynamak veya tombala oynamak olmadığından, 'dünyada görmeyen, ahirette de göremez.' diyemeyiz.

Allahtan başka ulunun olmadığının bilinmesi, manevi yüksekliklerin, israf sanılmasını engeller.

Göz, hem miyop, hem hipermetrop olmaz.

Çarpıklık üzerine kurulan sistem, magma araştırmaları için kullanılabilir.

Her bir insanı, melek, korur. Yani insanın korunması, sondan başa doğrudur. İnsan taşkınlık yaptığında, bu korunma görevini de kendi üzerine almış olur. Yani ne saldırı alırsa taşkınlığı sebebiyledir. Buna karşın, taşkınlık yapmazsa, hiçbir şey elde edemez.

Bankanın ölçüsü, sermayesi değil, şuurudur.

Sanatın lokomotif olmasından ötürü, çok fazla sanat, trafik kazalarına sebep olur.

İdeal insan, bir tek insandır. Diğer insanlar ne olacak bilinmez. Kendi idealleri olan insanlar, çok insanlardır.

Büyü yapılması, büyü yapılan kişinin, olumsuzluklarla karşılaşması, olumsuzluklarla karşılaşan kişinin, kafir olması değildir. Kötü biri olması değildir.

Öfkeyle alay edeni, öfkeli değil, öfke yakar. Bazen, öfke, öfkeyle alay eder.

Bir defa hikmetle karşılaşılması, geçmiş zamandaki her şeyin hikmetli olması demektir. Bu yüzden, geçmiş zamandaki her şeyin hikmetli olduğunu düşünmeyen kişi, hikmet aramaz.

Allaha ibadet etmek haricindeki her fiil, edilgendir. Yani yaşamdan uzaklaşmaktır, ahlakı bozar. Allaha ibadet etme fiilleri, etkendirler. Yaşama yaklaştırır, ahlakı düzeltir.

Allah, cüzzileri bilmiyor, küllileri biliyorsa, küllileri, cüzziler için biliyordur.

Bir kutup çevresel zorluklar, diğer kutup mistisizm, nihilizm olarak zıt iki kutuptur. İnsan hayatı bu iki kutup arasında olduğundan, bu kutupların arasının açılması, rahatlık sağlar. Denizi, hazreti Musa aleyhisselam açmıştı, firavun kapattı.

Bir şey, milyonlarca yıl inatla söylenmemişse, belki de hiç söylenmeyecektir.

Namazda kollarını bağlayan insanın, kanatları açılır.

İnsanın, elindekilerin kıymetini bilmediğinin vurgulanması, vurgulayana bir şey kaybettirmez.

Engellilerini dikkate almayan toplum, engelli toplumdur.

Güzel duygu, kelimeleştirilmezse, unutulur.

İnsan, Allahtan başka ulu görüyorsa, o insan çürüyor demektir

Kendisine bela isabet etmesinden beslenen insan, bela ile korkutulamaz.

İyi, iyi sonuç verendir. Kötü, kötü sonuç verendir.

Özetle, yetenek, sembolizm ipleriyle, realizmin kuklası olur.

Dini tartışmalar, gerçeğin bilinmemesinden değil, gerçeğin bir kısmına dikkat çekilmesi isteğinden çıkar. Ayrıca bazı gerçekler, daha gerçektir.

Kısas yapmak, kısas yapanı, kısas yapılana, empati yapmak zorunda bırakır. Oysa, kimine ceza olan, kimine ödüldür.

Bilgililer, kötülere karşı güvenlik önlemi aldıklarında, kötüleri yanlarında, bazen tutarlar.

Obsesyon, güvenlik antrenmanıdır.

Ateşin kar yağışı ile sönmemesi gibi, şeytan da dinsizleştirmeyle alt edilemez.

Peygamberler, konvoy başı olmadıklarından, peygamberleri, kötülükte geçmek sakıncalıdır, hayır yani iyilik yapmada geçmek, sakıncalı değildir.

Ateşin önce pürleri yakması gibi, kötüler de önce kötüleri yakar.

Bilgisayarlar, en yavaş parçaları hızındadır.

Doğru akımdan, alternatif akıma yalnızca pres geçirtir ve alternatif akımda hiçbir hesap tutmaz.

Rüya, bir çeşit çember genişlemesidir. Rüyada, akıl yerine, yapay akıl olarak kainat vardır.

Muhalif felsefe, şecerei zakkumsa, hidayet, şecerei tuubaysa, muhalif felsefeyi gerektiren, zakkumdan, hidayeti gerektiren, tuubadan yer.

Adaletsizlikler, çalar saatlerdir ve her biri bir defa çalar.

Ağacın, ökse otusuyla yaprağını ayırt edememek, çaba gerektirir.

Rüya, smear tabakasıdır.

Bir şeyi vurguyla görmek, görülenin, görene, fayda sağlama potansiyelinin ve zarar sağlama potansiyelinin çok fazla olması demektir.

Gerçek dinin, sorunları artmaz, çözümleri artar.

Koyun bile kendisine çoban aramıyor. Kahrolsun bazı salaklıklar.

İnsanın, -eğer doğru işler yapıyorsa- kendisine iştirak edenleri göz önünde bulundurması, yaptığı işlere, çarpan değeri teşkil eder.

Büyücü, büyü yapılmasının engelini kaldıran kişidir. İnsana, kendi terk ettiği idealinden gelir büyü.

Peygamberlerin cennetlerinden daha iyisi yoktur. Buna karşın bazı cennetler, cehennemleri yok etme rekoru kırmaktan ibarettir.

İnsanın, Allaha ibadet etmek dışında her fiilinden pişmanlık duyar olması sebebiyle küçük kararlarını çok sık değiştirmeyen insan, büyük kararlarını değiştirmek zorunda kalır.

Yokluktan medet uman, yokluk kadar var değildir.

Ütopyayı mücadele geliştirir. Distopyayı itaat çökertir.

Öfkesiz müslüman, midesiz insan gibidir. Midenin besininin yemekler olması gibi, öfkenin besini de beden temizliğidir.

Hafızada tutulduğu sürece, rüyaların gasp edilmesi mümkün değildir. Hafızada tutulduğu sürece, hayallerin dahi gasp edilmesi mümkün değildir.

Kötü unsurlar içeren bir rüya, bütünüyle kötü rüya olmayabilir.

Gök denince akla bulutlar gelir, buna karşın, iş ciddileşince akla yıldızlar gelir. Din konusu da buna benzerdir.

Ülkelerinin sınırlarının dar veya geniş olması, ülkenin insanlarının çok problemli veya az problemli oldukları göstergesi değildir.

Erkek, vakar sever. Kadın, duyarlılık sever.

Çevredeki toprak, insanı gömmeye yeter. Yetmezse, insanın kendisindeki toprak, insanın kendisini gömmeye yeter.

Kalbini temizler şahidinin, dünyeviyetteki güzellik simülasyonu, şahidi iştirak etmediği müddetçe.

Yaşam enerjisi, cinsel enerjiye dönüşebilir. Cinsel enerji, yaşam enerjisine dönüşebilir.

Yargının karşıtı, felah değil, sevgidir.

Allaha ibadete devam eden kişinin, zamanla, -Allahın cebretmesi miktarı haricinde- Allahı tanımaya gereksinim duyması azalır.

Domatesin, biberin, bütün iç yapısının, herkesçe bilinmesinin gereksiz olması kadar değilse bile, bir kişinin Allahı bütünüyle bilmesinden, Allaha ibadet etmesi daha önceliklidir.

"Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ tekûnû kelleżîne keferû ve kâlû li-iḣvânihim iżâ darabû fî-l-ardi ev kânû ġuzzen lev kânû ‘indenâ mâ mâtû vemâ kutilû" ayetinde, bilerek veya bilmeyerek yapılan bir istihzanın bahsi vardır. Çünkü, savaşa çıktığını bilen kişiye, ölme ihtimalinin olduğuna dair bir bilgilendirme yapılması, gerekli değildir.

Rüya bile dürüst değil ki, büyücünün verdiği haber doğru olsun.

Soğan çürüğü, soğanın kendisi değildir. Buna karşılık, soğanın harici de değildir.


Büyü yapmamış birinin, büyücülerden faydalanması, nükleer santralle elektrik üretmesi gibidir. Nükleer santral:

  1. Çalıştırma maliyeti yüksektir.
  2. Çevreye verdiği zararların giderilmesi maliyeti yüksektir.
  3. Hacim gerektirir.
  4. Rutin çalışmasında bile çevreyi radyasyon yayarak kirletir.
  5. Patlaması durumunda, çevreye geri dönüşü olmayan çok büyük zararlar verir.
  6. Yüksek verimle elektrik üretir.


Öfke, termik santral gibidir ki yakıtı şuurdur.

İffet, hidroelektrik santrali gibidir.

Folk, rüzgar enerjisi santrali gibidir.

Emek, dinamo gibidir.

Dünyanın, güneşin etrafında dönmesi gibi, kalp de aklın farklı kısımlarının izdüşümlüğünde savrulur.

Sevilen, ateş gibidir ki ne yaktığı.

Felsefe, solar enerji santrali ile elektrik üretmek gibidir.

Dağın, eteklerine çıkamaz olan kişiye, dağın doruğundan bahsedilmez.

Mızrağı saplayan, mızrağın sivriliği değil, hızıdır.

Yalancı yetiştiren, bilgiyi kendi çabasıyla edinmek zorunda kalır.

Hafızada tutmanın yolu, soyutlamaktır.

İnsanların, birbiriyle mükalemesini engellemek, insanların evlatlarını öldürmektir.

Oyunda şah olan, gerçekte biblo olabilir.

Kendine boğulan, bireysel hayatı, kurbağalık sanar.

Durumları farklı olan insanların, bilgileri de farklıdır. Bilgilerin farklı olması, fayda ve zarar anlayışının farklı olması demektir. İnsanlar, sosyolojiye yönelmeleri halinde, insanların, bilgilerinin farklı farklı olması, sosyolojiye yönelen insanları, emeğe sevk eder.

Ne, hangi konuda şiddetlenirse, o konuda mükemmelleşir. Mükemmeleşince de başına bela isabet eder.

Yokluk, insanın, ait olduklarıdır. Varlık, insanın, sahip olduklarıdır.

Sona doğru yavaşlaması, yarışçının, şanıdır.

Namaz, vakti sebebiyle değil, vaktinin öncesi sebebiyle kılınır.

İnsan, şiddetli olmama hakkına sahiptir. Daha önce şiddete başvurmuş insanın da şiddete başvurmama hakkı vardır. Buna karşın, şiddetle yapıp pişmanlık duyduğu işten ötürü, şiddetlenme kabiliyetinin olduğunu fark ederek şiddetle iyi işler yapabilir.

İnsanın, kendi soluk alış verişini rüzgar veya fırtına sanması, tarihte çok sık karşılaşılan bir olaydır.

Cennetten bile fazlasını vaadeden bir insanın, bir tane olsun iyi bir şey sunmuş olması gerekmez miydi?

İnsanın vatanı, sarf ettiği kelimelerdir.

Meyvenin çürümesi, hayat veya hayatlardır. Tohumun çürümesi, ölüm veya ölümlerdir.

Zehir, panzehir değildir. Zehirden panzehir yapılır.

Arap ayaklanmaları, Türklerin katılmaması sayesinde, İslam baharı olarak değil, Arap baharı olarak adlandırıldı.

Allahın davası, en son Allahı etkiler ama etkiler.

Umut, insanı çocuksu gösterir. Umutsuzluk, ihtiyar gösterir.

Hazreti Süleyman alehisselamın ölümünün, asasının bir ağaç kurdu tarafından yenilerek, cesedinin yere düşmesiyle anlaşılması, korkutucu siyasetin değil, başarılı siyasetin meyvelerindendir. Bundan daha başarılı siyaset de var ancak hazreti Süleyman aleyhisselam, o süreçte ölmüş olduğu için daha ilerisini yapmadı.

Kötü, nasıl olsa kendini yok eder. İş ki iyiyi yok etmek.

Bazı kötülükler şovdur. 'Sen bu noktaya çıkamazsın' demektir.

Kıymetini vermek, kıymet vermeye göre hiçbir şeydir.

Hırsızlık, insanın, yalnızca, kendi gelecek zamanından çalmasıdır.

Cismin yönünün, cismin gölgesinden bilinememesi gibi, cisim, diğer boyutlarından tanınamaz. Bunun sebebi, diğer boyutların uzaylarının, aynı oranda bilinmemesidir.

Bütün dünyeviyeti yok etmeyi hedeflemişse bir saldırgan, bertaraf edilmiş demektir.

Günlük hayat içindeki iş hayatı, birbirine zıt üç kutup olan optimizasyon, iş bölümü ve üretimin içindedir.

Komünizmi yağmacılık, demokrasiyi kaş göz yaparak insanlarla alay etmek sanmak, yobazların vasfıdır. Yobazlar, komünizmin ve demokrasinin aşağılanacağını sanıyorlar.

Kötüyü yok etmektense fikrini yok etmek, kötülüğü yok etmektense tabiilerini yok etmek mantıklı değildir.

Türkün saldırışı, düşmanına onur katar.

Emek verilmeyen her şey, uzaya homojen dağılır.

Çevresiyle uyumlu olan, tefekkür etmez. Bu yüzden, fikir adamının övgülerinin ve fikir adamının çevresinin, fikir adamıyla alakalı olduğunun sanılması doğru değildir.

Yetmişiki millet varlığını, Türk milletine hizmetten kazandı. Horoz mu tavuğu gebe bırakır, tavuk mu horozu gebe bırakır?

İnsanın hayallerinden herhangi biri, beş metreküpü aşıyorsa, o hayali sürrealleşiyor demektir.

Anlatıcı, yanlış anlatmıyorsa, dinleyicinin yanlış anlamasından sorumlu değildir.

Pişkin aşa, su katılmaz.

Uzaklaşması sebepli olanın, yaklaşması sebepsiz olamaz.

Ailesi olmayanın, toplumu yoktur. Toplumu olmayanın, kendisi yoktur.

Birbirini tekfir eden iki insanın, beraberce saadet bulma ihtimali yoktur.

Diller ve kültürler, ahlak defineleridir. Herhangi bir dilin veya herhangi bir kültürün gelişmesini engellemeye çalışan kişi, ahlak düşmanıdır.

Bir törenin, bütün unsurları, aynı saygınlıktadır.

Kendi hızıdır, kafiri parçalayan.

Kendi simülasyonunu oluşturur, Allaha ibadet.

Profilaksi, sağlık için değil, temizlik içindir.

Rüyada biri çevrenin, biri benliğin olmak üzere iki dava vardır. Çevre, rüyadaki çevrenin, rüyayı görenin benliği, rüyadaki benliğin, rüyayı görenin çevresi olduğunu iddia eder. Rüyanın recieveri, rüyadaki çevrenin, çevre, rüyadaki kendisinin de kendisi olduğunu iddia eder.

Duyular yani doyumlar olmasaydı, insan kendine bile ulaşamazdı ki kendini geçip çevreden haberdar olsun.

Ayaksız baş yapılabilir, başsız ayak yapılamaz.

Olduğundan zengin görünmek, Las Vegasta işe yarayabilir.

Suç işleyen kişi, çevresiyle beraber alçalır. Bu yüzden, alçaldığından haberdar olmayabilir.

Olduğundan fakir görünen kişi, fakir değilse bile mental açıdan fakirdir. Bu yüzden, olduğundan fakir görünen kişiye, sadaka verilmesinde bir sakınca yoktur.

Gerçeküstü, öğrenmenin ortamıdır. Gerçek, uygulamanın ortamıdır.

İki şey birbirinden ayrılması gerekiyorsa maddenin ayıramadığını zaman ayırır.

Aynı demek, yani demektir. Yani bir konunun farklı şekilde anlatılmasıdır.

Dersler hep geçmiş zamandadır.

Ders, halka, halkın kelimeleriyle cümleleriyle anlatılır.

Kafir, rüyayı gerçek, gerçeği rüya gibi anlatır.

Sosyalizm ile bireysel meseleleri çözmek, mamutla bostan sulamaya gitmek gibidir.

Her besine atıf yapılır. Bu yüzden, kendisine atıf yapılamayan besin yani besinsizlik Allahın besinidir.

Eldiven giyenin, kolonyaya da sabuna da ihtiyacı olmaz.

Yazının tamamı: https://sametaltinkaya.wordpress.com/cikarimlar/
 

Bu konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Misafirler: 1)

Türkiye’nin ilk webmaster forum sitesi iyinet.com'da forum üyeleri tarafından yapılan tüm paylaşımlardan; Türk Ceza Kanunu’nun 20. Maddesinin, 5651 Sayılı Kanununun 4. maddesinin 2. fıkrasına göre, paylaşım yapan üyeler sorumludur. iyinet.com sayfalarında yer alan yazı, görsel ve linklerle ilgili hukuki şikayetleriniz için Buradan iletişime geçmeniz durumunda, ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 7 gün içerisinde iyinet yönetimince tarafınıza dönüş sağlanacaktır. Betcup Artemisbet Forum canlı bahis sohbet - - chat
Üst