Sosyal Medya

Sosyal Medya Ebeveynliği

Sosyal medya, bireylerin kendi içeriklerini kendileri oluşturarak paylaştıkları sosyal ağlardır. Kullanıcılar, fotoğraf, video, müzik gibi özel ilgi alanlarına dair paylaşımlar yapmakta, bu şekilde oluşturulan anlık etkileşimler sayesinde de, insanlar arası ilişkiler çok daha hızlı, anlık olarak kaydedilmektedir.

Kişilerin günlük aktivitelerini, istedikleri her an dış dünyaya aktarabiliyor olmaları, bir noktada özel hayat tanımını da büyük ölçüde değiştirmiştir. Geleneksel çerçeveden baktığımızda, dışa daha kapalı ve merak edilen özel yaşam kavramının yerini. Bireyler hakkında her saniye, her dakika bilgi sahibi olduğumuz, takipte kalabildiğimiz bir kavrama dönüştürmüştür.

 Sosyal Medya Ebeveynliği

Elbetteki öznel bilinciyle, doğru bulduğu ölçüde, bu mecralarda (facebook, instagram, gibi) paylaşım yapanların özgürlüğüne kimse karışamaz, müdahale edemez. Fakat daha akıl erginliğini tamamlamamış, kendi öz kararı olmayan çocukların, ebeveynleri tarafından sürekli bir paylaşım unsuru haline getirilmesi durumuna bir parça eleştirel bakmak gerekir.

Her anlarının ebeveynleri tarafından sosyal medyaya aktarılması, bir ölçüde çocukların özel hayatına karşı yapılan şey, tabiri caizse, özel hayata saldırıdır. İnternet ortamında yayımlanan her bir fotoğraf, video vb içeriklerin silinmediği gerçeğini göz önüne alırsak, ilerleyen yıllarda çocukların akran zorbalığına,  belki de okul döneminde bu paylaşımlar üzerinden, psikolojik şiddete maruz kalması olasıdır.

Sosyal Medyaya Dikkat!

Dışarıdan bakıldığında çok da masum görünen bu sosyal medya içeriklerinin, özellikle son yıllarda ülkemizde artış gösteren pedofili vakalarında etki gösterebileceği tartışılan konular arasındadır. Çocukların çıplak hallerde fotoğraf ve videolarının bu platformlarda yayınlandığını düşünecek olursak aradaki bağlantıyı fark etmemek yanlış olur.

Olası tehlikeler haricinde unutmamak gerekir ki, dünyaya gelen her bireyin, özel hakları vardır. Yaptığımız bu paylaşımlarda  kötü niyetli olmasak bile, çocuklarımızın bu haklarını gözardı edecek hareketlerden kaçınmamız gerekir.

Çünkü farkında olarak ya da olmayarak, sosyal medya artık toplumsal yapının farklı bir uzantısıdır. Çocuklarımızı fiili hayatta koruduğumuz, sakındığımız kadar, sanal dünyadan da korumamız gerekir. Dünya ile etkileşimin olduğu bu kanallarda kimin iyi kimin kötü olduğunu tespit edebilmek oldukça zordur. Bu yüzden anne ve babalar olarak, hem kişisel haklara saygı duymak açısından hem de çocuklarımızı bu dünyanın zararlarından korumak açısından, kendi önlemlerimizi almak zorundayız.