AHMET TAŞGETİREN'E KOLAY SORU VE CEVAPLAR - Ahmet Alp HAN

ahze21

0
İyinet Üyesi
Katılım
26 Nisan 2008
Mesajlar
14
Reaction score
1
'Fakir', gençlik vakitlerinde çok heyecanlı ve ateşin bir mizaca sahipti. Yani her an ağzımla ve elimle bir pot kırabilir, kalpleri ise paramparça edebilirdim, ettim de. Çok şükür, zor da olsa o halimi bir kalıba döküp yumuşatmayı başarabildim.



Gençliğimde çok yanlışlarım oldu dedim ya... gerçekten de çok oldu. Hele biri var ki hala "yanlış" diye nitelendirmeye yanaşmıyor kalbim. Bir köşe yazarını kendime model almıştım. Kim mi? Bir vakitler cemaat ve Hocaefendi hayranı ve düşkünü olan Ahmet Taşgetiren.

Büyük bir dimağ ve tatlı sert yumuşak bir dildi beni cezbeden. Nedense o, tatlı sert yumuşaklık beni mest etmiş peşinden koşturuyordu.



Evet, çok olmadı "fakir"i kalbinden vurması. Bir an da ters köşe yapması. Kendisine kol kanat geren bir camiayı terk edip gitmiş, gönüllerde bir burukluk hasıl etmişti.



Açıkcası şimdi ne yapar ne eder diye hiç merak etmedim. Taki zayıf bir yazısıyla karşılaşana kadar. "Yazık" dedim kendi kendime. "YAZIK!" hem de büyük harflerle YAZIK!



Hazret, bir vakitler el ele, kol kola her yere gittiği, birlikte koştuğu ve herkesten iyi tanıdığını iddia ettiği bir camiaya ve başındaki insana hakaretler yağdırıyor. Bir vakitler, işine öyle geliyordu zar, kendisinde ne için kullandığını bilemediğimiz bir aklın camia mensuplarında olmadığını zannederek bol keseden dağıtıyor.



Şöyle diyor yazısının başlığında ""AMERİKA'DA İSLAMİ HİZMET Mİ YAPIYORSUNUZ?" :)



Allah bilir, hazret, Allah bilir.



Cemaat, niyetine Allah rızasını bağlamışsa Allah bilir. Bugüne kadar da, daha dün kulübede yaşayıp da zenginliğiyle ve hırsızlığıyla ünlü bir cemaat mensubu görmedik çok şükür.



Kalplerinde bir maraz (Hastalık) bulunan her insan başkalarını da kendileri gibi düşünür.



İki hırsız bir dükkanın karşısında durmuş, kafalarında yapacakları soygunun analizini ve son rötuşlarını yapıyorlarmış. Tam o esnada sokaktan sade bir vatandaş geçmiş ve gayr-i ihtiyari dükkana bakmış. İki hırsız hemen yaftayı yapıştırmış: "Bu da bizden."



Ahmet Bey'in düşünceleri de bu istikamette. Cemaatin her işinin altında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aleyhine hareket olduğu ve lobi yaptığı fikri haiz.



Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Hizmet hareketinin ABD'de cumhurbaşkanı aleyhine kaç tane lobi faaliyeti hakkında bilgi ve belgeniz var acaba diye sormak isterim "hazret"e.



Acaba "hazret", hükümetimiz ve yandaş medya tarafından ABD meclisine gönderilen belgeleri ve resmi olarak yapılan lobilerden haberdar mı? Haberdarsa buna ne der? Görmek istediği sadece başkaları mı yoksa?



Örnek 1: Daily Sabah muhabiri Fethullah Gülen'i 'ABD ve Vatikan düşmanı' diyerek ABD'ye şikayet etti.



Örnek 2: Hükümet, ABD makamlarına, Gülen Cemaati lideri Fethullah Gülen'in pasaportunu "yalan beyanda" bulunarak aldığını ve iptal edildiğini bildirdi. Fethullah Gülen'in avukatı Nurullah Albayrak, Gülen'in internet sitesinden yayınladığı açıklamayla haberin çarpıtma olduğunu savundu ve idare mahkemesinin pasaport iptal işlemini iptal ettiğini söyledi. Albayrak "Bu haber doğruysa, Türk makamları ABD'ye yalan beyanda bulunmuşlar." dedi.



Örnek 3: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ekvator Ginesi’nde “2. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi”ne katılarak Afrikalı liderlere hitaben bir konuşma yaptı.

Erdoğan konuşmasında isim vermeden yurtdışındaki Türk okullarındaki eğitim gönüllülerini ve yardım faaliyeti gösteren kuruluşları Afrikalı liderlere şikayet etti.

Örnek 4: , Örnek 5: vs...

Örnekleri çoğaltmaya gerek yok, kısa bir google aramasından öğrenilebilir. Hazret gazetecidir; biraz araştırma yaparak kendisini zorlasın.



Zaman gazetesinin bir yazarının daha önce ifade etmiş olduğu yazıdan yola çıkarak kendi davasının haklılığını ortaya koymuş hazret, bir yerde de. Kendi sorusunu yine kendi kendi yazdığı bir cümleyle cevaplayayım:

Ahmet Taşgetiren: "Biliyorum, dün de “Dialog” çalışmalarına “İslami hizmet-tebliğ” demediniz. Benceğiz de “Uluslararası ortamda işe dialogla başlanır, sonra İslam’a gelinir” gibi safdil yorumlar yaptım." Hazrete, bu sözlerinden dolayı şapka çıkarıyorum. Siyasilere hayır dua okutur cinsten "dün dündür, bugün bugündür." felsefesinde gazeteci yazar olarak bir çığır açtınız. Safdillik her vakit ve her yerde olunabilir. Biz sizi o vakitler "safdil" değil de "entellektüel" bilirdik.



Dün başka bugün başka konuşanların yarın da başka şeyler iddia edebilecekleri ortadayken biz sizi nasıl ciddiye alıp dinleyelim?



"Aynaya bakın" gibi iddialı cümlelere ise, çok şükür biz beş vakit abdest alırken bakıyoruz, cevabını veriyorum. Peki, a "hazret" sen, dünü bugünü farklı ruh haletin ve kendi itiraf ettiğin safdilliğinle o aynalara rahat bakabiliyor musun?



Not: Türk Okullarının sayısı her geçen gün artıyor. Japonya'da güzel mi güzel bir okul daha açıldı. Afrika'dakilerin sayısını ise ben tutmadım. Herkes yaptığı işle anılır. Allah hizmet duygu ve düşüncesinden ayırmasın.



Ahmet Alp HAN

Global Haber

Twitter: @ahze22
 

Türkiye’nin ilk webmaster forum sitesi iyinet.com'da forum üyeleri tarafından yapılan tüm paylaşımlardan; Türk Ceza Kanunu’nun 20. Maddesinin, 5651 Sayılı Kanununun 4. maddesinin 2. fıkrasına göre, paylaşım yapan üyeler sorumludur.

Backlink ve Tanıtım Yazısı için iletişime geçmek için Skype Adresimiz: .cid.1580508955483fe5

Elektronik Sigara
Üst