TÜRK - KÜRT ARASINDA TEK FARK BİR HARFTİR - Ahmet Alp HAN

ahze21

0
İyinet Üyesi
Katılım
26 Nisan 2008
Mesajlar
14
Reaction score
1
Terörü lanetleyeceğim diye mevsimlik işçi taşıyan otobüsleri durdurmak ve içindeki masum Kürt kardeşimizi dövmek, yine sırf adı "Adıyaman Sofrası" diye bir dükkanı talan edip, paramparça etmek hangi vicdanın kabullenebileceği bir eylemdir bilinmez. Fakat şükür ki zulüm gören mazlum esnaf temkin halinde.

Kırşehir'de dünkü terörü protesto olayları sırasında yakılan işyerleri arasında bulunan konfeksiyon mağazasının sahipleri Servet ve Hüseyin Beydoğan kardeşler, olaylardan Kırşehir halkın sorumlu olmadığını söylediler. Devamı ise şu sokağa çekilen insanlara ders olacak nitelikte sözler: 'Yüzyıllardır bir bütünüz ve bir bütün kalacağız' , "Mağazamıza yapılan bu saldırı Kırşehir halkı tarafından değil, şehrimize dışarıdan gelen ve ülkemizi iç savaşa sürüklemeye çalışan provokatörler tarafından yapılmıştır."

Maalesef bu olaylar 7 Haziran'dan sonra, yani HDP'nin barajı geçmesi ve bir kısım, liderlerini "BAŞKAN" yapma hevesinde olanların, vermiş oldukları o kadar ödüne rağmen bu şansı ellerinden kaçırmaları üzerine patlak verdi.

Daha öncesinde, koca koca devletli bazı zatların PKK ve HDP ile sürdürdükleri flörtü bilmeyen yoktur. Hani Irak'taki Kürdistan eyaletinin devlet adamlarıyla barış güvercinleri uçurttukları ve güvenlik güçlerine "sakın teröristlere ateş açmayın" diye uyarılarda bulundukları dönem. Elele, kolkola yürürlerken güneydoğudaki illerimizde bulunan Dershane ve Okuma Salonlarını PKK'lı teröristlerin ateşe verdikleri ama devletten tek bir sesin bile çıkmadığı dönemler.

Şu veya bu şekilde birileri 7 Haziran'dan sonra Türk- Kürt kardeşliğinin huzuruna göz dikti. Yıkmak için de elinden geleni yapıyorlar. Kardeşçe yaşama kültürü olmayan ve hayatlarını ellerindeki makam ve servetten ibaret bilen bu insanlara karşı en güzel cevap ise kardeşçe yaşamaya devam etmektir.

Bakın, bu asrın başındaki devasa bir Kürt kamet kendi milletine, "Türkler ve Kürtler cihat arkadaşıdırlar" diyor ve ekliyor: “Emin olunuz biz Kürtler başkalara benzemiyoruz. Yakînen biliyoruz ki, toplum hayatımız Türklerin hayat ve saadetinden neş'et eder .”

Şu söyledikleri ise bizim iki ayrı millet olduğumuza değil de sanki bir millet olduğumuza delil oluyor: “Bizim düşmanımız cehalet, yoksulluk ve ayrılıktır. Bu üç düşmana karşı sanat, bilim ve ittifak (birlik) silâhiyle cihad edeceğiz. Ve bizi bir cihette uyanık olmaya ve ilerlemeye sevkeden hakikî kardeşlerimiz Türklerle ve komşularımızla dost olup elele vereceğiz. Zira düşmanlıkta fenalık var, düşmanlığa vaktimiz yoktur.”

Kardeşliğimize kast edenlere karşı çözüm için söyledikleriyse hala günümüzün yaralarına ilaç olacak devalardır:

1. Dikkatleri, bir buçuk milyar Müslüman’ın kardeşliğini ve manevi yardımlarını kazandıran İslam Ümmeti mefkuresine çekmek. Tek ve en büyük milliyetimizin İslâmiyet olduğunu; Arab, Türk, Kürd, Arnavud, Çerkez ve Laz gibi bütün Müslüman milletlerin en kuvvetli ve hakikatlı bağlarının ve milliyetlerinin, İslâmiyet'ten başka bir şey olmadığı düşüncesini kalplere yerleştirmek.

2. Öteleyici tavırlar içeren menfi milliyetçi duygularla, ön yargılarla birbirimize yabani bakmamak ve birbirimizi düşman gibi görmemek. (9)

3. Hususan Doğu bölgemizde din eğitimine büyük ağırlık vermek, din ilimleri ile fen bilimlerini birlikte okutulduğu dershaneleri ve okuma salonlarını çoğaltmak ve okulların önünü açmak.Bu okullarda ise;

a- Kürt kardeşlerimizin bildiği, aşina olduğu ve onlara çekici gelen ve şevklendirici olan mektepler altında dini eğitim vermek.

b- Bu mekteplerdeki fenii ve dini eğitimin, Arapça, Türkçe ve Kürtçe’in üzerine okutulması. Kendi ifadesiyle,“Lisan-ı Arabî vâcib, Kürdî caiz, Türkî lâzım kılmak.”

c- Bu eğitim kurumlarında Türklerin ve Kürtlerin güvenini kazanmış Kürt kanaat liderlerini istihdam etmek veya mahalli dili iyi bilen eğitimcileri kullanmak.

d- Bölge halkına uygun bir eğitim modeli sunmak. Bu da onları iyice tanımak ve kabiliyetlerini keşfetmekle mümkündür. Zira bir elbise, tek bir model herkese uymayabilir.

Çözüm için ilk akla gelenler bunlarken, yakacağız, yıkacağız, temizleyeceğiz, yaşatmayacağız söylemleri kime ne fayda sağlıyor sizin sağ duyunuza bırakıyorum.



Ahmet Alp HAN
GlobalHaber TV
Twitter: @AhmetAlpHANN
 

Türkiye’nin ilk webmaster forum sitesi iyinet.com'da forum üyeleri tarafından yapılan tüm paylaşımlardan; Türk Ceza Kanunu’nun 20. Maddesinin, 5651 Sayılı Kanununun 4. maddesinin 2. fıkrasına göre, paylaşım yapan üyeler sorumludur.

Backlink ve Tanıtım Yazısı için iletişime geçmek için Skype Adresimiz: .cid.1580508955483fe5

Elektronik Sigara
pubg mobile uc
Üst