Evrende gerçekten yalnız değilmiyiz?

Dünya dışı yaratıklar varmı?


  • Kullanılan toplam oy
    39
0
Onaylı Üye
Üye
Katılım
13 Kasım 2006
Mesajlar
6,192
Tepki puanı
44
Konum
localhost
Katlettiniz konuyu!
Sizi uzaylılara teslim edicem..
 
0
Onaylı Üye
Üye
Katılım
12 Aralık 2004
Mesajlar
9,603
Tepki puanı
106
Konum
AZ
Yorumun için teşekkür ederim. Evet mesela örnek olarak Vlad Tepes'in Fatih Sultan Mehmet'e yenilgisini haz edemeyen hıristiyan özentileri ve bazı hıristiyanlar, "hayır, sultan mehmet onu öldüremedi elinden kaçırdı." diye yorum yapıyorlar. Utanmadanda Vlad Tepes hıristiyandı, o halkı için savaştı diyorlar. Halbuki adam gördüğü her papazı zevk-i sefa ego tatmini için kazığa oturtuyordu.

Peki Vlad Tepes'in İstanbul'da yetiştiğini Fatih Sultan Mehmet'in o zamanlar oyun arkadaşı olduğunu, o romanyaya kaçtıktan sonra öz kardeşi Radu'nun Osmanlı'ya ihanet etmeyip Osmanlı safında savaştığını, oğlancı olduğunu - yüz güzelliği nedeniyle Osmanlı'da yakışıklı Radu olarak anıldığını biliyor muydunuz :)

bildiğim kadarıyla da gerçekten elinden kaçırmıştır, sapa bir yamaçta olduğu için kalesi, kuşatmadan kaçmıştır, sanırım kendi dininden biri tarafından öldürülüp Osmanlıya teslim edilmişti.
 
1
Onaylı Üye
Üye
Katılım
2 Haziran 2010
Mesajlar
1,490
Tepki puanı
46
Peki Vlad Tepes'in İstanbul'da yetiştiğini Fatih Sultan Mehmet'in o zamanlar oyun arkadaşı olduğunu, o romanyaya kaçtıktan sonra öz kardeşi Radu'nun Osmanlı'ya ihanet etmeyip Osmanlı safında savaştığını, oğlancı olduğunu - yüz güzelliği nedeniyle Osmanlı'da yakışıklı Radu olarak anıldığını biliyor muydunuz :)

Fatih Sultan Mehmet ile arkadaş olduğunu ama sonra ihanet ederek bunları yaptığını biliyorum lâkin Radu mevzusunu tam bilmiyordum sayende öğrenmiş olduk. Geçtiğimiz günlerde konusunu açmıştım fakat tepki alır diye kaldırmıştım açarım belki sen de ekleme vs. düzenleme yaparsın. Vlad Tepes'i bilmene (detaylı) hayran kaldım Angelo kardeşim. Merak ediyorum kaç kişi biliyor bu hayvanat herifi. Adam çok piskopatmış ama ha. Ölürken bile 5 kişiyi beraberinde götürmüş o kadar piskopat birisiymiş : ) Kazıklı Voyvoda denilmekte kendisine ...
 
1
Onaylı Üye
Üye
Katılım
2 Haziran 2010
Mesajlar
1,490
Tepki puanı
46
bildiğim kadarıyla da gerçekten elinden kaçırmıştır, sapa bir yamaçta olduğu için kalesi, kuşatmadan kaçmıştır, sanırım kendi dininden biri tarafından öldürülüp Osmanlıya teslim edilmişti.

Hayır kaçamadı bu tamamen yalandır uydurmadır bu Osmanlı imparatorluğu karşıtlarının bizzat uydurduğu yalandır. Vlad, bizzat öldürüldü ki ölürken bile peşinde 5 kişiyi götürmüş öyle piskopatmış benim bildiğim geniş detaylısı bu. Yanılıyor olsam da, en azından ben kabul edemem bunu. Zaten savaştığı kişi öyle böyle kolay birisi değil idi.
 
0
Onaylı Üye
Üye
Katılım
23 Temmuz 2006
Mesajlar
9,530
Tepki puanı
112
Saruman da kulesinden izlemiş bişi yapmamış dönek diyorlar:D
 
0
Onaylı Üye
Üye
Katılım
22 Mart 2010
Mesajlar
4,806
Tepki puanı
85
Konum
Angara'nın Bağları
en son konuya dönmüştük ama :ıslık::p Yeni başlık açalım bence buna :D
 
0
Onaylı Üye
Üye
Katılım
12 Aralık 2004
Mesajlar
9,603
Tepki puanı
106
Konum
AZ
Fatih Sultan Mehmet ile arkadaş olduğunu ama sonra ihanet ederek bunları yaptığını biliyorum lâkin Radu mevzusunu tam bilmiyordum sayende öğrenmiş olduk. Geçtiğimiz günlerde konusunu açmıştım fakat tepki alır diye kaldırmıştım açarım belki sen de ekleme vs. düzenleme yaparsın. Vlad Tepes'i bilmene (detaylı) hayran kaldım Angelo kardeşim. Merak ediyorum kaç kişi biliyor bu hayvanat herifi. Adam çok piskopatmış ama ha. Ölürken bile 5 kişiyi beraberinde götürmüş o kadar piskopat birisiymiş : ) Kazıklı Voyvoda denilmekte kendisine ...

Lisede okurken Black Metal grubum vardı benim, yüzümüzü siyah beyaz pastel boyayla boyayıp Vlad Tepes odaklı coverlar yapıyorduk. Biraz bilirim. Haha.
 
1
Onaylı Üye
Üye
Katılım
2 Haziran 2010
Mesajlar
1,490
Tepki puanı
46
Lisede okurken Black Metal grubum vardı benim, yüzümüzü siyah beyaz pastel boyayla boyayıp Vlad Tepes odaklı coverlar yapıyorduk. Biraz bilirim. Haha.

Memleket neresi Norveç mi?

:D :D

Anlıyorum güzel ama o grubuda iyi biliyorum kaçıklar =D Ayrıca, black metal'in heavy metal'e çok zararı olmuştur hani bugün bir metal müzik dinleyicisi "satanist" damgası yiyorsa, black metal'in bundaki rolü büyük yani.

Ayrıca, kasap mısın peki sen? Meslek bu mu yani?

:D :D :D

"Sen tuonela dinleyip ağlarken, ben cannibal corpse dinleyip dalak böbrek kesiyordum..."

Hauhauahuaha.
 
0
Onaylı Üye
Üye
Katılım
8 Temmuz 2010
Mesajlar
1,221
Tepki puanı
51
Konum
Gönüller...
Arkadaşlar şöyle bir göz attım ama tam anlamadım; Vlad mi uzaylıydı, Fatih mi? Bir de Mustafa Topaloğlu hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyim?
Teşekkürler.
 
0
Onaylı Üye
Üye
Katılım
10 Aralık 2010
Mesajlar
229
Tepki puanı
1
Ürpertici Goruntuler , 2012 dunyada bir felaket olucak deniliyordu 11 ay kaldi bakalim neler bekliyor bizi :hihi:
 
0
Onaylı Üye
Üye
Katılım
22 Mart 2010
Mesajlar
4,806
Tepki puanı
85
Konum
Angara'nın Bağları
Arkadaşlar şöyle bir göz attım ama tam anlamadım; Vlad mi uzaylıydı, Fatih mi? Bir de Mustafa Topaloğlu hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyim?
Teşekkürler.

Voyvos da Fatih de Mustafa da yerel sanatçılar. Onların dışarıyla olan alakaları azdır.
 
1
Onaylı Üye
Üye
Katılım
1 Haziran 2008
Mesajlar
2,223
Tepki puanı
12
Konudaki tüm mesajları okumadım amam şunu söyliyeyim.

Evrende milyonlarca galaksinin, yıldızların ve sistemlerin olduğu biliniyor. Gezegenler arasında tek canlının yaşayabildiği yer Dünya. Fakat diğer galaksilerde de yaşam olabilir. Bu canlıların yaşaması meselesi yalnızca Güneş sisteminin içerisindeki gezegenleri kapsıyor. Diğer galaksilerde de canlılar yaşayabilir, belki oralarda da başka bir hayat vardır. Neden iletişime geçemiyoruz sorusunun yanıtı ise zor. Milyarlarca kilometre uzaklıklardan bahsediyoruz. O iletişimi sağlayacak teknolojik altyapı oluşmamış durumda. İlerde, (ne kadar ilerde bilemiyorum) iletişebileceğimiz bir teknolojik sistem geliştirilirse, işte o zaman o canlıların gerçek varlığı ispatlanmış olur.

bla bla bla demek istiyorum..
 
0
Onaylı Üye
Üye
Katılım
13 Kasım 2006
Mesajlar
6,192
Tepki puanı
44
Konum
localhost
Konudaki tüm mesajları okumadım amam şunu söyliyeyim.

Evrende milyonlarca galaksinin, yıldızların ve sistemlerin olduğu biliniyor. Gezegenler arasında tek canlının yaşayabildiği yer Dünya. Fakat diğer galaksilerde de yaşam olabilir. Bu canlıların yaşaması meselesi yalnızca Güneş sisteminin içerisindeki gezegenleri kapsıyor. Diğer galaksilerde de canlılar yaşayabilir, belki oralarda da başka bir hayat vardır. Neden iletişime geçemiyoruz sorusunun yanıtı ise zor. Milyarlarca kilometre uzaklıklardan bahsediyoruz. O iletişimi sağlayacak teknolojik altyapı oluşmamış durumda. İlerde, (ne kadar ilerde bilemiyorum) iletişebileceğimiz bir teknolojik sistem geliştirilirse, işte o zaman o canlıların gerçek varlığı ispatlanmış olur.

bla bla bla demek istiyorum..

Bende konudaki diğer mesajları okumanı ve videoları izlemeni öneriyorum. Konumuz, evrendeki diğer canlıların zaten bizimle iletişim kurmaya başlamış olması ile alakalı. Biz bu teknolojiye ulaşmadık ancak onlar ulaşmış durumda.
 
0
Onaylı Üye
Üye
Katılım
13 Ocak 2011
Mesajlar
503
Tepki puanı
7
Konum
İstanbul
ufol.jpg
 
1
Onaylı Üye
Üye
Katılım
25 Eylül 2006
Mesajlar
5,893
Tepki puanı
88
Konum
www.odatv.com
panaroma.jpg


En gözalıcı ve teknik incelikler içeren yapılardan bazıları binlerce yıllıktır.

Klasik bilim büyük Maya tapınaklarını, piramitleri ve Angkor Wat ‘ı araştırmış ve yapım tarihleri hakkında bilgiler sunmaya çalışmıştır.

Fakat diğer bir çok önemli soruları yanıtlayamamaktadır.

Yapıların formatları ve harika görünüşleri kafaları karıştırmaktadır.

Birde buna, bunları yapanların ilkel topluluklar olduğu bilgisi eklenince soru işaretleri dahada artıyor.

Bunun yanısıra yapım teknikleri dışında, yıldızlara ve güneş sistemlerine atfen yapılmış olmalarıda buna tuz biber ekiyor.

Hatta bazıları dünyadışı ziyaretçiler için bir fener niteliği taşıyor olabilir.,

Anlayamadığımız diğer bir nokta ise, bu kadar gelişmiş bir teknik bilgi neden insanlık tarihinde bu kadar erken dönemlerde ortaya çıkıyor.


Mezopotamya’da yani bugünkü Irak’ ta , ilk yerleşim merkezleri olarak Sümerliler 5000 yıl önce birden bire büyük ve karmaşık şehirler olarak ortaya çıkmaktadır.

Hemde kütüphaneleriyle, iyileştirme merkezleriyle, detaylı ve karışık takvimleriyle ve yıldız gözlem evleriyle birlikte.

İnsanlık birden bire tekerleği icat ediyor, yazıyı bululuyor, çok ağır cisimleri taşıyabiliyor ve madenleri eritebiliyor.


Erich von Daniken, insanlığın bir çok kez “dışarıdan” yardım aldığı iddiasını ortaya atan ilk kişidir.

Bu iddiası basında yer aldıktan sonra bir çok kişi geçmişimizin bu karanlık devirlerini araştırmaya koyuldu.

Tabiki araştırmacıların bir bölümü insanlığın dışarıdan yardım aldığı sonucuna ulaşmadılar.

Bazılarına göre ise klasik tarihleme yanlışlarla doludur.

Günümüz araştırmalarında ortaya çıkan sonuca göre Machu Picchu gibi bazı yapı gurupları
* astronomi bilgisiyle belirli bir uzaysal amaç için inşa edilmişlerdir.

Eski uygarlıkların ayrıntılı takvimlere ihtiyacı neden olsun ki?

Buna rağmen Mayalar’ın kullandığı takvim bugünkünden daha hassastı.

Uzaysal zaman onlar için neden bu kadar önemliydi?

Acaba gök tanrıları bir gün geri gelecekleri sözünümü vermişlerdi?

Gözlem evleri bu tanrıları izlemek içinmi kullanılmışlardı?

Bu tip yapılar ne zaman önyargısız bir şekilde araştırılırsa belki o zaman gerçek kendini gösterecektir.
http://www.spatyom.com/showpost.php?p=6321&postcount=1



panaroma.jpg

MACHU PICCHU

Machu Picchu 1460 ve 1470 yılları arasında yapılmış olabilir.

Deniz yüzeyinden 2700 metre yükseklikte kurulmuştur.

Kesin olan şey burasının bir inanç merkezi olduğuydu.Ve güneş tanrısı İnti ‘ye atfedilmişti.

Bazı araştırmacılar, yapıların bir kısmının M.S. 100 yıllarına ait olduğuna inanıyorlar.

Eğer bu doğruysa, neden bu kadar her şeyden uzak ıssız bir yeri yapılarını kurmak için seçmişlerdir?


Peru’daki bu inanılmaz şehir ancak 1911 yılında keşfedildi.

Bu İnka şehri, çok şükür ki insanlık tarafından daha önceden keşfedilmediği için yağmacıları elinden kurtulmuş ve bir çok ayrıntısıyla sadece doğaya direnmek durumunda kalmıştır.

Bu yüzden bakire bir antik şehir diyebiliriz.

Gelişmiş yapı gurupları, tapınaklar ve gözlem evleri yüzden fazla basamak (taraça) şeklinde yapılmış olup hiç bir yapı harcı kullanılmamıştır.

Ayrıca, su depoları ve itina ile yapılmış tarım alanları vardır.

Araştırmacı Maurice Chatelain’ e göre Machu Picchu’ nun yüksek dağların tepelerine yapılmasının (bu bir çok yapı için geçerlidir) 3 önemli nedeni vardır.

*İnsanlık buz çağı sebebiyle gezegenin orta kısımlarına doğru göç etmiştir.
*İnkalar’ın çok iyi bildiği astronomik bir sebebi vardı.
*Çünkü “ uzay gemileri” kutup alanı yerine Ekvator kuşağında bir yere daha kolay iniş yapabilecektir.
http://www.spatyom.com/showpost.php?p=6355&postcount=2
 
0
Onaylı Üye
Üye
Katılım
30 Haziran 2005
Mesajlar
7,037
Tepki puanı
53
Benim düşüncem o dönemin insanlarının bizden farklı düşündükleri. Örneğin biz tünelleri daha kolay açabilmek için dinamiti icat ettik. Fakat onlar başka bir şey icat etmiş olabilirler. Biz sonra bu dinamiti farklı yerlerde kullanmaya başladık. Farklı düşündük. Örneğin elektrik. Onlar elektiriği bulmuş olsaydı ısınmak için kullanırlarmıydı acaba? Ya da aydınlatmak için. Ne biliyim bizden çok çok farklı düşündüklerine inanıyorum. Hatta Allah'ın bize sunduğu kitaplarda öyle. Bir laf var on kişi farklı yorum getirebiliyor. Bunun tek bir doğrusu var mutlaka. Ama neden on kişide birbirinden farklı şeyler söyleyebiliyor? Acaba iletişimi, diyaloğu dahi beceremedikmi? Bir kitap iniyor insanlara faydalı olsun diye ama insanlar onu okuduklarında tamamen anlayamıyorlar. Neden? Anlaşılmaz olsun diyemi indi o kitap? Neden bir çok şey tamamen net değil?

İnsalığın bir zaman düşünce çizgisini değiştirdiğine ve bu çizgidende çıkamadığına inanıyorum.
Hani olur ya tasarım yapacaksınız, müşteri size bir kaç iş gösterdiği an başka şeyler düşünmeye başlarsınız. Ya da logo yapacağınız zaman bir yerde gördüğünüz logo yüzünden o çizginin dışına çıkamazsınız. Ben insanlığın aynen böyle bir çizgiye girdiğine inanıyorum. Bir zaman nasıl düşünmemiz gerektiği bize bir şekilde yanlış aşılandı sanırım. Ve bunun devamıda her geçen zaman artıyor. Teknoloji diyoruz, gıda diyoruz, doğal hayat diyoruz. Ama herşeye zarar veriyoruz. Yaptığımız herşey zarar veren şeyler. Onu yeme kanser olursun, bunu içme kanser olursun gibi hemen herşeyin zarar verdiğini yazan araştırmalar var. Çünkü adamın biri zamanında bir şey üretmiş, farklısını değilde bu üretilenin üzerinde revizyon yapmışsız. Zaten zararlı olan bu şeyi geliştirirkende iyice zararlı yapmışsız.
vs.vs.vs.

Kısacası ben insanlığın tamamen yanlışlar üzerine kurulduğunu düşünüyorum.
 
Geri
Üst