Şeytanlardan, Şeytanların, Cinlerin Tasallutundan Korunma Yolları

muhsin iyi

Profesyonel
Katılım
28 Tem 2011
Mesajlar
258
Yaş
35
özel kendimi tanıtan yazılar yavaş yavaş beni ortaya çıkartır. şeyhimin emrine sonra karşı çıkmış olurum. tasavvufi sırlar veriyorum. insanlar beni tanırlarsa büyük zarar görürüm. yani maneviyatta. sırlar gerçekten deşifre edilmez. benimki belki de bir ilk. büyükler yapmışlar ama ben daha evliya olmadım. bizimkisi velayeti sugra. kabir keşifleri gibi şeyler daha kerametimiz. kişiliğini bu makamda deşifre eden geriler, düşer. biz sadece inşallah bilgisayar ortamında nickle bundan korunuyoruz. bu hususlarda izin aldık ama dedi sakın kendini kimseye belli etme. yoksa büyük zarar görürsün. ondan ne özel mesaj yolu ile ne de burada kimliğimle ilgili soruları sormamanızı rica ediyorum.tasavvuf yolu sırlı gizli ve özel bir yoldur. insanlara farz değildir. bu yola giren de kendisini gizlemek zorundadır.
 

Ovetto

Onaylı Üye
Katılım
11 Tem 2004
Mesajlar
1,398
Konum
İstanbul
Anlıyorum hocam. Cevabınız için teşekkür ediyorum. Her mesajınız bir ders niteliği taşıyor.

Dilerseniz yaş bilgilerinizi güncelleyin. Buraya tıklayarak yaş bilgilerinizi güncelleyebilir veya tamamen gizleyebilirsiniz.
 

NeFuSa

Müptela
Katılım
27 Ara 2006
Mesajlar
1,414
Konum
İstanbul
CALVIN' Alıntı:
Seviyeli bir şekilde "ben buna inanmıyorum,bu konuda şüpheliyim,sizin şu dedikleriniz bana garip geldi,şu konuyu açıklar mısınız?" tarzında yaklaşırsak konuya aranan cevaplar bulunur.
Tam bu kriterlere uygun şekilde az önce mesaj yazmıştım. Neden silindi acaba?
 

Ovetto

Onaylı Üye
Katılım
11 Tem 2004
Mesajlar
1,398
Konum
İstanbul
rastgele59, sorunuzu tekrar yazar mısınız? Fiziksel olarak uçmanın mümkün olmadığını ben size belirteyim. Muhsin bey'in yerinde olmam gerekmez. Sorunuzun bu bölümünü atlayarak sorabilirsiniz.
 

NeFuSa

Müptela
Katılım
27 Ara 2006
Mesajlar
1,414
Konum
İstanbul
rastgele59, sorunuzu tekrar yazar mısınız? Fiziksel olarak uçmanın mümkün olmadığını ben size belirteyim. Muhsin bey'in yerinde olmam gerekmez. Sorunuzun bu bölümünü atlayarak sorabilirsiniz.
Neden silindi ki? Gayet seviyeli bir şekilde sorular yönelttim. Neyse tekrar sorayım:

Muhsin bey uçtuğunu söylemişti. Ben de bunun manevi mi yoksa fiziksel mi olduğunu sormuştum. Ona; kendisini deşifre etmemesini söylemişler, mesajında böyle söyledi. Bununla beraber nick kullanarak bu tür konuların telâfuz edilmesinden zarar gelmeyeceğini ifade etti. Ama bu konuyu okuyan herkes Muhsin beyin sahip olduğu mucizelerin/nimetlerin(ya da ne deniyorsa) farkına vardı. Yani bu konuyu okuyanlara kendisini deşifre etti. Sanal alem de olsa Allah herşeyi görüyor ve biliyor sonuçta. Öyle değil mi?
 

CaLViN

Müptela
Katılım
25 Kas 2004
Mesajlar
7,485
Konum
Ankara
Fiziksel olarak uçmadığını yazısının tamamını okuyarak anlayabilirsin.Mâna aleminde gezintiye çıkmak bir çok dinde yer alan bir olgudur.Ayrıca bunun din ile de alakası yok.Bir çok bilimadamı bunun mümkün olduğunu belirtiyorlar.
 

NeFuSa

Müptela
Katılım
27 Ara 2006
Mesajlar
1,414
Konum
İstanbul
Fiziksel olarak uçmadığını yazısının tamamını okuyarak anlayabilirsin.Mâna aleminde gezintiye çıkmak bir çok dinde yer alan bir olgudur.Ayrıca bunun din ile de alakası yok.Bir çok bilimadamı bunun mümkün olduğunu belirtiyorlar.
Uçtuğunu belirttiği yazının tamamını okuyayım dedim, fakat silmişsin. Neyse ki yazısı aklımda, bir arkadaşın, yazıların blogda toplanması tavsiyesi üzerine hemen hemen şöyle demişti :

"Allah rızası için onu da sen yapıver. Ben uçtum, sen de Allah'ın bir kulusun kimbilir sana da neler nasip eder." Yani bu cümlede fiziksel veya manevi bir uçuş tanımlaması yok. Onun için sorma gereği duydum. Manevi uçuş tabiki mümkündür ve bilimseldir. İnsan bir takım hareketler yaptıktan sonra kendinden geçebilir, tansiyonu düşebilir/yükselebilir ve de sonucunda halüsinasyon görebilir. Esrar kullanan bir insan da halüsinasyon görebilir ve manevi uçuşa geçebilir. Muhsin beyin sadece beynini şartlama yöntemi farklı. Diğer sorularıma da cevap gelirse sevinirim.
 

Eif

Müptela
Katılım
26 Ocak 2005
Mesajlar
7,945
Ben muhsin iyi'nin yazılarının faydalı olduğu görüşündeyim. Özellikle konuda belirttiği "kurtulma yolları" gibi yararlı bilgiler verdiği için de kendisine teşekkür ediyorum. Zamanında bu konularla ilgili internette fazla fazla araştırma yapmış biri olarak şunu söyleyebilirim: internette arama yaparak bu konuların gerçekliğine ulaşılmaz, çok fazla yalan yanlış bilgiler mevcuttur.

Ancak kendinizi veya çok sevdiğiniz bir yakınınızı bu durumun içinde bulursanız, o zaman olayın farkına varmaya başlayabilirsiniz. İlk başlarda hele bir de benim gibi rahat bir çevrede yetişmiş biriyseniz tüm bunları saçma bulup, büyük tereddütler yaşarsınız, ama sonunda var olan bir şeyi kabullenirsiniz. Kabullenmek zorunda kalırsınız. Maalesef durum budur.
 

CaLViN

Müptela
Katılım
25 Kas 2004
Mesajlar
7,485
Konum
Ankara
Uçtuğunu belirttiği yazının tamamını okuyayım dedim, fakat silmişsin. Neyse ki yazısı aklımda, bir arkadaşın, yazıların blogda toplanması tavsiyesi üzerine hemen hemen şöyle demişti :

"Allah rızası için onu da sen yapıver. Ben uçtum, sen de Allah'ın bir kulusun kimbilir sana da neler nasip eder." Yani bu cümlede fiziksel veya manevi bir uçuş tanımlaması yok. Onun için sorma gereği duydum. Manevi uçuş tabiki mümkündür ve bilimseldir. İnsan bir takım hareketler yaptıktan sonra kendinden geçebilir, tansiyonu düşebilir/yükselebilir ve de sonucunda halüsinasyon görebilir. Esrar kullanan bir insan da halüsinasyon görebilir ve manevi uçuşa geçebilir. Muhsin beyin sadece beynini şartlama yöntemi farklı. Diğer sorularıma da cevap gelirse sevinirim.
Evet sana katılıyorum.Farklı şekillerde bunu gerçekleştirmek mümkün.Şimdi bir nefusa gibi yazılar yazdığın için sana teşekkür ederim.
 

NeFuSa

Müptela
Katılım
27 Ara 2006
Mesajlar
1,414
Konum
İstanbul
Malesef ülkemizde "Allah" deyipte insanları sömüren çok. Her halüsinasyon gören kişi mübarek olsaydı, Amy Winehouse'un mezarı türbe olurdu :) O yüzden ben bu konularda insanlara hep ön yargılı davranırım ve sorarım. Konunun üzerine gitmemin tek sebebi budur. Tek sorum kaldı, Muhsin bey ona da açıklık getirirse aklımda başka bir soru işareti kalmayacak.
 
T

themaniac

Hocam simdi bu konuda yalan soyleyen insanlar coktur. Ama bende ilm-i tarikattan ders aldigim ve camiasinda bulundugum icin cok iyi biliyorum ki insan dergahlarda cok hizli bir sekilde kat-i meratib elde edebilir. yani cok hizli sekilde Allah'a yukselebilir ve bu yukselisinde farkinda olur. Zaten cemaatteki ve tarikattaki insanlarin sahsi kemalatlari adina degisen sey budur. Cemaat icinde isen belki bir velisindir sen ama bunu sende bilmezsin cevrendekilerde. Allah seni kapali bir sandik gibi yapmis ve sana buyuklugunu veliligini hissettirmemistir ve Allah sana cok kerametlerde verse sen hay Allah goruyormusun nasilda denk getirdi Allah dersin.
Tarikatlarda ise Allah'a yaklasip, cennetleri de dolasabilirsin. Kabirdeki insanlarin hallerini de gorebilirsin ki veliligin en alt tabakasi denilen velayet-i sugra (kucuk velilik) de bununla baslar. Yani kabirdekilerin hallerinden sonra is ilerler de ilerler. Zira biz Efendimiz sav'in Peygamberligiyle degil de kullugu ile Mirac'a yukseldigini biliyoruz. Yani insan kendini Allah'a adadikca ve dunyevi seylerden uzaklastikca melekleri bile geride birakabilir. Zira bir ornek vereyim Ibn-i Arabi Hazretlerinden. Onun zamaninda onun bulundugu ulkede iki din varmis hristiyanlik ve islam. Kral demis ki. ben iki din istemiyorum. birisi secilsin ve herkes o dine mensup olsun. Sonra munazara baslatmislar, hristiyan alimler ve islam alimleri. islam alimleri once bir soru soruyorlar ve hristiyanlar 1 hafta sure istiyorlar ve onlarin sorularina cevap veriyorlar. bir kac sorudan sonra en buyuk hristiyan alimi sorunu soruyor "Sizin Peygamberini 'Benim ummetimin alimleri Ben-i Israil'in Peygamberleri gibidirler' dedigini soyluyorsunuz. Ben-i Israil Peygamberleri oluleri diriltebiliyorlardi, Haydi sizde bu dinin alimlerisiniz, diriltinde gorelim" bunun icin 40gun sure istiyorlar. Okumadiklari kitap kalmiyor. Yapabiliriz de diyemiyorlar. Ve 40. gunde bir alim oturmus agladi yada aglayacak halde. Bu sirada Ibn-i Arabi hazretleri onu goruyor ve neden agliyorsun diyor, ne bu hal. O da herseyi anlatiyor. Ibn-i Arabi Hazretleri buyuk bir soguk kanlilikla. "E bizde Allah'in izniyle diriltiriz deseydiniz ya" diyor. Sen yapabilirmisin diyorlar. Allah'in izniyle hersey olur diyor. Ve 40. gun hristiyan alimlerinin karsisina cikip diyor ki "Bana en guvendiginiz 40 adami getirin ve sehrin meydaninda camdan bir oda yapin." yapiyorlar ve sehrin ortasindaki bu camdan ici gorunen odaya 40 tane adamlarini koyuyor hristiyanlar. Sonrasinda girin icerse zehir vs bisi varmi bakin diyor. Bakiyorlar ki hic birsey yok orda. Sonra Ibn-i Arabi hazretleri secde ediyor ve dua ediyor "Allah'in izniyle olunuz" ama birsey olmuyor. Sonra 2. kez secdeye gidiyor ve Allaha yakarircasina "Allah'in izniyle olunuz" ama yine birsey olmuyor. Sonra Allah'im bu son sansimiz yoksa butun ulkenin dini gidecek diye 3. kez secdeye gidiyor ve Allah kulunda tecelli ediyor (bilmeyenler bu terimi arastirsin ki sapik inanclara girmesinler. Allah kulunu istedigi gibi konusturabilir) "Benim emrimle olunuz" diyor ve 40 adam birden oluyor. Aradan gunler geciyor ve hristiyanlar pisman. Cunku en iyi 40 adamlari oldu gitti. Artik aradan gunler geciyor ve olulerin ciger bobrek falan curuyor kokuyor. Sonra diyorlar ki 40 adamimiz oldu tamam ama hani siz bunlari diriltebilirdiniz. diriltinde gorelim, yoksa birakin da butun ulke hak din hristiyanliga girsin diyorlar. Ibn-i Arabi hazretleri yine sehrin meydaninda secdeye kapaniyor ve dua ediyor "Allah'in izniyle dirilin" ama birsey olmuyor. Sonra 2. kez secdeye gidiyor ve Allaha yakarircasina "Allah'in izniyle dirilin" ama yine birsey olmuyor. Sonra Allah'im bu son sansimiz yoksa butun ulkenin dini gidecek diye 3. kez secdeye gidiyor ve Allah kulunda tecelli ediyor "Benim emrimle dirilin" diyor ve 40 adam birden ayaga kalkiyorlar. Butun ahali sokta. Olu insanlar nasil dirilir diyorlar. Ve bu mucize karsisinda Hristiyan rahipler basta olmak uzere butun ulke sehadet getirip musluman oluyorlar.
ISLAM kitaplara yada cami duvarlari arasinda sıkışıp kalmış bir din değildir. ALLAH HERSEYI YAPMAYA MUKTEDIRDIR.
 

NeFuSa

Müptela
Katılım
27 Ara 2006
Mesajlar
1,414
Konum
İstanbul
Hocam simdi bu konuda yalan soyleyen insanlar coktur. Ama bende ilm-i tarikattan ders aldigim ve camiasinda bulundugum icin cok iyi biliyorum ki insan dergahlarda cok hizli bir sekilde kat-i meratib elde edebilir. yani cok hizli sekilde Allah'a yukselebilir ve bu yukselisinde farkinda olur. Zaten cemaatteki ve tarikattaki insanlarin sahsi kemalatlari adina degisen sey budur. Cemaat icinde isen belki bir velisindir sen ama bunu sende bilmezsin cevrendekilerde. Allah seni kapali bir sandik gibi yapmis ve sana buyuklugunu veliligini hissettirmemistir ve Allah sana cok kerametlerde verse sen hay Allah goruyormusun nasilda denk getirdi Allah dersin.
Tarikatlarda ise Allah'a yaklasip, cennetleri de dolasabilirsin. Kabirdeki insanlarin hallerini de gorebilirsin ki veliligin en alt tabakasi denilen velayet-i sugra (kucuk velilik) de bununla baslar. Yani kabirdekilerin hallerinden sonra is ilerler de ilerler. Zira biz Efendimiz sav'in Peygamberligiyle degil de kullugu ile Mirac'a yukseldigini biliyoruz. Yani insan kendini Allah'a adadikca ve dunyevi seylerden uzaklastikca melekleri bile geride birakabilir. Zira bir ornek vereyim Ibn-i Arabi Hazretlerinden. Onun zamaninda onun bulundugu ulkede iki din varmis hristiyanlik ve islam. Kral demis ki. ben iki din istemiyorum. birisi secilsin ve herkes o dine mensup olsun. Sonra munazara baslatmislar, hristiyan alimler ve islam alimleri. islam alimleri once bir soru soruyorlar ve hristiyanlar 1 hafta sure istiyorlar ve onlarin sorularina cevap veriyorlar. bir kac sorudan sonra en buyuk hristiyan alimi sorunu soruyor "Sizin Peygamberini 'Benim ummetimin alimleri Ben-i Israil'in Peygamberleri gibidirler' dedigini soyluyorsunuz. Ben-i Israil Peygamberleri oluleri diriltebiliyorlardi, Haydi sizde bu dinin alimlerisiniz, diriltinde gorelim" bunun icin 40gun sure istiyorlar. Okumadiklari kitap kalmiyor. Yapabiliriz de diyemiyorlar. Ve 40. gunde bir alim oturmus agladi yada aglayacak halde. Bu sirada Ibn-i Arabi hazretleri onu goruyor ve neden agliyorsun diyor, ne bu hal. O da herseyi anlatiyor. Ibn-i Arabi Hazretleri buyuk bir soguk kanlilikla. "E bizde Allah'in izniyle diriltiriz deseydiniz ya" diyor. Sen yapabilirmisin diyorlar. Allah'in izniyle hersey olur diyor. Ve 40. gun hristiyan alimlerinin karsisina cikip diyor ki "Bana en guvendiginiz 40 adami getirin ve sehrin meydaninda camdan bir oda yapin." yapiyorlar ve sehrin ortasindaki bu camdan ici gorunen odaya 40 tane adamlarini koyuyor hristiyanlar. Sonrasinda girin icerse zehir vs bisi varmi bakin diyor. Bakiyorlar ki hic birsey yok orda. Sonra Ibn-i Arabi hazretleri secde ediyor ve dua ediyor "Allah'in izniyle olunuz" ama birsey olmuyor. Sonra 2. kez secdeye gidiyor ve Allaha yakarircasina "Allah'in izniyle olunuz" ama yine birsey olmuyor. Sonra Allah'im bu son sansimiz yoksa butun ulkenin dini gidecek diye 3. kez secdeye gidiyor ve Allah kulunda tecelli ediyor (bilmeyenler bu terimi arastirsin ki sapik inanclara girmesinler. Allah kulunu istedigi gibi konusturabilir) "Benim emrimle olunuz" diyor ve 40 adam birden oluyor. Aradan gunler geciyor ve hristiyanlar pisman. Cunku en iyi 40 adamlari oldu gitti. Artik aradan gunler geciyor ve olulerin ciger bobrek falan curuyor kokuyor. Sonra diyorlar ki 40 adamimiz oldu tamam ama hani siz bunlari diriltebilirdiniz. diriltinde gorelim, yoksa birakin da butun ulke hak din hristiyanliga girsin diyorlar. Ibn-i Arabi hazretleri yine sehrin meydaninda secdeye kapaniyor ve dua ediyor "Allah'in izniyle dirilin" ama birsey olmuyor. Sonra 2. kez secdeye gidiyor ve Allaha yakarircasina "Allah'in izniyle dirilin" ama yine birsey olmuyor. Sonra Allah'im bu son sansimiz yoksa butun ulkenin dini gidecek diye 3. kez secdeye gidiyor ve Allah kulunda tecelli ediyor "Benim emrimle dirilin" diyor ve 40 adam birden ayaga kalkiyorlar. Butun ahali sokta. Olu insanlar nasil dirilir diyorlar. Ve bu mucize karsisinda Hristiyan rahipler basta olmak uzere butun ulke sehadet getirip musluman oluyorlar.
ISLAM kitaplara yada cami duvarlari arasinda sıkışıp kalmış bir din değildir. ALLAH HERSEYI YAPMAYA MUKTEDIRDIR.
Siz bir süre dergahta hizmette bulunduğunuzu ve bir takım hediyelere şahit olduğunuzu, ama daha sonra bunlardan mahrum kaldığınızı belirtmiştiniz. O yüzden cevap verebilecek bilginiz vardır diye size bir soru sormak istiyorum. Size göre bu mucizeler bu dönemlerde niye gerçekleşmiyor olabilir?
 

muhsin iyi

Profesyonel
Katılım
28 Tem 2011
Mesajlar
258
Yaş
35
uçmak isteyen ama bunun nasıl olduğunu soran bir kardeşim var. uçmağa çok meraklı galiba. mutlaka küçükken pilot olmak istedi ama okuluna çeşitli nedenlerle gidemedi. benden bedava bir yolla uzaya doğru uçmak istiyormuş.
ne mereklı millet. iyi ki bir sırrımızı söyledik. adamı pişman ederler.
değerli kardeşim merak etme sen de uçacaksın. bu uçma olayı başımıza gelince tabii neyin nesidir diye epey bir araştırdık. bu velilerin miracıdır. biz daha veli olamadık. ama o yoldayız. mütevazilik olsun diye söylemiyoruz. veliler istedikleri zaman ruhlarını istedikleri yere uçururlar. tabii onların da kendi içlerinde dereceleri vardır. bu demin söylediğim veliler büyük velilerdir. yani kutuplardır. diğerleri de kendilerini biraz zorladılar mı yani nafile ibadetlerle gaza bastılar mı bu yükselme olayını ve daha başka şeyleri yaşayabilirler. bizimkisi iki kere başımızdan geçmiş bir hadisedir. yani biz normal veli de değiliz. o da ilahi bir lutuf olarak. yani üç yaşındaki çocuğun zıplaması gibi. oysa veliler yüksek atlayıcalar gibidir.
haa gelelim sadede. dedim ki merak etme sen de uçacaksın. bunu açıklayayım. zira sen beni değil kendini merak ediyorsun. hadisle sabit. kişi öldükten sonra cenazesi yıkandıktan kefenlendikten sonra tabuta konur konmaz melek de bu sırada insanın ruhunu yıkayıp kefenler o zaman kişi bu miracı yaşar. melek ruhu kendi özel kefenini giydirip onunla beraber yükselir. ama işte amelin burada devreye giriyor. uçak daha doğrusu roket benzini misali amele ihtiyacın olacak. bu hadis beni çok düşündürmüş ve bütün namazlardaki o ruku ve secde rükünlerin ne anlama geldiğini göstermektedir. yani bütün hayatın boyunca evrenlerin rabbine ruku ve secde ile yanına ulaşma, huzuruna çıkma konusunda hal dilinle yalvarıp durdun. işte varsa bu sermayen birinci gök katına çıktıysan yakayı kurtardın. zira hadis diyor ki ruhun kötü amelleri çok, iyi amelleri yoksa yani kafir veya fasıksa melekler onun pis kokusundan rahatsız olup lanet ediyorlar ve birinci kata ulaşmadan dünya semasından geri çevriliyor. tabuta geliyor. yahu bir ömür nasıl boşa geçti. Allah o kulu kendisine ibadet etsin diye yaratmıştı. ama o ibadetlerin özü olan Allah katında secdeyi gerçekleştiremeden geri döndürüldü. matem o kula yakışır. eyvahlar yazıklar olsun o kula. biz böyle diyoruz insanlık damarımızla ama melekler açıkça lanet okuyorlar. söver gibi. yüzü kamçılar gibi. ne acı manzara. mümin ameline göre yükseliyor. her katta melekler onun güzel amelinin kokusuyla onu övüyorlar. cennetle müjdeliyorlar. nihayet ameline uygun makama geldiğinde kimbilir bu kaçıncı kat oluyor, kişiye göre değişiyor, melek diyor ki secdeni yap, kul o anda öyle bir hayranlık yaşıyor ki öyle bir secde yapıyor ki kalkmak istemiyor, ruhu o kadar büyük bir sevinç içerisinde ve o kadar huzurlu ki bunu yakınlarına duyurmak istiyor ama duyuramıyor. işte merak ettiğiniz uçuş bu. herkes mutlaka bunu yaşyacak. kaçış yok.
benimkisini istiyorsan yani dünyada da bunu yaşamak istiyorum diyorsan prosedürü ağır. bunu yapanların da belki on binde biri başarılı oluyor. ama ben de imanla gitmeyi garanti altına almış değilim. zira çok bilenin de sorumluğu ve yükü çok ağır oluyor. uçmayı kaçmayı boş verin de o son uçuşa kendinizi hazırlayın. vallahi benim derdim de o. son nefete imanı şeytana vermemek bir de güzel bir uçuşu gerçekleştirmek için Allah rızasını elde etmek. işi sıkı tutmak lazım. ebedi hayatımızla bu dünya hayatında qumar oynuyoruz. işin gırgırındayız.
üzüldüğüm nokta bu ve benzeri sorularla konularımın baltalanması. halbuki cinden şeytanlarla rahatsız olan ve yardım bekleyen onca insan var. onlar sorunlarını ortaya atsın biz onlara yardım edelim. bizse burada uçma kaçma hikayeleri ile cinin var olup olmadığı konularıyla oyalanıyoruz.
 
T

themaniac

Siz bir süre dergahta hizmette bulunduğunuzu ve bir takım hediyelere şahit olduğunuzu, ama daha sonra bunlardan mahrum kaldığınızı belirtmiştiniz. O yüzden cevap verebilecek bilginiz vardır diye size bir soru sormak istiyorum. Size göre bu mucizeler bu dönemlerde niye gerçekleşmiyor olabilir?
Hocam mucizeler sadece Peygamberlere verilmistir. Veli yada evliya zatlara gelenlere ise keramet deriz. yani bu devirde mucize goremezsiniz (Efendimiz sav'e gelen Ay'in ikiye ayrilmasi vs gibi mucizeler).

Ama Allah sevdigi kullarina sekerleme sadedinde birseyler ikram eder, zaten keramet kelimesi krm kokunden gelir arapcada ve ikram da ayni koktendir.

Yani simdi ben soyle diyeyim. Benim kaldigim hizmet (abiler) evinde, acaba Allah'in rizasina uygun mu yasiyoruz diye dusundugumuz bir zamanda. Hep kendimizi sorguluyorduk hep Allah'a kendimizi nasil sevdiririz diye onu dusunuyorduk. Ve bir gun bahcemizde temizlik ve duzenleme yaparken bir buyuk saksi harici hepsini evin arkadasina tasidik. sonra ben disari son temizligi yapmaya ciktigimda gordum ki cicekte Allah yaziyor arapca olarak. Sasirdim arkadaslarimi cagirdim onlar da farkedicek mi diye. hepsi de sasirdilar Allah yaziyordu cok acik bir sekilde. Ve bu bize Allah'tan gelen, ben sizleri seviyorum mesajiydi diye dusunduk.

Bu bir kerametti. Belki icimizden birinin yada cemaat'in kerametiydi bilemiyoruz. Ama gunumuz icinde de gunluk hayatimizda bir cok Allah'tan gelen ikramlar var ama farketmiyoruz. biraz daha dikkatli bakmak lazim. bakipta goremeyen arkadaslar icin STV'nin besinci boyut dizisi cok faydali olacaktir. Eger o diziyi bir ders gibi oturup anlar ve hayatiniza uygularsaniz sizde hayatinizdaki ikramlari daha rahat gorursunuz.
Ozel bir sorunuz varsa burada yazmak istemzseniz PM atabilisiniz.
 
Türkiye’nin ilk webmaster forum sitesi iyinet.com'da forum üyeleri tarafından yapılan tüm paylaşımlardan; Türk Ceza Kanunu’nun 20. Maddesinin, 5651 Sayılı Kanununun 4. maddesinin 2. fıkrasına göre, paylaşım yapan üyeler sorumludur. iyinet.com sayfalarında yer alan yazı, görsel ve linklerle ilgili hukuki şikayetleriniz için Buradan iletişime geçmeniz durumunda, ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 7 gün içerisinde iyinet yönetimince tarafınıza dönüş sağlanacaktır.
Üst