Türkiye'de en büyük reklamverenlerden biri Ülker. Dikkat ettiniz mi hep saçma sapan reklamlar yapıyorlar, alpella için çamurda debeleşen gençler, bisküvi yiyince maratondan çıkıp annesine koşan atlet, bahanesi çok albeni vb. Heralde bu tarz seviliyor ki Eti'de bu ekole girdi, iğrenç soho reklamı, wanted hakkında yorum bile yapmak istemiyorum, yıllar sonra çikolata pazarına girdiler, orada da köy ağası antepli fıstıkla tanışmak istiyor, bumbada apayrı bir saçmalık. Yani bizde acaba saçmalık mı prim yapıyor, hani hepimiz pazar keyfine kılız, ama oturup seyrediyoruz. Ya da ıyyy iğrenç espri deyip katıla katıla güldüğümüz şeyler gibi.
Biraz da fark yaratmaya çalışanın çok olmamasından kaynaklanıyor bu, bizdeki reklamlar hep markayı akılda tutmaya yöneltici. Şakayla karışık bile şahan diyor, bırak bunları da sloganı söyle. Güya şaka yapıyor ama mentalite o, slogana markaya gerek yok ki, öyle güzel reklam yaparsın ki tek görüntüyle adamda merak uyandırırsın, alma isteği uyandırırsın. Veriyorsun milyonlarca doları tamam 3 günde hayatımıza dsmart girdi, ama neden alayım ki ben dsmart'ı, veya bumbada'yı hepimiz öğrendik kaçınız yedi, sadece markanın değeri arttı.
Bunlar biraz da az rekabetten oluyor. Okulda filan anlatırlar ilerleyen ekonomilerdeki rekabet bilmemne. Türkiye'de neyin rekabeti var ki. GSM bile en hızlı büyüyen sektör, 3 tane şirket var, zaten herkes de 3 hattan da var. Turkcell sadece o an gündemde kim varsa parayı bastır reklamda oynat stratejisinden öteye gidemiyor. Türk reklamcılığı çok iyi diyorlar filan ama ben pek inanmıyorum buna.
Türkiye'deki en büyük pazarlama başarıları Cem Uzan'ın %6 oy alması 2-3 ayda, ve de Mirkelam'ın 1 gecede ultra meşhur olmasıdır bence.